İYİ Parti Muğla İl Başkanı Davut Cumhur Akmeşe, Hamle Gazetesi Muhabiri Mukaddes Yelin’in sorularını yanıtladı. Muğla’nın merkezi hükümet yatırımlarından hak ettiği payı alamadığını belirten Akmeşe, İYİ Parti’nin yalnızca belirli bir seçmen grubuna değil, bütün seçmenin oyuna talip olduğunu söyledi. Yerel yönetimlerin performansı, ittifak tartışmaları, CHP’deki mutlak butlan süreci, Muğla’nın öncelikli sorunları ve ekonomik gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Akmeşe, “İYİ Parti bütün seçmenin oyuna talip ve alternatif bir partidir” dedi.

Akmeşe, Yelin’in şu sorularına yanıt verdi:

Meral Akşener sonrası İYİ Parti’nin yeni bir döneme girdiği görülüyor. Kamuoyunda partinin görünürlüğünün azaldığı yönünde yorumlar da var. Siz bu eleştirileri nasıl değerlendiriyorsunuz. Gerçekten böyle mi?

Sayın Kurucu Genel Başkanımızdan sonra Sayın Genel Başkanımız Musavat Dervişoğlu insanüstü bir gayret sergileyerek tüm Türkiye'yi gezmeye devam ediyor. Biz de Muğla'da İYİ Parti olarak bütün sosyal medyalarda, sosyal mecralarda Görünür olmaya gayret ediyoruz. Yani bu eleştiriye katılmıyorum, onu söyleyeyim öncelikle. Partimiz şu anda son derece görünür durumda. Görmek isteyen her arkadaşımız aslında görüyor. Partimiz de ciddi bir üye kazanmış durumda. İYİ Parti olarak zor bir süreçten geçtik, bu doğru. Ancak şimdi tam manasıyla görünür durumdayız. Biz yolumuza devam ediyoruz. Sayın Genel Başkanımızın liderliğinde yolumuza emin adımlarla devam ediyoruz.

Muğla'da Büyükşehir ve ilçe belediyelerinin performansını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Büyükşehir Belediye Başkanımız bir çaba gösteriyor, gayret gösteriyor. Bu gözle görülür. Ancak bunun tercihini, bunun takdirini aslında millet yapmalı. Bizler muhalif partiler olarak elbette ki çok iyi şeyler yapıyor ya da çok kötü şeyler yapıyor deme lüksüne sahip değiliz. Görüyoruz, milletin yaşadığı sıkıntılar varsa biz zaten iletiyoruz kendilerine. Şu mahallemizde şu problem var, bu köyümüzde böyle bir problem var, bu konuda belediyemizin yardımcı olmasını söylüyoruz. Yardımcı oluyorlar. Yani en azından iletişimle ilgili bir problemimiz yok kendileriyle. İlçe belediyelerine gelince tabii tek tek ilçeleri söylemek doğru değil, mümkün değil. Her ilçenin kendi içinde problemleri ve dinamikleri var. Bodrum'un başka bir problemi var, Datça'nın başka bir problemi var, Fethiye'nin başka bir problemi var. O yüzden oralardaki belediye başkanlarımızın performanslarını aslında ilçelerde sormak, oralarda yaşayan insanlara sormak daha doğru olur. Ancak genel itibariyle Büyükşehir Belediye Başkanımızın performansını görüyoruz. Yani gayret sarf ettiğini görüyoruz. Doğru yaptıkları vardır, yanlış yaptıkları vardır. Dediğim gibi bunun aslında cevabını millet verecektir. Biz şu anda takip ediyoruz. Yani genel itibariyle çok ciddi bir eleştiri yapabileceğimiz bir proje yok.

Muğla’da CHP’ye oy veren ama memnun olmayan seçmene “İYİ Parti alternatiftir” diyebiliyor musunuz?

