Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi’nde gerçekleştirilen yazar-okur buluşması, edebiyat ve kültür dünyasını aynı masada buluşturdu. Metinbilim Enstitüsü Derneği ile MSKÜ Metinbilim Topluluğu iş birliğinde düzenlenen etkinlikte yazar Aziz Deniz, geçtiğimiz yıl yayımlanan “Nasturi Güneşi Arzella” adlı romanı üzerine öğrenciler ve akademisyenlerle kapsamlı bir söyleşi gerçekleştirdi. Yoğun ilgi gören buluşmada roman yalnızca edebi yönüyle değil, taşıdığı tarihsel ve folklorik katmanlarla da ele alındı.
Romanın Merkezinde Mezopotamya’nın Hafızası Vardı
MSKÜ Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü öğrencisi Sevda Ersoy’un sunuculuğunu yaptığı etkinlikte, aynı bölüm öğrencilerinden Rabia Ataş yönlendirici olarak yer aldı. Söyleşide Aziz Deniz, romanın ortaya çıkış sürecinden karakterlerin inşasına kadar birçok detayı katılımcılarla paylaştı.
Yazar Deniz, memleketine dönüş yapan Şahin karakterinin geçmişe duyduğu merak üzerinden şekillenen hikâyenin, yaklaşık 700 yıllık kültürel birikimin izlerini taşıdığını belirtti. Romanın merkezine efsanevi bir figür olarak Arzella’yı yerleştirdiğini söyleyen Deniz, anlatının yalnızca bireysel bir hikâye olmadığını, aynı zamanda bir coğrafyanın hafızasını taşıdığını ifade etti.
Nasturi Kültürü ve Kadim İnançlar Romanın Omurgasını Oluşturdu
Söyleşide özellikle Nasturi kültürünün romandaki yansımaları dikkat çekti. Katılımcılarla yapılan değerlendirmelerde, yöreye ait geleneksel kıyafetler, “üç etek”, “edik” ve kutnu kumaşı gibi kültürel unsurların anlatıya nasıl işlendiği üzerinde duruldu.
Roman içerisinde kullanılan renkler ve sayıların sembolik anlamları da konuşmanın önemli başlıkları arasında yer aldı. Ayrıca ağaç kültürü, doğa-insan ilişkisi, mimaride yer alan hayvan motifleri ve Mezopotamya’daki çok katmanlı inanç sistemi üzerine yapılan tespitler, etkinliği sıradan bir kitap söyleşisinin ötesine taşıdı.
Katılımcılar, Mardin ve Turabdin bölgesinin tarih boyunca taşıdığı inanç çeşitliliğinin romanda güçlü şekilde hissedildiğini ifade etti. Romanın, yalnızca olay örgüsüyle değil, mekân kullanımıyla da tarihsel bir atmosfer oluşturduğu belirtildi.
Gılgamış’tan Mem û Zîn’e Uzanan Kültürel Yolculuk
Etkinlikte, romanda yer alan Nuh Tufanı anlatıları, Mem û Zîn hikâyesi ve Gılgamış Destanı gibi kadim anlatıların kültürel hafızayı yeniden canlandırdığı vurgulandı. Yörenin yemek kültüründen gündelik yaşam detaylarına kadar pek çok unsurun romana dahil edilmesinin, eseri aynı zamanda kültürel bir arşiv niteliğine taşıdığı ifade edildi.
Söyleşinin sonunda yapılan değerlendirmede “Arzella” romanının, Mezopotamya coğrafyasının binlerce yıllık kültürel birikimini taşıyan önemli bir eser olduğu görüşü paylaşıldı. Halk kültürü ögelerinin yalnızca bilgi vermek amacıyla değil, anlatının estetik yapısını oluşturan temel unsurlar olarak kullanıldığına dikkat çekildi.
Akademisyenler ve Öğrencilerden Yoğun İlgi
Program, Aziz Deniz ile moderatör Rabia Ataş’a teşekkür ve katılım belgelerinin takdim edilmesiyle sona erdi. Öğretim üyeleri ve öğrencilerin yoğun katılım gösterdiği etkinlik, üniversitede edebiyat ve kültür eksenli yeni buluşmaların da habercisi oldu.






