Muğla’da plastik atık yönetimi, kıyıların korunması ve turizm kaynaklı atık yükünün azaltılması için kentin farklı paydaşları aynı masada buluştu. Sıfır Atık Vakfı koordinasyonunda ve Muğla Valiliği himayesinde düzenlenen Türkiye Plastik Atık Çalıştayı Şehir Koordinasyon Toplantısı, Adana ve Mersin’in ardından üçüncü durağını Muğla’da gerçekleştirdi. Kamu kurumlarından yerel yönetimlere, üniversitelerden özel sektöre kadar geniş katılımla yapılan toplantıda özellikle plastiklerin denizlere ulaşmasının önlenmesi üzerinde duruldu. Muğla’da kayda alınan öneriler ise 31 Ağustos-1 Eylül 2026 tarihlerinde İstanbul’da düzenlenecek ortak akıl platformunun gündemine girecek.

Muğla plastik atık yönetiminde kıyıları önceliklendiriyor
Türkiye’nin önde gelen turizm merkezlerinden Muğla, Ege ve Akdeniz’e uzanan geniş kıyı şeridi nedeniyle plastik kirliliği açısından özel bir konuma sahip. Toplantının ana gündemlerinden birini de kentin plastik döngüsünün mevcut durumu oluşturdu. Plastik atıkların kaynağında azaltılması, ayrı toplanması, geri kazanılması ve yeniden kullanılması için sahadaki ihtiyaçlar değerlendirildi. Özellikle turizm hareketliliğinin yükseldiği dönemlerde oluşan atık miktarının etkin yönetimi üzerinde duruldu. İlçelerde yürütülen uygulamalar ve karşılaşılan sorunlar ele alınırken başarılı örneklerin yaygınlaştırılması da gündeme geldi.

Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş, Muğla ve Akdeniz kıyılarındaki plastik sorununa yalnızca atık yönetimi açısından bakılamayacağını söyledi. Ağırbaş, plastik kullanımının kaynağında azaltılması ve atıkların denizlere ulaşmasının engellenmesi gerektiğini belirtti. Denize karışan plastiklerin zamanla mikroplastiklere dönüşmesinin insan sağlığı ve turizm açısından risk oluşturduğuna işaret etti.
Muğla plastik atık mücadelesinde denizleri nasıl koruyacak?
Toplantıda karasal kaynaklardan gelen plastik atıkların kıyı ve deniz ekosistemlerine ulaşmasını engelleyecek yöntemlere ayrı bir başlık açıldı. Temizlik faaliyetlerinin tek başına yeterli olmadığı, atığın daha oluşmadan azaltılmasını sağlayacak sistemlere ihtiyaç duyulduğu değerlendirildi. Etkin toplama, yeniden kullanım ve geri dönüşümün birbirini tamamlayan süreçler halinde yürütülmesi gerektiği belirtildi. Ağırbaş, Fethiye-Kaş Deniz Milli Parkı ile Kuzey Ege Deniz Milli Parkı’na ilişkin koruma yaklaşımına da değindi. Denizlerin korunması ile plastik atık yönetiminin birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini vurgulayan Ağırbaş, korunan alanlara ulaşabilecek atıkların kaynağında engellenmesinin önemine işaret etti. Muğla Valisi İdris Akbıyık da plastik kirliliğinin kentleri ve denizleri ilgilendiren ortak bir sorun olduğunu söyledi. Plastiklerin ekolojik denge ve insan sağlığı üzerindeki etkilerine değinen Akbıyık, kamu kurumları ve belediyelerin çalışmalarının yanı sıra sivil toplumun ve vatandaşların sürece katılımının belirleyici olduğunu ifade etti.