İYİ Parti bütün seçmenin oyuna talip ve bütün seçmenin oylarına alternatif bir parti. Yani bütün seçmenin oyunu alabilecek alternatif bir parti. Bunu sadece Cumhuriyet Halk Partisi ile değerlendirmek ya da Cumhuriyet Halk Partisi ile çerçevelemek doğru değil. Biz milliyetçi, kalkınmacı, demokrat bir partiyiz. Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı, Cumhuriyet'in kuruluş ilkelerine bağlı, kuruluş felsefelerine bağlı bir partiyiz. Dolayısıyla bu parti 25 Ekim 2017'de kurulurken hedeflerimiz ne ise bugün itibariyle aynı hedef doğrultusunda, hedeflerimizden milim saşmadan yolumuza devam ediyoruz. O yüzden bütün seçmenin oyuna talip ve bütün seçmenin oyuna da alternatifiz baktığınızda. İktidar partilerinin de muhalif partilerinin de oylarına biz İYİ Parti olarak alternatif bir partiyiz bu anlamda.

AK Parti'nin Muğla’daki politikalarını ve merkezi hükümetin Muğla'ya yaklaşımını nasıl değerlendiriyorsunuz? Yatırımlar konusunda Muğla hak ettiği payı alıyor mu?

Yatırımlar konusunda Muğla hak ettiği payı alamıyor bana göre. Çünkü Muğla'nın verdiği yıllık vergi katma değerine baktığınızda, hükümete olan katma değerine baktığınızda ve sonrasında bu paydan Muğla'ya düşen kısmın tam manasıyla alındığını söyleyebilir miyiz? Söyleyemeyiz. Dolayısıyla çok fazla bir yatırım yapıldığı kanaatinde değilim Muğla'ya. Bizler siyasetçi olarak bunu doğru bulmuyoruz ama sandık önümüze geldiğinde millet aslında bunun doğrusunu söyleyecek.

Olası bir erken seçim veya zamanında olacak seçimde İYİ Parti’nin CHP ya da başka partilerle yeniden ittifak yapma ihtimali var mı yoksa “hür ve müstakil” siyaset anlayışı devam edecek mi?

Bizim böyle bir ittifak arayışımız veya böyle bir ittifak hesabımız yok. Ancak Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin, tek adam rejiminin Türkiye'ye getirdiği sistem, partileri ittifak yapmaya zorluyor. En azından Cumhurbaşkanlığı adaylığı için söylüyorum bunu, milletvekilliği için değil. Dolayısıyla o gün geldiğinde her şeyden önce ülkemizin, milletimizin çıkarları doğrultusunda ittifak yapılabilir mi? Yapılabilir. Ancak böyle bir arayışımız, böyle bir çalışmamız veya böyle bir söylemimiz asla söz konusu değil. Biz her şeyden önce İYİ Parti olarak tek başına iktidar hedefleyen bir partiyiz. Çalışmalarımız bu yönde. Milletimiz de teveccüh gösterir, tercihini bizden yana kullanırsa niye olmasın? O yüzden böyle bir çalışmamız veya böyle bir düşüncemiz, böyle bir planımız en azından şu anda yok.

CHP’de mahkemenin mutlak butlan kararı kamuoyunda yakından izleniyor. İYİ Parti Muğla İl Başkanı olarak bu süreci muhalefetin bütünlüğü, seçmen güveni ve yerel siyaset açısından nasıl değerlendiriyorsunuz? Sizce bu süreç CHP’nin kendi içinde yaşanan bir tartışma mı?

Ben Cumhuriyet Halk Partisi'nin iç meselelerine karışmam. Ancak bu verilen kararın, Sayın Genel Başkanımızın da söylediği gibi, “Bu verilen kararın kendisi mutlak butlan”. Dolayısıyla ben burada burası doğru yaptı, burası yanlış yaptı deme lüksüne sahip değilim. Çünkü partinin kendi iç meselesidir. Bunun üzerinde çok fazla yorum yapmak istemiyorum bu anlamda. Ama bu verilen kararın doğru olmadığını düşünüyorum.

Muğla'da sizce en öncelikle halledilmesi gereken konu nedir?

