Sosyal Güvenlik Uzmanı Özgür Erdursun, kademeli emeklilik konusunda şu anda AK Parti tarafından yürütülen bir çalışma bulunmadığını söyledi. Erdursun, 2027’nin ilk yarısında enflasyon farkının maaşlara yansıtılmasını, yılın ikinci yarısından itibaren ise yeni düzenlemelerin gündeme gelmesini beklediğini ifade etti.

Erdursun, AK Parti’nin şu anda kademeli emeklilik konusunda bir çalışmasının bulunmadığını söylerken, 2027 yılının ikinci yarısından itibaren yeni düzenlemelerin gündeme gelebileceğini düşündüğünü ifade etti.

Sosyal Güvenlik Uzmanı Özgür Erdursun, emeklilerin ve çalışanların yakından takip ettiği sosyal güvenlik gündemine ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Kademeli emeklilik beklentisinden EYT kapsamındaki prim şartlarına, emekli maaşlarının geleceğinden askerlik ve doğum borçlanmasına kadar birçok konuda örnekler üzerinden konuşan Erdursun, emeklilik kararlarının kişiye özel hesaplanması gerektiğini vurguladı.

Kademeli Emeklilikk

“Kademeli emeklilikle ilgili şu anda çalışma yok”

Kademeli emeklilik beklentilerine değinen Erdursun, mevcut durumda AK Parti tarafından yürütülen bir çalışma bulunmadığını söyledi.

Erdursun, “Şu anda AK Parti'nin kademeli emeklilikle ilgili bir çalışması yok. Mevcutta enflasyon oranlarını aylık bazda bizler de takip ediyoruz. Bu enflasyon oranlarına göre oluşacak 6 aylık enflasyon farkı 2027 Ocak ayında emeklilere yansıtılacak. Memura ve memur emeklisine de yansıtılacak” dedi.

Türkiye’nin önünde bir seçim süreci bulunduğuna işaret eden Erdursun, mevcut emekli aylıklarıyla seçime gidilmesinin zor olduğunu düşündüğünü belirterek, 2027'nin ilk döneminde yine enflasyon farkı kadar artış yapılabileceğini, esas düzenlemelerin ise daha sonraki dönemde gündeme gelebileceğini söyledi.

Erdursun, “2027 yılının ilk döneminde enflasyon farkı neyse yine aynı şekilde yansıtırlar diye düşünüyorum. 2027 yılının ikinci döneminden itibaren düzenlemeler gelir” ifadelerini kullandı.

Para2 Qxsm

Erdursun: İnsanlar geçimlerini nasıl sağlayacağını merak ediyor

Ekonomi yönetiminin yaptığı açıklamalara da değinen Erdursun, vatandaşların ekonomik göstergelerden çok doğrudan kendi bütçesini ilgilendiren gelişmelere odaklandığını söyledi.

Erdursun, “İnsanlar şunu merak ediyor; benim emekli aylığım belli, ücretim belli, kiralar belli. Okullar açılacak, masraflar gelecek, doğalgazı açacağız. Birçok masraf olacak. Bunun altından nasıl kalkacağız? Yıllarca çalışmış, prim ödemiş ve emekli olmuş insanlar var. Çalışanlar da çok zor durumda” dedi.

Memurdan emekliye, asgari ücretliden diğer çalışanlara kadar geniş bir kesimin geçim sıkıntısı yaşadığını belirten Erdursun, özellikle asgari ücret veya asgari ücrete yakın gelir elde edenlerin yüksek kira ve yaşam maliyetleri karşısında büyük zorluk yaşadığını ifade etti.

“Vatandaş cari açık, cari fazla gibi kavramlardan önce kendi geçimini düşünüyor” diyen Erdursun, ekonomik gelişmelerin asıl karşılığının çarşıda, pazarda ve günlük yaşamda görüldüğünü söyledi.

Emeklilikk

Emeklilerin Ocak 2027 zammı için tahminini açıkladı

Emeklilerin her ay açıklanan enflasyon rakamlarını yakından takip ettiğini belirten Erdursun, daha önce yaptıkları hesaplamalarda SSK ve Bağ-Kur emeklileri ile memur ve memur emeklileri için oluşabilecek farklara ilişkin tahminlerini kamuoyuyla paylaştıklarını söyledi.

Erdursun, SSK ve Bağ-Kur emeklileri açısından yüzde 9 ile yüzde 9,5 civarında, memur ve memur emeklileri açısından ise yüzde 7 ile yüzde 7,5 arasında bir fark çıkabileceğini öngördüklerini ifade etti.

Ancak bu oranların yeni bir gelişmeymiş gibi sürekli gündeme getirilmesini doğru bulmadığını belirten Erdursun, gerçek oranın açıklanacak aylık enflasyon verileriyle netleşeceğini söyledi.

Eyt Emeklilikk

EYT’lilere kritik uyarı: “3600 gün EYT diye bir şey yok”

Özgür Erdursun’un açıklamalarında en dikkat çekici başlıklardan biri de EYT oldu. Erdursun, 8 Eylül 1999 tarihinden önce sigortalı olan herkesin yalnızca 3600 prim günüyle yaş şartı olmadan emekli olabileceği yönündeki algının doğru olmadığını vurguladı.

