Aydın’ın Kuşadası ilçesi Kadıkalesi Mahallesi’nde bulunan ve kazı çalışmaları 26 yıldır kesintisiz sürdürülen Kadıkalesi-Anaia’dan sevindiren haber geldi. Kazı başkanlığını Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi (MSKÜ) Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Suna Çağaptay’ın yürüttüğü arkeolojik alan, UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne girmeye hak kazandı.
Kadıkalesi-Anaia yerleşiminde Bizans Dönemi’ne ait kilise, vaftizhane, şapel ve Hıristiyan inancında şifa verdiğine inanılan ayazmalı, yani kutsal su kaynağına sahip bir altyapı bulunuyor.
Prehistorik dönemden Osmanlı’ya kadar uzanan geniş bir zaman diliminde yerleşim alanı olarak kullanılan bölgede, kazı çalışmaları sırasında açılan yarmalarda insan iskeletlerine de rastlandı.
Başvuru UNESCO tarafından kabul edildi
Kadıkalesi-Anaia Kazı Başkanı Doç. Dr. Suna Çağaptay tarafından, “Ceneviz Ticaret Yolunda, Akdeniz’den Karadeniz’e Kadar Kale ve Surlu Yerleşimler” dosyası kapsamında hazırlanan adaylık başvurusu Kültür ve Turizm Bakanlığına iletildi.
Ardından UNESCO’ya sunulan dosyanın değerlendirilmesi sonucunda Kadıkalesi-Anaia; Ceneviz, Bizans ve Aydınoğulları Beyliği dönemlerine ait mimari, arkeolojik ve ticari verileriyle üstün evrensel değere sahip bulundu ve UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne alındı.
Kadıkalesi-Anaia’nın listeye dahil edilmesiyle birlikte Türkiye’den UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde bulunan kültür varlığı sayısı 81’e yükseldi.

“Uluslararası tanınırlığı artıracak”
Kazı Başkanı Doç. Dr. Suna Çağaptay, gelişmenin hem bilim dünyası hem de MSKÜ açısından önemli olduğunu belirtti. Başvurunun 20 Nisan’da yapıldığını, UNESCO tarafından ise 22 Temmuz’da kabul edildiğini ifade eden Çağaptay, şunları söyledi:
“Kadıkalesi-Anaia’nın UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne kabul edilmesi bizleri son derece mutlu etti. Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi olarak uzun yıllardır bilimsel bir anlayışla sürdürdüğümüz kazı çalışmalarının uluslararası düzeyde karşılık bulması, üniversitemizin kültürel mirasın korunması ve tanıtılmasına sunduğu katkının önemli bir göstergesidir.”
Çağaptay, UNESCO sürecinin kazı alanına yönelik uluslararası iş birlikleri ve sponsorluk imkanlarını artıracağını, alanın korunmasına yönelik çalışmaları güçlendireceğini belirterek, gelişmenin Kadıkalesi-Anaia ve bölgenin uluslararası tanınırlığına katkı sağlayacağını ifade etti.
Kaynak: Haber Merkezi