Türkiye'deki milyonlarca nöbetli çalışanın maaş hesaplamasını doğrudan etkileyecek hukuki süreç, özel bir sağlık kuruluşunda görevli ambulans şoförünün istifasıyla başladı. Hak ettiği fazla çalışma bedellerini alamadığını savunan şoför, kıdem tazminatı ile ulusal tatil alacaklarının tahsili talebiyle yargı yoluna başvurdu. Karşı cephede yer alan hastane ve taşeron şirket yönetimi ise çalışanın karıştığı trafik kazalarındaki asli kusurları ile mazeretsiz işe devamsızlığını öne sürerek sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini savundu. Taraflar arasındaki bu tazminat anlaşmazlığı, yerel mahkeme ve istinaf aşamalarının ardından nihai bir çerçeve çizilmek üzere Yargıtay gündemine taşındı.
YARGITAY 24 SAAT MESAİ HESABINDA YENİ KRİTERİ BELİRLEDİ
İş Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi, sağlık sektöründeki acil durum dinamiklerini göz önünde bulundurarak şoförün nöbet boyunca hiç uyuyamadığını varsaymış, sadece dört saatlik dinlenme süresi düşerek günlük yirmi saatlik yoğun bir çalışma yapıldığı üzerinden tazminat hesaplamıştı. Dosyayı detaylıca inceleyen Yargıtay 9. Hukuk Dairesi ise bu orantısız yaklaşımı hatalı bularak bozma kararına imza attı. Yüksek Mahkeme, çalışanın görevi ne denli acil olursa olsun insani uyku ve zorunlu ihtiyaç sürelerinin tamamen yok sayılamayacağını vurguladı. Yerleşik içtihatlara atıf yapan mahkeme heyeti, tam gün süren bir vardiyada bir işçinin bedenen ve zihnen en fazla 14 saat aktif mesai harcayabileceğini kesin bir dille ifade etti.
MESAİ HAKKINA ÜÇ SAATLİK SINIR VE MAAŞ BORDROSU UYARISI
Yargıtay'ın ortaya koyduğu bu hukuki şablona göre, yasaların belirlediği günlük 11 saatlik çalışma sınırının üzerindeki her dakika fazla mesai statüsüne giriyor. On dört saatlik fiili efor kabulünden hareketle, 24 saat nöbet tutan bir çalışanın o günkü mesai alacağı net 3 saat olarak sabitlendi. Alt derece mahkemelerinin hataları sadece bu süre hesaplamasıyla da sınırlı kalmadı.
Temyiz incelemesinde, işveren tarafından dosyaya sunulan resmi ücret bordrolarının yargılama aşamasında hiç dikkate alınmadığı saptandı. Ayrıca davacı şoförün işe gitmediği ve yıllık iznini kullandığı günlerin de toplam mesai alacağı tablosundan düşülmemesi büyük bir usul eksikliği olarak kayıtlara geçti. Tespit edilen tüm bu esas ve usul hatalarını gerekçe gösteren Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, alt mahkemenin kararını oy birliğiyle bozarak dosyayı yeniden incelenmek üzere geri gönderdi.
Muhabir: Haber Merkezi