EYT düzenlemesinden yararlanabilmek için kişinin ilk sigorta giriş tarihine göre aranan prim gününü tamamlaması gerektiğini söyleyen Erdursun, “8 Eylül 1999 tarihine kadar sigortalı olanlar EYT kapsamındadır ancak bu, herkesin otomatik olarak emekli olacağı anlamına gelmez” dedi.

Erdursun, “8 Eylül 1999'dan önce işe giriş tarihine göre kişiden 5 bin gün ile 5 bin 975 gün arasında prim isteniyor. Kişi kendisinden istenilen prim gününü tamamladığında yaş şartı olmuyor. Fakat prim gününü tamamlayamayanlar açısından 3600 günle kadınlarda 58, erkeklerde 60 yaş şartı devam ediyor. 3600 gün EYT diye bir şey yok” ifadelerini kullandı.

1995 girişli kadın için emeklilik hesabını anlattı

Erdursun, EYT kapsamındaki bir kadın üzerinden yaptığı hesaplamayı da paylaşarak sistemin kişiye göre değiştiğini anlattı.

1976 doğumlu ve 1995 yılında sigortalı çalışmaya başlayan bir kadının 5 bin 750 prim günüyle emekli olabileceğini belirten Erdursun, söz konusu kişinin mevcut prim gününün 2 bin 893 olduğunu söyledi.

Erdursun, kişinin 5 bin 750 güne ulaşması halinde yaş şartı olmadan emekli olabileceğini ancak 3 bin 600 güne ulaştığında hemen emekli olamayacağını ifade etti.

Doğum borçlanmasının da hesaba katılması gerektiğine dikkat çeken Erdursun, örnekteki kadının iki çocuk nedeniyle teorik olarak 1.440 güne kadar doğum borçlanması hakkı bulunabileceğini ancak yalnızca doğumlardan sonraki çalışılmayan sürelerin borçlanılabileceğini anlattı.

İncelenen örnekte toplam 617 günlük doğum borçlanması yapılabildiğini belirten Erdursun, kadının çalışmaya devam etmesi halinde yaklaşık 6 yıl sonra emekli olabileceğini söyledi.

Ocak 2027 emekli ve memur zammı hesaplandı! Maaşlar ne kadar olacak?
Ocak 2027 emekli ve memur zammı hesaplandı! Maaşlar ne kadar olacak?
İçeriği Görüntüle

“Çalışmaya devam etmesi 21 ay erken emeklilik sağlayabilir”

Erdursun, söz konusu kişinin 3 bin 600 gün üzerinden 58 yaşını beklemek yerine çalışmaya ve primlerini tamamlamaya devam etmesinin yaklaşık 21 ay daha erken emekli olmasını sağlayabileceğini ifade etti.

Yaklaşık 25 bin liralık emekli aylığı üzerinden hesap yapan Erdursun, 21 aylık erken emekliliğin bugünkü rakamlarla yaklaşık 525 bin liralık emekli aylığı anlamına gelebileceğini söyledi.

Doğum borçlanması için yaklaşık 217 bin 500 liralık ödeme yapılması halinde dahi hesabın avantajlı olabileceğini belirten Erdursun, “Bugünkü rakamlarla yaklaşık 307 bin 500 lira kişinin elinde fazla kalabilir. Bir yerde sigortalı çalışıyor olması büyük avantaj. Primlerini kendi cebinden ödemiyor, işveren tarafından yatırılıyor” dedi.

Erdursun, prim günü düşük olduğu için emekli olamayacağını düşünerek çalışma hayatından tamamen çekilmenin her zaman doğru bir karar olmayacağını vurguladı.

“Emekli olmak için acele etmek her zaman kazançlı değil”

Erdursun, bir başka örnekte ise 1980 doğumlu, 1997 yılında sigortalı olmuş ve EYT kapsamında bulunan bir çalışanın durumunu anlattı.

Toplam 5 bin 506 civarında prim günü bulunan ve askerlik borçlanması yapma hakkına sahip olan kişinin, gerekli bölümü borçlanması halinde kısa sürede emekli olabileceğini söyleyen Erdursun, ancak çalışanın yüksek prime esas kazanç üzerinden çalışması nedeniyle emekliliği birkaç ay ertelemesinin daha avantajlı olabileceğini ifade etti.

Söz konusu kişinin sistemde görünen emekli aylığının yaklaşık 24 bin 100 lira olduğunu ve yaklaşık 118 bin 250 lira brüt prime esas kazanç üzerinden çalıştığını belirten Erdursun, her ay çalışmaya devam etmesinin hesaplanan emekli aylığını yaklaşık 240 lira artırabileceğini söyledi.

Erdursun, 6 ay daha çalışılması halinde emekli aylığında bugünkü hesaplamayla yaklaşık 1.440 liralık kalıcı artış oluşabileceğini kaydetti.

Askerlik borçlanmasında 166 bin liralık hesap

Örnekteki çalışanın hemen emekli olmak istemesi halinde yaklaşık 335 günlük askerlik borçlanması yapması gerektiğini söyleyen Erdursun, bunun bugünkü rakamlarla yaklaşık 166 bin liralık bir maliyet oluşturacağını ifade etti.