Turizmde tek kullanımlık plastiklerin azaltılması gündemde
Muğla plastik atık yönetiminin bir başka ayağını turizm sektörü oluşturuyor. Yaz aylarında nüfusu ve ziyaretçi hareketliliği artan kentte, turizm işletmelerinin plastik tüketiminin azaltılmasında daha aktif rol üstlenmesi hedefleniyor. Toplantıda otel ve diğer turizm işletmelerinde tek kullanımlık plastiklerin azaltılması, yeniden kullanım modellerinin yaygınlaştırılması ve atıkların kaynağında ayrı toplanması üzerinde görüş alışverişi yapıldı. Geri kazanım süreçlerini güçlendiren iyi uygulamaların farklı işletmelere aktarılması da değerlendirilen seçenekler arasında yer aldı.
Bu yaklaşımın çevresel etkilerinin yanı sıra ekonomik boyutu da bulunuyor. Muğla’nın koylarının, kıyılarının ve diğer doğal varlıklarının korunması turizm ekonomisinin uzun vadeli sürdürülebilirliğiyle doğrudan ilişkili. Kaynakların tekrar ekonomiye kazandırılması ise döngüsel ekonomi modelinin yerelde güçlenmesine katkı sağlayabilir. Bu nedenle toplantıda kamu, turizm sektörü, sanayi, akademi ve sivil toplum arasındaki koordinasyonun artırılması öne çıkan başlıklardan biri oldu.
Muğla’nın önerileri İstanbul’daki plastik çalıştayına taşınacak
Muğla toplantısında ortaya çıkan ihtiyaçlar, görüşler ve çözüm önerileri yerel gündemle sınırlı kalmayacak. Çalışmalar, 31 Ağustos-1 Eylül 2026 tarihlerinde İstanbul’da gerçekleştirilecek “Türkiye Plastik Döngüsü Ortak Akıl Platformu – Plastik Döngüsünde Sürdürülebilir Gelecek Çalıştayı”na aktarılacak. İstanbul’daki buluşmada dört ana tematik blok altında 15 çalışma masası kurulması planlanıyor. Plastik üretimi ve tasarımından sürdürülebilir tüketime, geri kazanımdan mikroplastiklere kadar plastik döngüsünün farklı aşamaları değerlendirilecek. İnsan sağlığı, finansman, yönetişim ve uluslararası iş birliği de masadaki konular arasında bulunacak. Ayrıca denize kıyısı bulunan illerin valilerinin katılımıyla bir Valiler Oturumu gerçekleştirilecek. Adana ve Mersin’in ardından Muğla’da sürdürülen şehir koordinasyon toplantıları Antalya ile devam edecek. Kentlerden toplanan değerlendirmelerin İstanbul’daki platformda bir araya getirilmesi ve ardından Türkiye Plastik Döngüsü Sonuç Raporu için kullanılması hedefleniyor.
Plastik kirliliği COP31 iklim gündemiyle birlikte değerlendiriliyor
Şehir toplantıları aynı zamanda Türkiye’nin COP31 Başkanlığı hazırlıklarıyla bağlantılı bir çerçevede yürütülüyor. Sıfır Atık Hareketi’nin kurucusu ve Sıfır Atık Vakfı Onursal Başkanı Emine Erdoğan’ın öncülüğünde sürdürülen sıfır atık çalışmaları kapsamında plastik kirliliğinin önlenmesi ile döngüsel ekonominin geliştirilmesi birlikte ele alınıyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ve COP31 Başkanı Murat Kurum liderliğinde yürütülen hazırlıklarda da plastik kirliliğiyle mücadele, kaynak verimliliği ve döngüsel ekonomi iklim eyleminin başlıkları arasında değerlendiriliyor. Muğla’daki toplantıya Vali İdris Akbıyık, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Çevre Yönetimi Genel Müdürü Fatih Turan ve Sıfır Atık Vakfı Başkanı Samed Ağırbaş’ın yanı sıra kamu kurumları, belediyeler, üniversiteler, sanayi ve ticaret odaları, organize sanayi bölgeleri, sivil toplum kuruluşları ile özel sektör temsilcileri katıldı. Böylece sahadaki ihtiyaçların ulusal çevre ve iklim politikalarına aktarılması için farklı kesimlerin görüşleri aynı zeminde toplandı.
Muhabir: Aziz Şahin