İYİ Parti Muğla Milletvekili Metin Ergun, Muğla’nın çevre, doğal kaynak, su yönetimi ve şehircilik alanındaki kritik sorunlarını TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda gündeme taşıdı. Ergun, Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’a Muğla’daki maden sahaları, orman yangınları, su krizi, imar izinleri, kentsel dönüşüm ve MUÇEV ile ilgili çok sayıda önemli soru yöneltti.
"Muğla'da dinamitlerle doğal çevre tahrip edilmekte"
İYİ Parti Muğla Milletvekili Metin Ergun, Muğla'nın yüzde 59'unun madenlere ruhsatlandırıldığını ve kontrolsüz patlamalar yüzünden doğal çevrenin zarar gördüğünü belirterek, "Bilindiği gibi Muğla ilimizin yüzde 59’u madenlere ruhsatlandırılmış durumdadır. Yıllardır Akbelen'den Beşparmak Dağları'na, Yatağan'dan Kavaklıdere'ye kadar kısacası topyekûn tüm Muğla'da madenler için binlerce endemik ağaç kesilmekte, zeytinler yok edilmekte, madenlerde ve taş ocaklarında kontrolsüz patlatılan dinamitlerle doğal çevre tahrip edilmekte ve hatta civar köylerdeki evler dahi zarar görmektedir. Bakanlığınız maden ocakları ve taş ocaklarına yönelik denetimlerini artıracak mıdır önümüzdeki dönemde? Yine bilindiği gibi en Muğla en fazla orman yangınına maruz kalan illerimizden birisidir. Bakanlığınız 2026 yılında Tarım ve Orman Bakanlığı'yla ortak şekilde orman yangınlarına karşı hangi önleyici tedbirleri alacaktır? Ayrıca Muğla ve ilçeleri yıllardır ağır bir susuzluk sıkıntısı çekerken bakanlığınız özellikle Bodrum gibi yerleşim yerlerinde hala imar izni vermeye devam etmektedir. Su krizi yaşayan Muğla'nın su ve altyapı sıkıntılarını çözmeden neden imar izni vermeye devam edilmektedir. Bakanlığın Muğla'daki su sıkıntısının kalıcı olarak giderilmesi için herhangi bir plan ve programı var mıdır? Yine deprem riski çok yüksek illerimizden biri olan Muğla için ayırdığınız kentten kentsel dönüşüm bütçesinin miktarı ne kadardır? Ve bu tutar kaç binanın kentsel dönüşümüne yetecektir" dedi.
Kıyı Yönetim ve Çevre Koruma Anonim Şirketi hakkında kamuoyundaki iddiaları Bakan Kurum'a ileten Ergun, şunları söyledi:
"Son olarak eski adıyla MUÇEV yeni adıyla Kıyı Yönetim ve Çevre Koruma Anonim Şirketi'yle ilgili kamuoyuna yansıyan çok sayıda şaibe iddiası vardır. Bu iddialar her geçen gün artmaktadır. Bu kurum kıyı alanlarının ihalesiz tahsisi, çevre tahribatı ve kıyılara halk erişiminin engellenmesi gibi iddialarla anılmaktadır sayın bakan. Buradan sormak isteriz. Kıyı Yönetim ve Çevre Koruma Anonim Şirketi söz konusu tahsisleri hangi usulle yapmaktadır? İhalesiz tahsis iddiaları doğru mudur?"



