Türkiye’de ilk kez düzenlenecek olan 1. Ulusal Mermer ve Sürdürülebilirlik Zirvesi, sektörün geleceğini belirlemek üzere Muğla’da gerçekleştirilecek. Zirvede sürdürülebilir mermercilik, çevre dostu üretim ve üniversite-sanayi işbirliği masaya yatırılacak.

Türkiye’de ilk kez gerçekleştirilecek olan ve 9-10 Ekim tarihlerinde yapılması planlanan 1. Ulusal Mermer ve Sürdürülebilirlik Zirvesi, mermercilik sektörünün tüm paydaşlarını Muğla’da buluşturacak. Muğla Mermerciler Derneği, Muğla Valiliği, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi (MSKÜ), Muğla Büyükşehir Belediyesi ve Muğla Ticaret ve Sanayi Odası (MUTSO) iş birliğinde düzenlenecek zirve; sektördeki bilimsel, teknolojik, ekonomik ve çevresel gelişmelerin tartışılacağı altı oturumdan oluşacak.

Bilim, Teknoloji ve Çevre Duyarlılığı Aynı Masada

Zirvede, mermerin ocaktan çıkarılmasından nihai ürün haline gelene kadar geçen süreçte çevre ile etkileşimi, atık yönetimi, sürdürülebilir üretim modelleri ve sektördeki son bilimsel gelişmeler ele alınacak. Akademisyenler, sektör temsilcileri, kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşları bir araya gelerek çözüm odaklı öneriler geliştirecek.

Muğla Mermerciler Derneği Başkanı Hüseyin Işık, yaptığı konuşmada Muğla’da Mermer İktisas Organize Sanayi bölgesi olması gerektiğini belirterek “Bizim bu zirvede amacımız bu işin sürdürülebilir olması. Sadece ham madde üretmek, ham madde satmak, ham maddeyi yakın bölgelerdeki fabrikalarda üretip kısa vadede bu ihracatı gerçekleştirmek değil bundan alternatif ürünler nasıl elde edebiliriz bununla ilgili detaylı çalışmaların yapılmasını istiyoruz. Bunu da kurumlarla birlikte yapmak istiyoruz. Amacımız ise çalışma alanımızı genişletmek. Muğla olarak da Mermer İktisas Organize Sanayi bölgesi bizim içn çok önemli. İzin ve yer tahsisi aşamasında eğer bu konuları da hızlı bir şekilde aşabilirsek, geçen hafta 1 gün içerisinde talepleri aldığımızda 46 adet başvuru aldık. Organize Sanayi bölgesine dahil olup, tesisini veya çalışma imkanı o bölgeye taşımak isteyen 46 adet firmamız oldu. Muğla dışında da bu bölgede ocağı olan, bu bölgede işletmesi olan firmalar da bu çalışmanın içerisine girmek istiyorlar. Sayı artabilir. Bizim bu çalışmayı yapmamızdaki sebep, sadece Muğla özelinde değil bütün Türkiye genelinde bütün firmaların ortak sıkıntıları bunlar. Bunları profesyonel bir şekilde masaya yatırmak, bunları konuşup tartışmak ve sonunda bunların kaydını oluşturarak yazıya dökmek. Bununla birlikte de bir strateji belirlemek istiyoruz. İleriye dönük öncelik sırasına göre bu sorunları nasıl aşabiliriz diye bir kitapçık oluşturmak istiyoruz” dedi.

“Biz sanayiciyiz, biz üreticiyiz”

Muğla’da ilk kez yapılması planlanan zirve hakkında bilgiler veren Dernek Başkanı Işık, “Sektör olarak ilk önce bir öz eleştiri yaptık. Biz sanayiciyiz, biz üreticiyiz, biz bir malzeme ortaya koyuyoruz ve akabinde bunun ihracatını gerçekleştirmeye çalışıyoruz. Bu ihracatı gerçekleştirmek şu anki Türkiye koşullarında gerçekten zorlandığımız bir nokta. Çünkü maliyetler olsun, yurt dışındaki pazarlar olsun ve dünyanın savaş ortamında olmasından dolayı biraz da bizim kendi açımızdan kendi sektörümüz bu sıkıntıyı yaşar durumda. Niçin yaşıyor? Çünkü savaş olduğu için her yerde yıkım var, yapılaşma yok. İleride bu savaşlar eğer biterse, bu savaşlar durursa o zaman çalışma inşaatlar yeniden yapılaşma başlayacaktır. Bu yapılaşma ile birlikte bizim tabi ki mermer kullanımı ile birlikte bizim sektörümüz de biraz daha canlanmış olacak. Ama sektör şu an hiçbir elemanı kaybetmeden, hiçbir elemanı çıkarmadan kendi öz kaynağını değerlendirerek üretimini devam eder durumda. Bu çalışmayı biraz önce belirttiğim gibi bir öz eleştiri ile madde madde yazarak bizim bu işlerde üretim kısmında, ihracat kısmında, devletle olan çalışmamız kısmında biz bu işin neresindeyiz gibi çalışmaları yaparak başladık. Birçok konuyu var aslında yaşadığımız, sıkıntı yaşadığımız, sorun yaşadığımız veya dile getirmek istediğimiz. Bunları bir platform, bir çalıştay, bir zirve çatısı altında bu oturumları gerçekleştirelim ve bu oturumlara da uzmanlar gelsin. Üniversitede akademisyen hocalarımız, özel sektör içerisinde yıllardır bu işe deneyimlemiş, tecrübe sahibi olmuş kişiler, genel müdürlükte Ankara'da bu işin izin boyutunda olan bürokratlar, bunun dışında farklı üniversitelerde mezun olacak veya okumaya devam eden farklı mühendis okullarındaki öğrencilerimiz, bütün bu sektörle alakalı kısımda içinde bulunan herkesin faydalanabileceği iki günlük bir çalıştay, bir zirve düzenlemek istiyoruz.”

