İnsanların evlerine kapandığı o uzun kış aylarında, meteorolojinin haritalarında en çok göze batan, rengi en koyu kırmızıya dönen yer ise şaşırtıcı bir şekilde turizm merkezleri değil, Ula ilçesi oluyor.
Ula Yağmura Teslim Oldu
Sessiz, sakin yapısı ve bisiklet dostu sokaklarıyla bilinen Ula, son dönemde Muğla'nın en çok yağış alan ilçesi unvanını omuzlamış durumda. Öyle ki, bazı günlerde metrekareye düşen su miktarı Marmaris ve Menteşe'yi bile gölgede bırakıyor. Daracık sokaklarda oluklardan akan sular, çatıları döven damla sesleri Ula halkının kış boyu en yakın arkadaşı haline geliyor. Sahil kesimindeki ilçeler sağanakla sadece birkaç gün boğuşurken, Ula'da toprak haftalarca durmaksızın suya doyuyor.

Çam Balı ve Ormanın Can Suyu
Muğla denilince o meşhur çam balını es geçmek olmaz. Ula ve çevresindeki kızılçam ormanlarının sağlıklı kalması, tamamen bu şiddetli kış yağmurlarına bağlı. Arıcılar için bu yağışlar, kovanların bahara ne kadar güçlü çıkacağının en net göstergesi. Ormanın o nemli dokusunda filizlenen bitkiler, hem doğanın kendi döngüsünü koruyor hem de yöre halkının en büyük geçim kaynağı olan bal üretimine adeta nefes aldırıyor. Yani yağan her damla, aslında o kavanozlara giren tatlı emeğin ta kendisi.
Yağmurla Yaşamanın Getirdiği Zorluklar
Tabii ki haftalarca güneş yüzü görmemek insanın ruh halini de, cebini de doğrudan etkiliyor. Çatısı akan bir teyzenin telaşı, tarlasındaki suyu tahliye etmeye çalışan çiftçinin çamur içindeki mesaisi bu yağmurların görünmeyen bedeli. Esnaf, müşteri gelmeyen dükkanında sobanın başında çayını yudumlarken, Muğla'nın o iki farklı yüzünü en derinden hissediyor. Bu eşsiz coğrafya, her sağanakla hem yoruluyor hem de bir sonraki yaza kendini taptaze bir şekilde hazırlamanın yollarını buluyor.
Kaynak: Haber Merkezi