Muğla'da her şeyden önce ilçelerimizin çok ciddi problemleri var. Bodrum'un su problemi, trafik problemi zaten had safhada. Marmaris'in başka bir problemi var. Bana göre en azından Menteşe’de en acil yapılması gereken planlardan bir tanesi akıllı kavşak projesinin bir an önce tamamlanması. Yani biz oradan geçiyoruz, bakıyoruz bir gün üç kişi çalışıyor. Sonra on gün kimseyi göremiyorsunuz, sonuçta kullandığımız bir yol. Sonra bir daha bakıyorsunuz, beş kişi daha görüyorsunuz. Yani böyle çok hızlı bir çalışma görmüyoruz, burası turizm kenti. Yaz geliyor, ayın 26’sında okullar kapanacak. Şimdi orası yine inanılmaz derecede bir işkenceye dönüşecek. Uğur Mumcu Bulvarı’ndan Marmaris yoluna ulaşmak neredeyse saatler alıyor bazen trafikte. Tabii bu sıcak havada insanları çileden çıkarıyor. Bence en hızlı yapılması gereken o kavşağın bir an önce gece gündüz çalışarak hayata geçirilmesi.

Önümüzdeki yerel ve genel seçimlerde İYİ Parti Muğla’da nasıl bir hedef koyuyor?

Muğla'nın önümüzdeki seçimde milletvekili sayısı 8'e çıktı. Öncelikle birinci hedefimiz bu 8 milletvekilliğinin 8'ine de talip olmak. Millete kendimizi anlatmak için her biri birbirinden marka isimlerle önce adaylarımızı belirleyerek milletin terazisine çıkacağız. Millet buna karar verecek. Bizim kalkıp burada bir rakam koymamız doğru değil. Biz millete gideceğiz, kendimizi anlatacağız, Genel Merkezimizin ve Genel Başkanımızın uyguladığı politikaları anlatacağız. Bölgemizin sorunlarını ve vatandaşlarımızın taleplerini de genel merkezimize ileterek bir politika geliştirerek elbette ki 8 milletvekilinin 8'ini de almak isteriz.

Son olarak okurlarımıza söylemek istediğiniz bir şey var mı?

Ülke olarak zor bir süreçten geçiyoruz. Sürekli bir suni gündem yaratılıyor Türkiye'de. Emeklinin halinden konuşan, bahseden neredeyse yok. Dar gelirlinin, küçük esnafın, kobilerin durumu ile ilgili hiç kimse bir şey söylemiyor. Sürekli farklı gündemlerle buralardan uzaklaştırılıyor. Bizim olmazsa olmazımız cumhuriyet. Cumhuriyet değerlerimiz birer birer yıkılmaya çalışıyor, sürekli mücadele ediliyor bununla ilgili. Biz hukuktan yanayız, adaletten yanayız ve cumhuriyetten yanayız. Dolayısıyla bu artık suni gündemlerin bir an önce bitip, gerçekten milletin gerçek problemleriyle, esnafın, dar gelirlinin, asgari ücretlinin gündeme gelmesini istiyoruz. Bugün 20 bin lira emekli maaşıyla boğuşan emeklimizi hiç kimse dikkate almıyor. Bununla ilgili de hiçbir tepki söz konusu değil. Artık gerçek gündeme dönülmesi gerektiği kanaatindeyim. Küçük esnafımız çok zor durumda. Baktığınızda sokaklarda insan yok. Küçük esnafımız nefes alamaz durumda. Bankalar sürekli kredileri kısmaya devam ediyorlar. Bu, enflasyon veya ülkedeki ekonomik krizden kaynaklı. Sürekli faturayı vatandaş ödemeye devam ediyor. Dediğimiz gibi emeklinin başka bir derdi var, esnafın başka bir derdi var. Çiftçinin, üreticinin başka bir derdi var yani topyekûn ülke olarak üretimden koptuk. Çiftçi artık tarlasına küsmüş durumda. Ürettiği tarlada kalıyor, emek harcıyor, para harcıyor ve harcadığının neredeyse üçte bir fiyatına da ürününü tüccara satmak zorunda kalıyor ve yoksulluk her geçen gün derinleşmeye devam ediyor. Bunların önceliğe alınması lazım ve bunlara öncelikli bir program hazırlanması lazım. Dar gelirlinin, emeklinin hali perişan. Artık bir an önce lütfen Türkiye gerçek gündemine dönsün.