Kıymetli metaller piyasasında altına eşlik eden gümüş için uluslararası finans kurumlarından gelen yukarı yönlü revizyonlar hız kazandı. Zürih merkezli yatırım bankası UBS analistleri, hazırladıkları kapsamlı emtia raporunda beyaz metalin önümüzdeki dönemde kademeli bir ralliye imza atabileceğini duyurdu. Hazırlanan raporda; yeşil enerji dönüşümü, elektrik şebekelerindeki yenilenme ve bilgi işlem altyapılarındaki hızlı büyümenin fiyat dinamiklerini kökten değiştirdiğine işaret edildi.
GÜMÜŞ FİYATLARI EYLÜL 2027 DÖNEMİNE KADAR HANGİ BASAMAKLARI İZLEYECEK?
Bankanın paylaştığı projeksiyon takvimi, değer artışının zamana yayılan istikrarlı adımlarla gerçekleşeceğini ortaya koyuyor. Ons başına 66,50 dolar civarında işlem gördüğü 18 Eylül tarihli piyasa koşullarını baz alan UBS, ilk durağı Aralık 2026 olarak belirledi ve bu periyot için 70 dolarlık bir beklenti paylaştı. Kurumun analizine göre yükseliş ivmesi 2027 yılında da hız kesmeyecek; Mart ve Haziran 2027 vadelerinde 75 dolarlık seviyenin korunmasının ardından, Eylül 2027 vadeli işlemlerde ons değerinin 80 dolara ulaşacağı tahmin ediliyor.
Finansal piyasalardaki korelasyonu değerlendiren UBS stratejisti Dominic Schnider, sarı metal ile gümüş arasındaki tarihsel bağın son yılların en kuvvetli eşiğine dayandığına dikkat çekiyor. Schnider, gümüşün genel piyasa eğiliminde altın grafiğini çok daha sert dalgalanmalarla izlediğini aktarırken, yatırım dünyasında bu emtianın "altının daha yüksek betalı versiyonu" şeklinde tarif edildiğini dile getiriyor. Doların uzun vadedeki değer kaybı ihtimali ve küresel borçluluk endişeleri de yatırımcıların kıymetli madenlere olan ilgisini canlı tutan başat etkenler arasında sıralanıyor.
YAPAY ZEKA ÇAĞI VE MADENCİLİK KISITLARI DEĞERLİ METALE YARIYOR
Fiziki piyasadaki dengeler incelendiğinde, sanayi kanadından gelen talebin yapısı dikkat çekici bir dönüşüm geçiriyor. Güneş paneli üreticilerinin birim başına kullandıkları gümüş miktarını teknolojik tasarruflarla aşağı çekmesi ilk bakışta bir talep kaybı yaratsa da, devasa veri merkezlerinin kurulması, yapay zeka işlemcilerinin yaygınlaşması ve elektrikli araç pazarının büyümesi bu açığı fazlasıyla kapatıyor.
Talep cephesindeki bu hareketliliğe karşılık arz tarafı son derece katı bir tablo çiziyor. Yeryüzündeki gümüş rezervlerinin önemli bir kısmı doğrudan gümüş madenlerinden değil; bakır, kurşun ve çinko gibi ana metallerin işletilmesi sırasında yan ürün şeklinde gün yüzüne çıkarılıyor. Bu jeolojik gerçeklik, piyasada fiyatlar tırmansa dahi maden şirketlerinin kapasitelerini bir anda artıramamasına yol açarak arz sıkışıklığını kalıcı hale getiriyor.
Kısa vadeli risk başlığında ise ABD Merkez Bankası'nın (Fed) para politikaları öne çıkıyor. Şahin bir faiz politikasının fiyatları zaman zaman baskılama riski taşıdığı kabul edilmekle birlikte; UBS uzmanları, olası ekonomik yavaşlama senaryolarına rağmen gümüşün orta ve uzun vadeli yönünün yukarıda kalmaya devam edeceğini vurguluyor.
Muhabir: Haber Merkezi