Muğla’nın Menteşe ilçesinde “Eski Muğla” olarak bilinen tarihi mahalleler, geleneksel mimarisi ve koruma çalışmalarıyla ayakta kalmaya devam ediyor. Beyaz badanalı evler, kırmızı kiremitli çatılar ve özgün bacalar, sadece geçmişin değil, Muğla’nın yaşayan kimliğinin de en güçlü simgesi olarak varlığını sürdürüyor.
Muğla’nın Menteşe ilçesinde yer alan ve halk arasında “Eski Muğla” olarak anılan tarihi yerleşim alanı, yıllara meydan okuyan mimarisiyle dikkat çekiyor. Kentsel sit alanı statüsünde bulunan bu bölgedeki geleneksel Muğla evleri, yürütülen koruma ve restorasyon çalışmaları sayesinde özgün yapısını kaybetmeden günümüze ulaşıyor. Bu evler, yalnızca geçmişin izlerini taşıyan yapılar değil, aynı zamanda Muğla’nın kültürel hafızasının canlı bir parçası olarak varlığını sürdürüyor.

Bu evleri farklı kılan mimari detaylar ne?
Menteşe’nin dar ve taş döşeli sokaklarında sıralanan beyaz badanalı evler, kırmızı kiremitli çatılar ve kendine özgü bacalarıyla hemen fark ediliyor. Ahşap işçiliğinin öne çıktığı yapılarda, geniş avlular yani yerel adıyla “hayat”, hem sosyal yaşamın hem de aile kültürünün merkezi olarak dikkat çekiyor. Bu mimari yapı, Muğla’nın sadece bir yerleşim alanı değil, aynı zamanda güçlü bir yaşam geleneğine sahip olduğunu gösteriyor.
Evlerin planlamasında kullanılan doğal malzemeler, bölgenin iklim koşullarına uyum sağlarken, estetik ve işlevselliği bir arada sunuyor. Bu özellikler sayesinde Muğla evleri, Türkiye’de korunmuş en özgün sivil mimari örnekleri arasında gösteriliyor.
Saburhane neden Muğla’nın en önemli tarihi noktalarından biri?
Tarihi dokunun en yoğun hissedildiği yerlerin başında Saburhane Meydanı ve çevresi geliyor. Bu bölgede yer alan evler, Menteşe Belediyesi ve ilgili kurumların gözetiminde titizlikle korunuyor. Restorasyon çalışmalarında yapıların özgün dokusuna sadık kalınması, bölgenin “açık hava müzesi” niteliğini korumasını sağlıyor.
Mahalle sakinlerinin de sürece aktif katkı sunması, bu tarihi alanın sadece korunmasını değil, aynı zamanda yaşamaya devam etmesini mümkün kılıyor. Eski yapılar, fonksiyonlarını kaybetmeden modern yaşamla uyumlu hale getiriliyor. Böylece hem geçmiş korunuyor hem de bugünün ihtiyaçlarına cevap veriliyor.

Muğla’nın turizm kimliği sadece sahillerden ibaret değil
Menteşe’deki tarihi mahalleler, Muğla’nın yalnızca deniz turizmiyle sınırlı olmadığını gösteren en önemli örneklerden biri. Her yıl binlerce yerli ve yabancı ziyaretçi, bu eşsiz mimariyi yakından görmek için bölgeye geliyor. Tarihi sokaklarda yapılan yürüyüşler, ziyaretçilere adeta zaman yolculuğu hissi yaşatıyor.
Bu yapıların korunması, sadece turizm açısından değil, aynı zamanda Muğla’nın kimliğinin korunması açısından da büyük önem taşıyor. Uzmanlar, bu mimari mirasın gelecek nesillere aktarılmasının kentin kültürel sürekliliği açısından kritik olduğunu vurguluyor.

Bu neden önemli?
Muğla evleri, bir şehrin geçmişle bağını koparmadan nasıl geleceğe taşınabileceğinin en somut örneklerinden biri. Bu yapıların korunması, sadece binaların değil, bir yaşam biçiminin ve kent hafızasının korunması anlamına geliyor.
Öte yandan, son yıllarda artan restorasyon çalışmaları ve koruma bilincinin güçlenmesi, Muğla’nın tarihi dokusunun geleceği açısından umut veriyor. Saburhane ve çevresindeki evler, yalnızca bugünün değil, yarının Muğla’sını da şekillendirmeye devam edecek.





