“Tarım, Gıda Güvenliğinin ve Ülke Bağımsızlığının Temelidir”
Ali Şimşek konuşmasında, tarımın Türkiye için yalnızca ekonomik değil aynı zamanda stratejik bir sektör olduğunu vurguladı. Tarım sektörünün, yaşanan tüm olumsuzluklara ve kırsal nüfusun yaklaşık yüzde 7 seviyesine gerilemesine rağmen yaklaşık 5 milyon kişiye istihdam sağladığını ve 86 milyona ulaşan nüfusun gıda ihtiyacını karşıladığını ifade etti. Tarımın; bitkisel ve hayvansal üretimden hasada, işleme ve paketlemeye kadar bilimsel bir alan olduğunu belirten Şimşek, gıda güvenliği, toplum sağlığı, kırsal kalkınma ve ülke bağımsızlığının tarımla doğrudan ilişkili olduğunu dile getirdi.

“Pandemi ve Savaşlar Tarımın Milli Güvenlik Olduğunu Gösterdi”
Pandemi ve küresel savaşların tarımın önemini bir kez daha ortaya koyduğunu belirten Şimşek, birçok ülkede tarım ve gıdanın “milli güvenlik meselesi” olarak ele alındığını söyledi. Şimşek, parası olsa bile ithalat yapılamayacak durumların yaşanabileceğine dikkat çekerek, üretimin planlanması ve stoklu üretimin zorunlu hale geldiğini ifade etti.
Neoliberal Politikalar ve Küresel Sermaye Eleştirisi
Tarımsal üretimin tüm aşamalarının küresel sermaye tarafından kontrol edildiğini savunan Ali Şimşek, 1980 sonrası uygulanan neoliberal tarım ve gıda politikalarının çiftçiyi yoksullaştırdığını, halkı ise açlık riskiyle karşı karşıya bıraktığını söyledi. Bu politikalar sonucunda üreticinin gelir elde edemez hale geldiğini ve köyden kente göçün hızlandığını dile getirdi.
Tarım Alanları Azalıyor, Gıda Güvencesi Tehlikede
Şimşek, nüfus artarken tarım alanlarının plansız kentleşme, sanayi, madencilik, enerji projeleri ve turizm baskısıyla her geçen gün azaldığını vurguladı. Toprağın yerine konulamayan bir doğal varlık olduğuna dikkat çeken Şimşek, tarım alanlarının kaybının gelecek nesillerin gıda güvencesini tehdit ettiğini söyledi.

Muğla İkizköy halkı Yeniköy-Kemerköy Termik santrallerine yakıt sağlayan linyit madeni sahasını genişletilmesi için yok edilmek istenen AkbelenOrmanını 2019 dan bu yana savunuyor. Bu süre boyunca şireket tarafından suları kesildi madende açılanan köylüler işsizlik baskısı gördü nöbet alanlarına jandarma tarafından müdahale edildi Şuanda Akbelen ormanları yok edildi patlamalar devam etmektedir.
"Bilimsel olarak hiçbir dayanağı yoktur"
Zeytin ağacının taşınmasının bilimsel bir dayanağı olmadığını söyleyen Şimşek, "Zeytinlik, orman ve meraların madencilik faaliyetlerine açılmasının önünü açan torba kanun teklifi ile madencilik faaliyeti içerisinde kalan zeytinlikalanlardaki zeytin ağaçlarının taşınması gündeme geldi zeytin ağacı teorik olarak taşınabilir olsa da bilimsel olarak hiçbir dayanağı yoktur" dedi.
"Zeytin, altındaki madenden daha değerlidir
Zeytinin her iklimde yetişmediğini ve madenden daha değerli olduğunu söyleyen Ali Şimşek:
"Zeytinlerin bir yerden bir yere nakli zor meşakkatli ve çok maliyetli bir iştir. Binlerce zeytin ağacının uygun şekilde, uygun zamanda, uygun koşullarda ve uygun yerlere naklinin uygulanabilirliği yoktur. Zeytin her iklimde yetişen bir ağaç değildir sınırlı bölgelerde yetiştiğinden için nakledilecek tarım arazisi de bulmakta oldukça zordur. Zeytini taşımak minareyi çalan kılıfına uydurur derlerya işte tamda öyledir zeytinleri sökecekler, zeytinlikleri yok edecekler kamuoyundaki tepkiyi azaltmak zaman kazanmak için yapılmıştır. Bu kılıf uydurmadır. Bununla ilgili olarak odam hukuki ve eylemsel mücadelemiz devam etmektedir. Maden, kömür yatakları sahip olduğu rezervle, onu çıkaracak şirketin karı ile sınırlıdır. Kutsal ağaç olarak kabul edilen barışın ve ölümsüzlüğün simgesi zeytin ise binlerce yıldır bu toprakların en önemli gelir kaynağı, zenginliğidir. Her fırsatta söylediğimiz gibi toprağın üstündeki zeytin, altındaki madenden daha değerlidir."
Yine Bayır Deştinde Yapılmaya başlanan çimento fabrikası direniş ve mücadele ile Mahkeme kararı ile durdurulmuştur. Deştinde yapılacak olan çimento fabrikası o bölgede yer alan sulama baraj ve göletlerine, tarım arazileri zeytinlikler ve doğa çevreye dönüşü olmayan zarar verecektir. Ayrıca Muğla- Yatağan Karayolu trafiğinin yoğunluğu da artacak bölgede can ve mal güvenliği de tehlikeye girecektir. Muğla’da çimento fabrikasına ihtiyaçta yoktur çünkü yanımızda Denizli’de ve Aydın-Söke’de çimento fabrikaları vardır. Turizm şehri olan Muğla’ya termik santralleri yokmuş gibi birde çimento fabrikası geri dönüşü olmayan zararlar verecektir.
Bizler mesleğimizi bilimden, üretimden ve toplumdan yanan kullanan bir mücadele geleneğinin sürdürücüsüyüz. Bu anlayışla TMMOB`nin eşitlikten, özgürlükten, demokrasiden, barıştan, laiklikten, bağımsızlıktan yana tavrını korumaya, geliştirmeye, güçlendirmeye devam edeceğiz.
Ali Şimşek açıklamasının sonunda şunları söyledi:
"Bu memleketin geniş toprakları, zengin ekolojik olanakları ve çok sayıda nitelikli teknik personeli, tarım sektörünün bugün içinde bulunduğu sorunlu tabloyu, üreten ve hakça bölüşen yeni bir tabloya dönüştürmek için yeterli zemine sahiptir. Türkiye, tarım sektörüne gereken kaynağın aktarılması, etkin kamu yönetimi ve doğru politikaların uygulanması halinde açığı olan tarımsal üretimini birkaç yıl içinde kapatabilecek bir ülkedir. Ziraat Mühendisleri Odası bu hedefe ulaşabilmek için üzerine düşen katkıyı yapmaya her zaman hazırdır. Bu düşüncelerle Genel Kurulumuzun ülkemize ve tarım sektörüne genelde ve yerelde yararlı sonuçlar üretmesini dileyerek hepinize katılımlarınızdan dolayı teşekkür ediyor saygılarımı sunuyorum."
Ziraat Mühendisleri Odası Muğla Şubesi'nin yönetim kurulu şu isimlerden oluşuyor:
Ali Şimşek, Bahadır Tamer, Mutlu Çokyüce Özcan, Evrim Yüksel, İskender Kıy, Öznur Akyüz, Selim Ünal.




