Önsöz

Buküçük kitapçıkta, evvela kendimi ve ailemi ve köyümü anlatmak istedim. Osmanlıdöneminde dedem Mustafa ömrünün büyük bölümünü savaşlarda geçirmiş olduğundanadına NİZAM demişler.

Nizamdedemin 1897'de bir oğlu dünyaya gelmiş ve adına Hüseyin demişler. Hüseyin çokzekiymiş. Günün önemli eğitimi din üzerine olduğu için Menteşe Beyliğindekiilköğretimi bitirince Molla adı veriliyormuş. Molla Hüseyin İstanbul'dayüksekokul olan ünlü medreseye talebe olmuştur. Medresenin 2.sınıfında 18yaşında iken, gönüllü askerlik aranıyor. Bu okul cümlesi gönüllü olarakÇanakkale savaşına gidiyor ve hepsi de şehit oluyorlar.

KöyümKozağaç Menteşe Beyliği zamanında Göktepe eteklerinde kurulmuştur. DedemNizam'ın 1903'de ikinci oğlu Halil İbrahim dünyaya gelmiş. Çocukluk dönemiSultan Hamit ve Osmanlının son yılları oluyor. Birinci Cihan savaşındaağabeyinin şehit oluşunu kendisi de sanki orada imiş gibi yaşamıştır.

Kurtuluşsavaşı zamanı 19 yaşında olan babamda savaşa katılmak üzere Afyon Kocatepe'yedağ yolu ile bir ayda varıyorlar. Hemen acil olarak cephede olacaklarıöğretirken savaş bizim zaferimiz ile bitmiştir. Babam köye gelince hemenevlendirmeye gayret eden halalarım; Gülsün, Nazik, Hatice idi. Hepsine Allahrahmet eylesin. Babam 1922 sonlarında evlenmiş yedi yıl çocukları olmamış. 1929yılında Allah bir erkek evlat vermiş ve adını Hüseyin demişler ve Molla yerinebey ilave etmişler. Hüseyin Bey köyde 3 sınıflı okulu bitirip 4. sınıfıBayır'da okumuştur. Kozağaç köyünde 5. sınıf olunca 5. sınıfı Kozağaçtabitirip, köy enstitüsüne gitmiştir. Kızılçullu köy enstitüsündeki iki seneevvel giden İbrahim Yılmaz ile aynı sınıftaydık. İbrahim 18 yaşında idi. Benise 13 yaşındayım.