Apartman ve sitelerde bir devir kapanıyor! Milyonları yakından ilgilendiren karar verildi
Apartman ve sitelerde bir devir kapanıyor! Milyonları yakından ilgilendiren karar verildi
İçeriği Görüntüle

MSKÜ Jeoloji Mühendisliği bölümü öğretim üyesi Tümay Kabakcı Koca, yapılacak zirvenin sürdürülebilir kalkınma adımları açısından önemli bir potansiyeli olduğunu belirterek şunları söyledi:

Bana göre bu zirve aslında mermer madenciliğinin sadece ekonomik değil, aynı zamanda toplumsal, çevresel, hukuki ve akademik boyutunu da gündeme getirecek. Jeoloji Mühendisleri özelinde de bu aslında hem multidisipliner hem de interdisipliner bir konu. Interdisipliner derken de şunu kastediyorum, yani jeoloji mühendisi, maden mühendisi diyoruz ama her jeoloji mühendisi de mermercilik alanında uzman ve deneyimli olmak durumunda değil. Dolayısıyla interdisipliner de bir uzmanlık gerektiriyor bu aynı zamanda. Biz burada bu zirvenin ikinci oturumunda oldukça katkı sunacağımıza inanıyoruz. Zirvenin ikinci oturumun da mermer madenciliğinde ar-ge çalışmaları ve verimli ocak işletmeciliği. Aslında geniş bir kapsam ama her bir içeriğin altını doldurarak, biz burada Muğla yöresindeki uygulamaları ve saha tecrübeleriyle meslektaşlarımız, 9 Eylül Üniversitesi'nden, Süleyman Demirel Üniversitesi'nden akademisyenler, özel sektör temsilcileri, kamu kurum yöneticileriyle buluşacağız ve doğrudan teoriyi uygulamayla nasıl buluşturabiliriz? Hedefimiz bu. Tabii bu noktada da planlı, sağlam adımlarla ilerlemek gerekiyor. Belki biraz yavaş bir ilerleme katediliyor gibi düşünebilir bu alanlarda ama planlı ve sağlam adımlarla sektörün gereksinimlerini, doğadaki değişimleri dikkate alarak, çevreye uyumlu bir şekilde nasıl sürdürülebilir bir üretim faaliyeti, anlayışı geliştirebiliriz? Bunları ortaya koymamız gerekiyor. Tabii bu noktada da üniversite-sanayi işbirliği, çünkü bir taraf tamamen uygulamaya, işin ekonomik kısmına biraz daha yön verirken ve önem verirken, akademik kısmı biraz daha bilimsel, teorik, teknik geliştirmeye yönelik çalışmalar yapıyor ama bunun karşılığının sanayide bulunması gerekiyor. Bu noktada üniversite-sanayi işbirliği dediğimiz şey kritik bir rol oynuyor. Bu zirvenin de açıkçası bu anlamda iyi bir işlevi olacağını düşünüyorum ve bu sürdürülebilir kalkınma adımları açısından da bir potansiyeli olduğunu düşünüyorum açıkçası.

“Ocaklar insan sağlığına zararlı değil”

ERMAŞ MADENCİLİK Turizm Sanayi Ve Ticaret A.Ş.’den Muhammet Ercan ise yaptığı açıklamada mermer ocaklarının insan sağlığına zararlı olmadığını belirterek,

“Çevredeki çalışan ocakların hiçbirisinin insan sağlığına zararlı olmadığı kimyasal hiçbir şey kullanmadığımızı da ben vurgulamak istiyorum. Dışarıdan biraz mermer ocakları, dağlarda öcü gibi görünüyor ama aslında öyle değiliz. Oradaki bu muhattaplarımız gerekli izinleri vermedikten sonra zaten çalışılıyor. Bölgemiz Türkiye genelinde muğla beyazı üreten birkaç şehirden birisi. Artıklarımızdan da artık beton ve yolda da kullanılan, inşaatlarda kullanılan ham maddede çıkmaya başladı. Bizdeki artıkları da kalsit olarak değerlendiriyoruz. Bu da bize kağıt olarak, boya olarak, sıvı olarak, plastik doğrama olarak geri geliyor. Çevreye duyarlı, herkes çalıştıktan sonra her şey güzel olacağına inanıyorum ben” dedi.

Muhabir: Aziz Şahin