Yaklaşık 10 yıl önce ölmek üzereyken Süleyman Koçoğlu’na getirilen yaralı kaz, uygulanan zeytinyağı tedavisiyle hayata tutundu. Komşusunun “Kesip köpeğe yedirin” diyerek bıraktığı yavru kaza kıyamayan Koçoğlu, hayvanın yaralarını günlerce tedavi etti. Sağlığına kavuşan kaz ise o günden sonra kendisini kurtaran sahibinin yanından bir an olsun ayrılmadı. Bakkaldan kahvehaneye kadar Koçoğlu’nun gittiği her yere eşlik eden kaz, sabahları sahibini göremediğinde kapıya gagasıyla vurarak uyandırıyor.
Yaralı kaz dostluğu zeytinyağı tedavisiyle başladı
Süleyman Koçoğlu ile kazı arasındaki sıra dışı dostluğun temelleri yaklaşık 10 yıl önce atıldı. Komşusu, beslediği kazlardan birinin yaralı yavrusunu Koçoğlu’na getirerek hayvanın kurtulamayacağını söyledi. O dönemde küçükbaş hayvancılıkla uğraşan ve köpek besleyen aileye, kazın kesilerek köpeğe verilmesi önerildi. Yara bere içindeki hayvana kıyamayan Koçoğlu ise farklı bir yol izledi. Eşinden zeytinyağı isteyen Koçoğlu, kazın yaralarını birkaç kez yağlayarak tedavi etmeye çalıştı. Günler içinde toparlanmaya başlayan yavru kaz, zamanla tamamen iyileşti ve büyüdü. Hayatta kalmasını sağlayan kişiyi sahibinden çok yol arkadaşı olarak benimseyen kaz, tedavi sürecinin ardından Koçoğlu’nun peşinden ayrılmamaya başladı. Aradan geçen yıllara rağmen ikili arasındaki bağ ilk günkü gücünü korudu.

Sadık kaz sahibinin gittiği her yere eşlik ediyor
Sağlığına kavuştuktan sonra Süleyman Koçoğlu’na bağlanan kaz, günlük yaşamın değişmez bir parçası haline geldi. Koçoğlu bakkala, markete veya kahvehaneye giderken kaz da onunla birlikte yola çıkıyor. Kahvehanede çay içen sahibinin yanında sessizce bekleyen hayvan, çevredeki vatandaşların da ilgisini çekiyor.
Kazına özel bir isim vermediğini belirten Koçoğlu, “Bibi gel” diye seslendiğinde hayvanın hemen yanına koştuğunu söyledi. Kazın sabahları kendisini göremediğinde evin demir kapısına gagasıyla vurarak uyandırdığını anlatan Koçoğlu, aralarındaki bağın zamanla daha da güçlendiğini ifade etti.




