Yatağan’da izsiz cerrahi dönemi: vNOTES yöntemi uygulanıyor
Yatağan’da izsiz cerrahi dönemi: vNOTES yöntemi uygulanıyor
İçeriği Görüntüle

Bu ışıltılı ve kalabalık vitrinin hemen arkasında, çam ormanlarının derinliklerinde ve yüksek rakımlı yaylalarda bambaşka bir yaşam akıp gidiyor. Kıyı bandındaki baş döndürücü hızın aksine, iç kesimlerdeki bazı yerleşim yerleri, yıllara meydan okuyan dinginliği, değişmeyen sokakları ve durağan nüfus yapılarıyla adeta zamanın durduğu hissini uyandırıyor.

SAHİL ŞERİDİNDEN UZAKLAŞTIKÇA DEĞİŞEN MANZARA

Muğla'nın nüfus dağılım haritası incelendiğinde, denize kıyısı olan ilçeler ile iç bölgeler arasında keskin bir ayrım göze çarpıyor. Bodrum, Fethiye ve Marmaris gibi ilçeler, hem yerel halkın hem de yerleşik yabancıların talebiyle nüfus patlaması yaşarken, haritanın dağlık ve iç kısımlarında yer alan bölgelerde çok daha mütevazı rakamlar söz konusu. Turizm gelirlerinin kıyı bölgelerinde yoğunlaşması, iş imkanlarının bu yöne kaymasına neden olurken, iç bölgelerde tarım, ormancılık ve madencilik etrafında şekillenen geleneksel bir ekonomi modelini zorunlu kılıyor. Bu sosyoekonomik farklılık, gençlerin iş bulmak amacıyla kıyı ilçelerine göç etmesini tetikleyerek, iç bölgelerin demografik olarak daha da zayıflamasına zemin hazırlıyor.

Kavaklıdere.genel .1.Eb

KAVAKLIDERE MUĞLA'NIN EN TENHA NOKTASI

En son yayımlanan resmi istatistiklere göre, Muğla'nın nüfus açısından en küçük ilçesi 10 bin 854 kişilik mevcuduyla Kavaklıdere oldu. Menteşe Dağları'nın arasına gizlenmiş, ormanlarla çevrili bu yemyeşil ilçe, Muğla'nın genel turistik imajından çok uzak, kendine has bir karaktere sahip. Deniz seviyesinden oldukça yüksekte konumlanan Kavaklıdere, serin iklimi, zengin mermer yatakları ve asırlık bakırcılık geleneğiyle biliniyor. Turist kafilelerinin uğramadığı, devasa otellerin bulunmadığı bu bölgede, halk geçimini büyük ölçüde mermer ocakları, orman işçiliği ve tarımdan sağlıyor. Kavaklıdere'nin bu izole yapısı, onu Muğla'nın betonlaşmadan en çok korunan, havası en temiz ve geleneksel mahalle kültürünün en canlı yaşandığı köşelerinden biri haline getirmiş durumda.

DOĞAYLA İÇ İÇE BİR YAŞAM TERCİHİ

Kavaklıdere'de nüfusun az olması, burada yaşayanlar için aslında bilinçli bir yaşam tarzını ifade ediyor. Trafik gürültüsünün, hava kirliliğinin veya güvenlik endişelerinin minimum seviyede olduğu ilçe, doğayla bütünleşik, huzurlu bir yaşam vadediyor. Ancak madencilik sektörünün yarattığı istihdam dışında, alternatif iş kollarının yetersiz olması, üniversite eğitimi için dışarı giden gençlerin geri dönmemesine yol açıyor. İlçenin köklü bakırcılık zanaatının turistik bir değere dönüştürülmesi ve doğa sporları, yayla turizmi gibi alternatif projelerin hayata geçirilmesi, Kavaklıdere'nin demografik kan kaybını durdurabilecek ve ilçeye yeni bir vizyon kazandırabilecek stratejiler olarak bölge halkı tarafından sıkça dile getiriliyor.

Kaynak: Haber Merkezi