Prof. Dr. Osman Müftüoğlu, meme kanseri riskinin çoğu zaman yalnızca genetik faktörlerden kaynaklanmadığını söyledi. Günlük yaşamda fark edilmeden sürdürülen bazı alışkanlıkların hastalık sürecini hızlandırabileceğine dikkat çeken Müftüoğlu, birçok kişinin riski artıran nedenleri geç fark ettiğini belirtti. Peki meme kanseri gerçekten nerede başlıyor?

Meme Kanserini Sessizce Artıran Günlük Alışkanlıklar
Meme kanseri söz konusu olduğunda pek çok kişi ilk olarak aile geçmişine odaklanıyor. Ancak Prof. Dr. Osman Müftüoğlu’na göre asıl risk çoğu zaman yıllar içinde oluşuyor ve bireyler farkında olmadan hastalığı tetikleyen yaşam alışkanlıklarını sürdürüyor.
Müftüoğlu, özellikle modern yaşam düzeninin hastalık riskini erkene çekebildiğine dikkat çekerek şu uyarıda bulundu:
“Alkol kullanıyorsanız genetik mirasının fişini erken takarsınız. Sigara içiyorsanız erken takarsınız.”
Fazla kilo ve insülin direncinin meme kanseri riskinde önemli rol oynadığını belirten Müftüoğlu şöyle devam etti:
“Fazla kiloluysanız, insülin direnciniz varsa riski artırırsınız. Hareketsiz yaşam, uyku sorunları ve yanlış beslenme meme kanserini daha erken devreye sokabilir.”
Paketli, şekerli ve yüksek karbonhidratlı gıdaların uzun vadede riski büyüttüğünü vurguladı.

“Genetik kader değildir, sadece işarettir”
Müftüoğlu, meme kanseri başta olmak üzere genetik geçişli hastalıklara bakışın çoğu zaman yanlış kurulduğunu belirtti:
“Aslında sadece meme kanseri değil; kanser, diyabet, Alzheimer gibi genetiğin rol oynadığı hastalıklarda genetik karar verici değildir. Karar verici sizsiniz. Genetik sadece sizde bir risk olduğunu gösteren işarettir.”
Genetik mirası dikkat çekici bir benzetmeyle anlattı:
“Genetik miras bir bilettir. O bileti kullanıp o otobüse binmek zorunda değilsiniz. Meme kanseri otobüsüne binmeyebilirsiniz.”

Meme Kanseri Nasıl Ortaya Çıkıyor?
Uzman isme göre meme kanseri dahil kronik hastalıkların oluşumunda üç temel unsur birlikte rol oynuyor:
• Genetik yapı
• Yaşam tarzı
• Çevresel faktörler
“Bu üçlü etkileşim içinde genin etkisi hiçbir koşulda yüzde 30’u geçmez.”
Müftüoğlu, doğru yaşam yönetimiyle riskin ciddi oranda azaltılabileceğini belirtti:
“Akıllı bir yaşam yönetimiyle bu risk yüzde 7’ye kadar indirilebilir.”

Ailede Meme Kanseri Varsa Bu Yaş Kritik
Aile öyküsü bulunan bireylerin erken tarama programına girmesi gerektiğini söyleyen Müftüoğlu:
“Anne veya kardeşte meme kanseri varsa 35–40 yaş aralığında meme ultrasonu devreye girmeli. 40’lı yaşların başında mamografi mutlaka yapılmalı.”
Tarama kadar doğru yorumlamanın önemine de dikkat çekti:
“Herkes mamografi çekebilir ama herkes aynı doğrulukta yorumlayamaz.”

Çevre ve Yaşam Şartları Riski Etkiliyor
Müftüoğlu’na göre meme kanseri riski yalnızca bireysel alışkanlıklardan ibaret değil.
Hava kirliliği, stres, yaşam koşulları, içilen su ve tüketilen gıdalar da hastalık riskinin şekillenmesinde rol oynuyor.
Uzmanlardan Kritik Uyarı: 40–55 Yaş Dönemi
Yaşlanma sürecinde en önemli kırılma noktasının 40–55 yaş aralığı olduğunu belirten Müftüoğlu:
“Bu yaşlarda alınan kararlar çok stratejiktir. Gelecekteki kanser ve kronik hastalık riskini belirler.”
Bu Neden Önemli?
Müftüoğlu’nun açıklamalarına göre meme kanseri yalnızca genetik mirasın sonucu değil. Erken tarama, doğru yaşam alışkanlıkları ve bilinçli sağlık takibi sayesinde risk önemli ölçüde azaltılabiliyor.




