Kanun öncelikle geride kalan dul eşi ve çocukları kanatları altına alıyor. Anne ve babanın bu haktan yararlanabilmesi ise öyle her isteyenin kolayca geçebileceği bir kapı değil, adeta ince eleyip sık dokuyan kurallara bağlanmış durumda.
Artan Hisse Olmadan Maaş Bağlanmıyor
Sistemin en can alıcı kuralı "artan hisse" meselesidir. Vefat eden sigortalının geride eşi ve çocukları varsa, onlara düşen paylar hesaplandıktan sonra kasada hâlâ dağıtılmayı bekleyen bir pay kalması gerekiyor. Eğer eş ve çocuklar aylığın tamamını tüketiyorsa, 65 yaşın altındaki anne ve babaya maalesef kurul kararıyla aylık çıkmıyor. Yani SGK dosyayı masaya yatırdığında ilk olarak geride kalanların payına ve artan hisse olup olmadığına bakıyor.

Cebinizdeki Para ve Diğer Çocuklar Kritik Rolde
Diyelim ki artan hisse engeli aşıldı, bu sefer de ekonomik durum mercek altına alınıyor. Anne ve babanın evine giren her türlü kazanç, net asgari ücretin altındaysa bir umut doğuyor. Üstelik diğer çocuklardan gelen başka bir gelir veya maaş varsa bu durum da bütün denklemi altüst edebiliyor. SGK, sadece evlat acısı çeken bir ailenin hüznüne değil, bütçesinin her kuruşuna tek tek bakarak karar veriyor.
65 Yaş Sınırı Olanları Nasıl Etkiliyor?
Peki ya takvim yaprakları ilerleyip yaş 65'i geçtiğinde durum değişiyor mu? Kanun, ileri yaştaki anne ve babalar için insani bir istisna tanıyor ve 65 yaşını dolduranlarda "artan hisse" şartını tamamen aralamıyor. Yaşlılıkta gelir kazanma kapısı kapanan aileler bu sayede biraz olsun nefes alıyor. Ancak yine de gelir testinden ve diğer sosyal güvenlik süzgecinden geçmek şart olmaya devam ediyor. Her dosya kendi içinde ayrı bir hikaye barındırdığından, komşunuzun aldığı maaş sizin için garanti bir emsal oluşturmuyor. Hak kaybı yaşamamak için evrakları eksiksiz hazırlayıp doğrudan kuruma başvurmak en doğrusu.
Kaynak: Haber Merkezi