Ancak çalışmaya yıl sonuna kadar devam edilmesi halinde borçlanılması gereken gün sayısının azalacağını ve kişinin daha yüksek emekli aylığına hak kazanabileceğini belirten Erdursun, yapılan hesap sonucunda söz konusu kişinin Aralık ayına kadar çalışmaya devam etmeye karar verdiğini anlattı.

Erdursun, “Bir tarafta primlerini tamamlayamayanlar var, diğer tarafta emekliliği gelmiş ancak emekli aylığı düşük olanlar var. Brüt ücreti yüksek olanların ne zaman emeklilik başvurusu yapacağı da çok önemli. Bunları detaylı hesaplamak gerekiyor” dedi.

Yurt dışı borçlanması yapanlara Bağ-Kur uyarısı

Yurt dışında yaşayan vatandaşların yaptığı borçlanmalara ilişkin de önemli açıklamalarda bulunan Erdursun, 1 Ağustos 2019 sonrasında yapılan yurt dışı borçlanmalarının Bağ-Kur statüsüne sayılabildiğine dikkat çekti.

1996 yılında sigortalı olmuş ve yaklaşık 3 bin 458 prim günü bulunan bir vatandaş üzerinden örnek veren Erdursun, kişinin SSK şartlarıyla 5 bin 825 gün üzerinden emekli olmayı planladığını ancak yurt dışı borçlanmasının statüsünü değiştirebileceğini anlattı.

Erdursun, “Bu kişi 2 bin 367 günlük eksiğini yurt dışı borçlanmasıyla tamamlamak istiyor. Ancak yurt dışı borçlanması Bağ-Kur'a sayılırsa SSK'dan emekli olamaz. Bağ-Kur şartlarına geçer ve 5 bin 825 gün yerine 9 bin güne tabi olur” dedi.

Bu durumda kişinin tamamlaması gereken sürenin çok daha fazla olabileceğini belirten Erdursun, yaklaşık 5 bin 542 günlük borçlanmanın maliyetinin 2 milyon 745 bin liraya kadar çıkabileceğini söyledi.

“Milyonlarca lira ödemeden önce hesabınızı yapın”

Bu kadar yüksek tutarlı borçlanmaların mutlaka emeklilik hesabı yapılarak gerçekleştirilmesi gerektiğini vurgulayan Erdursun, kişinin milyonlarca lira ödeme yaptıktan sonra bağlanacak aylığın beklentisinin altında kalabileceğini söyledi.

Örnekteki kişinin yaklaşık 2 milyon 745 bin liralık ödeme sonrasında 23 bin 552 lira civarında emekli aylığı alabileceğini belirten Erdursun, aynı paranın farklı şekilde değerlendirilmesi halinde sağlayabileceği getirinin de hesaba katılması gerektiğini ifade etti.

Erdursun, “Bu hesaplamaları yapmadan, statünüzün değişip değişmediğini bilmeden bu kadar büyük paraları ödemeyin. Ödeyeceğiniz paranın size yararı var mı, yok mu? Kafanıza yatıyor mu, yatmıyor mu? Önce bunlara bakmak gerekir” dedi.

Emeklilik bağlandıktan sonra geri dönüş zor

Emekli olmak isteyenlerin başvuru öncesinde tüm hesaplamalarını tamamlaması gerektiğinin altını çizen Erdursun, emekli aylığı bağlandıktan ve ödeme yapıldıktan sonra kararın geri çevrilmesinin kolay olmadığını söyledi.

Erdursun, “Bu kadar büyük parayı yatırıp emekli olduktan, emekli aylığınız bağlandıktan ve ödeme hesabınıza yattıktan sonra ‘Maaşım düşük bağlandı, emekliliğimi iptal ettireyim, paramı geri alayım’ deme şansınız yok. Bunları emekli olmadan önce bilmeniz gerekiyor” ifadelerini kullandı.

“Emeklilik kişiye özeldir”

Özgür Erdursun, açıklamalarının sonunda emeklilik hesabında tek bir formül bulunmadığını, sigorta başlangıç tarihi, prim gün sayısı, çalışma statüsü, prime esas kazanç, askerlik veya doğum borçlanması ve yurt dışı süreleri gibi birçok unsurun birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Emeklilik hakkı gelen herkesin hemen başvuru yapmasının ya da prim günü eksik olan herkesin emeklilikten vazgeçmesinin doğru olmayabileceğini belirten Erdursun, bazı çalışanların birkaç ay daha çalışarak daha yüksek aylığa ulaşabileceğini, bazı kişilerin ise borçlanma yoluyla yıllar önce emekli olabileceğini söyledi.

Erdursun, özellikle EYT kapsamında olup primlerini tamamlayamayanlar ile yüksek ücret üzerinden çalışan ve emeklilik tarihi yaklaşanların karar vermeden önce kendi durumlarına göre ayrıntılı hesaplama yapmalarının büyük önem taşıdığını ifade etti.

Muhabir: Kadir Tamer