Çalışma hayatına 8 Eylül 1999 tarihinden sonra başlayan sigortalıların erken emeklilik umutları Ankara'dan gelecek haberlere kilitlenmiş durumda. Geçtiğimiz yıllarda yasalaşan EYT düzenlemesi, sadece bir gün veya birkaç aylık farkla sisteme giren yüz binlerce kişiyi dışarıda bırakarak devasa bir mağdur kitlesi yarattı. Meclis'in tatile girmesine sayılı günlerin kaldığı şu dönemde, muhalefet partileri tarafından daha önce meclis sıralarına taşınan ancak henüz somut bir ilerleme kaydedilmeyen yasa tasarısına dair bekleyiş sürüyor. Çalışanlar, sosyal güvenlik sisteminde oluşan bu uçurumun yeni bir yasal düzenlemeyle kapatılmasını talep ediyor.

KADEMELİ EMEKLİLİK TABLOSU NASIL ŞEKİLLENECEK VE KİMLERİ KAPSAYACAK?

Kamuoyunda "Emeklilikte Tarihe Takılanlar" adıyla örgütlenen ve hak arayışlarını Kademeli Emeklilik Federasyonu çatısı altında birleştiren yurttaşların temel talebi, yaş şartının prim gün sayısına endekslenmesi yönünde. Mevcut öneri taslağına göre, 8 Eylül 1999 ile Nisan 2008 tarihleri arasında çalışma hayatına atılan sigortalıların 7000 prim gününü doldurmaları halinde maaş bağlanması hedefleniyor. Hazırlanan alternatif tabloya göre, EYT sınırını az farkla kaçıran ilk kademe grubundaki kadınların 45, erkeklerin ise 47 yaşında emekliliğe hak kazanması öngörülüyor. Sisteme giriş tarihi bir yıl daha geç olanlar için bu sınır kadınlarda 46, erkeklerde 48 olarak planlanırken; işe başlama yılına paralel olarak emeklilik yaşı da kademeli bir biçimde 65'e kadar uzanıyor.

SADECE BİR GÜNLÜK FARKLA 20 YIL UZAYAN ÇALIŞMA HAYATI

Sosyal güvenlik uzmanlarının da sıkça vurguladığı adaletsizliğin temelinde, 1999 yılının eylül ayındaki o kritik gün yatıyor. Aynı yaşta olup aynı sürede prim ödeyen iki vatandaştan biri sadece 8 Eylül'den önce işe girdiği için 38-40'lı yaşlarında emeklilik hakkı elde ederken, 10 Eylül girişli olan diğeri tam 17 ila 20 yıl daha fazla çalışmak zorunda bırakılıyor. Bu durum sadece emeklilik süresini uzatmakla kalmıyor, aynı zamanda istihdam piyasasında da haksız rekabete yol açıyor. Geçim derdindeki ileri yaşlı çalışanlar yüksek sigorta maliyetleri nedeniyle iş bulmakta zorlanırken, işverenler düşük maaş beklentisi olan genç EYT'li emeklileri istihdam etmeyi tercih ediyor.

EKONOMİK BİLANÇO VE BAKAN ŞİMŞEK'İN AÇIKLAMALARI

Milyonlarca kişi yeni bir yasa beklerken, hükümet kanadı meselenin bütçeye getireceği devasa yüke dikkat çekiyor. 2023 yılından bu yana yaklaşık 2,6 milyon kişinin faydalandığı EYT sisteminin maliyeti ekonomi yönetimini zorluyor. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in paylaştığı verilere göre, mevcut EYT düzenlemesinin yalnızca 2024 yılındaki faturası 724 milyar liraya ulaşarak Türkiye'nin milli gelirinin yüzde 2'lik dilimini yuttu. Aktif çalışanların pasif emeklileri finanse ettiği sosyal güvenlik ekosistemindeki bu sert denge kaybı, ekonomi kurmaylarının yeni bir erken emeklilik paketine temkinli yaklaşmasına sebep oluyor.

Kaynak: Haber Merkezi