Sevgili okurlarım, uzun zamandır hastane ve evde süren tedavim nedeniyle yazılarıma ara vermek zorunda kaldım. Bu süreçte neden yazmadığım konusunda birçok telefon ve mesaj aldım. Öncelikle ilginiz ve güzel dilekleriniz için hepinize teşekkür ederim. Şükürler olsun ki kendimi daha iyi hissetmeye başladım ve artık bu haftadan itibaren sizlerle tekrar buluşmanın mutluluğunu yaşıyorum. Yazılarıma kaldığım yerden devam edeceğim.
Sevgili okurlarım, bereketiyle, manevi huzuruyla ve paylaşmanın en güzel örneklerini yaşatan Ramazan ayını yarıladık. Bu mübarek ayın gelmesiyle birlikte Muğla ve ilçelerinde yaşayan birçok varlıklı aile, fitre ve zekâtlarını dağıtmaya başladılar. Özellikle ihtiyaç sahiplerine ulaşarak, Ramazan’ın bereketini herkesin hissetmesi için ellerinden geleni yapan hayırseverler, toplumun birlik ve beraberlik içinde olmasına büyük katkı sağlıyor. Bunun yanı sıra, bugüne kadar fitre ve zekât vermeyi ihmal eden veya Ramazan Ayı’nın farkında olmayan varlıklı kesimler de bu dönemde yardımlara başladı. Bu durum, dayanışma ruhunun yeniden canlanması açısından oldukça sevindirici.
Sevgili okurlarım, Muğla genelinde en fazla fitre ve zekât dağıtımının Kavaklıdere ilçesinden geldiği söyleniyor. Kavaklıdere, yıllardır sağ siyasetin etkisi altında olup, dini ve manevi değerlere olan bağlılığıyla bilinen bir ilçe. Bu sebeple, Ramazan gibi önemli dini günlerde hayırseverlik anlamında büyük bir duyarlılık gösteriyor. İlçede yaşayan varlıklı aileler, ihtiyaç sahiplerine erzak yardımları yaparak, maddi durumu yetersiz olan ailelerin iftar sofralarını bereketlendirmek için adeta seferber olmuş durumda. Bu örnek dayanışma, Ramazan ayının ruhunu tam anlamıyla yansıtıyor.
Sevgili okurlarım, Muğla il genelinde, yani ilçelerde çok sayıda yardıma muhtaç insan bulunuyor. Günümüzde ekonomik şartların giderek zorlaşması, birçok aileyi temel ihtiyaçlarını karşılayamaz hale getirdi. Bu süreçte bazı yardıma muhtaç vatandaşların, varlıklı ailelerin kapısını çalarak destek talep ettiklerini duyuyoruz. Yaşamın zorlukları içinde ezilen bu insanlara el uzatan hayırseverler, yalnızca maddi yardımda bulunmakla kalmıyor, aynı zamanda umut ve dayanışma duygularını da aşılıyor. İnsanlar, “Yokluk çok kötü bir şey” diyerek, aldıkları yardımlardan dolayı hayırseverlere teşekkürlerini iletiyorlar.
Sevgili okurlarım, Ramazan ayının manevi atmosferi, Muğla’nın dört bir yanında hissediliyor. İlimiz genelinde camiler dolup taşıyor. Teravih namazlarında cemaatin yoğunluğu, halkımızın dinine olan bağlılığını ve Ramazan ayının önemini bir kez daha gözler önüne seriyor. Camilerde edilen dualar, kılınan namazlar ve okunan mukabeleler, bu kutsal ayın manevi iklimine katkı sağlıyor. İnsanlar, ibadetlerini yerine getirirken aynı zamanda birbirlerine destek olmanın, paylaşmanın ve dayanışmanın huzurunu yaşıyor.
Fitre ve zekât, İslam dininde sosyal adaleti sağlamak ve toplumun her kesimine yardım eli uzatmak adına büyük önem taşıyor. Varlıklı kişilerin ihtiyaç sahiplerine fitre ve zekât vermesi, yalnızca bir ibadet değil, aynı zamanda toplumun huzuru ve dengesi için önemli bir sorumluluktur. Ramazan ayının bereketini gerçek anlamda yaşamak isteyen herkes, çevresinde zor durumda olan kişilere yardımcı olmalıdır. Bu yardımlar, bazen bir torba erzak, bazen sıcak bir yemek, bazen de maddi destek şeklinde olabilir. Önemli olan, veren el ile alan el arasında güçlü bir köprü oluşturmaktır.
Sevgili okurlarım, Ramazan ayı, sadece oruç tutmak değil; paylaşmak, yardımlaşmak ve manevi huzuru en derinden hissetmektir. Bu vesileyle, Ramazan ayının tüm Müslüman âlemine sağlık, huzur ve bereket getirmesini diliyorum. Hayırseverlerin destekleriyle yüzlerde tebessüm oluşturduğu, birlik ve beraberliğin güçlendiği bu mübarek ayda, her birimizin üzerine düşeni yapması gerektiğini unutmayalım. Rabbim, tüm dualarımızı kabul etsin, sofralarımızdan bereketi eksik etmesin. Ramazan ayımız mübarek olsun!...