
Muğla’nın Menteşe ilçesinde son haftalarda etkili olan şiddetli yağışlar, kuraklıkla boğuşan topraklara adeta can verdi. Ancak bu yağmurların en dikkat çekici sonucu, Düğerek Mahallesi’nde saklı bir hazineyi yeniden suyla buluşturdu. Yıllardır az miktarda su tutabilen ve artık geçmişteki görkeminden uzak kalan Düğerek Mahallesi girişindeki çayır alanı, doğanın cömertliğiyle eski ihtişamına dönmenin sinyallerini veriyor. Kentin çok az kişinin bildiği bu çayırın, yeniden suyla hayat bulma hikayesini sizler için derledik…
Muğla’nın Menteşe ilçesine bağlı Düğerek Mahallesi girişinde bulunan çayır alanı doğanın ve insanın bir arada uyum içinde yaşadığı nadir örnek bölgelerden biri olarak öne çıkmaktadır. Mahalle girişindeki “Çayır” alanı yıl boyunca farklı işlevler üstlenen verimli bir alan olarak kullanılır. Kış aylarında yağmur sularının birikerek çayır haline gelen bu bölge, yaz aylarında ise geçmiş yıllarda tütün şimdiki zamanda ise diğer tarımsal ürünlerin üretildiği tarlalar olarak kullanılmaktadır. Düğerek Mahallesi sınırlarında yer alan bu bölge sadece tarımsal faaliyetler için değil, aynı zamanda Türkiye’nin çıkılmayıp inilen tek yaylası olan Karabağlar Yaylası’na hayat vermesiyle de tanınır.

3 düden bulunuyor
Düğerek Çayırı’nın en dikkat çeken özelliklerinden biri, suyun yeraltına yönlendirilmesini sağlayan üç doğal düdendir. Kış aylarında düden kapaklarının kapalı tutulmasıyla birlikte çayırda biriken sular, hem doğal bir su birikintisi oluşturur hem de bölgenin görsel zenginliğine katkıda bulunur. Bahar aylarında, özellikle Nisan ayında düden kapakları açılarak bu sular yeraltına yönlendirilir. Bu süreç, Karabağlar Yaylası’ndaki yaklaşık 3.500 su kuyusunun dolmasını sağlar ve bölgedeki tarımsal üretim için kritik bir kaynak oluşturur.

Yaylaya Hayat Veren Yeraltı Suları
Düdenlerden yeraltına inen sular, yaz aylarında Karabağlar Yaylası’ndaki tarım alanlarına hayat verir. Bu doğal su döngüsü sayesinde yaylada sebze ve meyve üretimi yapılır, bağlar ve bahçeler canlanır. Özellikle yazın sıcak ve kurak geçen günlerinde, bu su kaynakları bölgedeki tarımsal üretim için vazgeçilmezdir. Karabağlar Yaylası’nda düdenler aracılığıyla gerçekleşen bu su döngüsü, sadece tarımsal üretimi değil, aynı zamanda bölgenin serin iklimini ve doğal dengesini de korur.

Eski günler hatıralarda kaldı
Ancak, son yıllarda düdenlerin işlevi tam anlamıyla yerine getirilemiyor. Çayır alanının bulunduğu bölge civarına evlerin yapılmasıyla birlikte bölgede bulunsan ‘3 Düden Kapaklarının’ kapatılmaması sonucu çayırda su tutulması geçmiş yıllara nazaran azalmaya başlamıştır. Özellikle son yıllarda iklim değişikliği sebebiyle Muğla’ya düşen yağış miktarının azalmasının yanında düden kapaklarının 12 ay boyunca açık tutulması yeraltı su seviyelerinde belirgin bir düşüşe neden oldu. Ayrıca, Karabağlar Yaylası’nda artan çim ekimi, derin artezyen kuyularının açılması ve yüzme havuzları gibi su tüketimini arttıran uygulamalar, bölgedeki su kaynakları üzerinde ciddi bir baskı oluşturmakta. Bu gelişmeler, sadece su kaynaklarını değil, bölgenin ekosistemini de olumsuz yönde etkilemeyen unsurlar olarak karşımıza çıkmaya başladı. Düğerek Mahallesi’nin serin iklimi, artan su tüketimi ve yeraltı su seviyelerindeki düşüş nedeniyle tehlike altına giriyor. Tarımsal üretim faaliyetleri de bu durumdan olumsuz etkileniyor ve yerel halkın geçim kaynakları risk altına giriyor.

Çayırdaki Suların Kadın Azmağına Kadar Ulaştığı iddiası
Bu arada Düğerek Çayırında biriken daha sonra burada ki düdenler vasıtası ile yer altına alınan çayır sularının Kadın Azmağına ulaştığına dair çeşitli iddialarda bulunmaktır. Bu tür iddiaların ortaya çıkmasındaki en önemli durum ise geçmiş yıllarda çayırdaki suların nereye aktığını tespit edebilmek amacıyla vatandaşların yaptığı bazı girişimlerden kaynaklanıyor. Halk arasında anlatılan bir hikayeye göre, çok uzun bir zaman önce çayır bölgesinde bulunan düdenlere aynı zamanda içi saman dolu çuval atılmıştır. Bu çuvalların 20 ile 26 günlük zaman dilimi içerisinde Akyaka Mahallesi’nde bulunan ve suları Gökova Körfezine dökülen Kadın Azmağında görüldüğü söylenir. Bu tür hikayeler, bölgenin su kaynaklarının birbirine nasıl bağlı olduğunu ortaya koyuyor ve doğanın büyüleyici işleyişine ışık tutuyor.
Bir Mirası Yaşatmak
Düğerek Mahallesi’nin çayır alanı ve düdenleri, sadece bölge halkı için değil, Muğla’nın doğa mirası için de bir sembol niteliğindedir. Bu eşsiz doğal yapıların korunması, hem insan hem de doğa için sürdürülebilir bir geleceğin anahtarıdır.


