Denizi, kumu ve doğasıyla nam salmış güneydeki bu güzel şehir, yılın farklı dönemlerinde birbirinden çok zıt iki farklı ulaşım profili çiziyor. Kışın son derece sakin bir tempoda ilerleyen günlük yaşam, havaların ısınmasıyla birlikte yerini bitmek bilmeyen bir araç hareketliliğine bırakıyor. Şehre dışarıdan gelen misafirlerin alışkanlıkları ve bölge insanının günlük rutinleri aynı sokaklarda buluştuğunda, ulaşım meselesi herkes için ortak bir çileye dönüşüyor. Bu durum sadece bir yerden bir yere gitmekten çıkıp, adeta insanların tatil keyfini veya iş hayatını doğrudan etkileyen devasa bir mekanizmaya dönüyor.
Sabahın Körü Değil, Öğleye Doğru Başlayan Akın
Büyükşehirlerde sabah 8 trafiği meşhurdur ama Muğla’nın tatil beldelerinde işler biraz farklı yürüyor. Bodrum, Marmaris veya Fethiye gibi noktalarda sabahın erken saatleri nispeten sakinken, asıl kıyamet saat 10:30 ile 12:00 arasında kopuyor. Otellerinden çıkıp en güzel kumsalda yer kapmak isteyen tatilciler, kiralık araçlarıyla veya kendi arabalarıyla sahil yollarına dökülüyor. Buna bir de yerel esnafın mal dağıtım kamyonetleri eklenince, o daracık yollarda ilerlemek insanın ömründen ömür çalıyor. Denize girme heyecanı, sıcak asfaltta egzoz kokusuna karışıyor.
Plaj Dönüşünde Yaşanan Akşamüstü Sendromu
Trafiğin en acımasız olduğu zaman dilimi hiç şüphesiz deniz dönüşü. Saat 17:30’dan itibaren güneşin etkisini azaltmasıyla birlikte plajlar boşalmaya başlıyor. Üzerinde tuzlu suyun ve güneşin yorgunluğu olan binlerce insan, duş alıp akşam yemeğine yetişmek için aynı anda kontak çeviriyor. Tek şeritli sahil yollarında kilometrelerce uzayan kuyruklar oluşuyor. Kliması sonuna kadar açık araçların içinde bekleyen insanların tatil neşesi, o bitmek bilmeyen dur-kalklar yüzünden yavaş yavaş yerini derin bir of çekmeye bırakıyor.
Merkezde Memur ve Öğrenci Rutini
Sahil kesimlerinde tatilciler bu çileyi çekerken, Muğla'nın merkez ilçesi Menteşe’de bambaşka bir hayat yaşanıyor. Üniversite öğrencilerinin ve kamu çalışanlarının ağırlıkta olduğu merkezde, klasik sabah 08:00 ve akşam 17:30 yoğunlukları göze çarpıyor. Üniversiteye çıkan rampa yollarda peş peşe sıralanan otobüsler ve özel araçlar, şehir merkezindeki o tarihi sokakların kapasitesini fazlasıyla zorluyor. Merkezdeki yerel halk, sahilin karmaşasından uzak olsa da kendi rutininde o yolları her gün arşınlıyor.
Gece Hayatının Yollara Taştığı O Gece Yarıları
Muğla trafiğinin belki de en ilginç yanı gece geç saatlerde yaşanan hareketliliktir. Gece 23:00’ten sonra eğlence mekanlarına, restoranlara veya açık hava konserlerine gitmek isteyenler yolları yeniden dolduruyor. Gündüz kumsalda yaşanan kalabalık, gece yarısı barlar sokağına veya marinaya inen yollara taşınıyor. Eğlenmeye çıkanların araçları mekanların önlerinde uzun kuyruklar oluştururken, park yeri bulamayıp dakikalarca tur atan sürücülerin çaresizliği şehrin hiç uyumadığının en büyük kanıtı oluyor.
Kaynak: Haber Merkezi