Afrika levhasının, Anadolu levhasının altına doğru daldığı "Helen Yayı" adı verilen devasa yitim zonu, Muğla'nın güney açıklarında yer almakta ve kentin sürekli olarak beşik gibi sallanmasına neden olmaktadır. Bu okyanusal dalma-batma mekanizması, hem karadaki fayları sürekli tetiklemekte hem de kıyı şeridinde geçmiş çağlarda yaşanmış devasa tsunamilerin kaynağını oluşturmaktadır.

Helen Yayı ve Güneybatı Anadolu Çöküntü Sistemi

Muğla coğrafyasındaki deprem üreten kaynaklar tek bir düzlemde ilerlemez; aksine bölge, "Güneybatı Anadolu Graben Sistemi" olarak adlandırılan ve yerkabuğunun farklı yönlere doğru gerilip parçalandığı bir yapıya sahiptir. Dağlık alanların arasına sıkışmış verimli ovalar ve denize açılan derin körfezler (örneğin Gökova Körfezi), aslında devasa fayların yeryüzündeki yansımalarıdır. Bu açılma ve gerilme rejimi, yörede sık sık 5.5 ile 6.5 büyüklüğü arasında sarsıntılar üreten normal fayları çalıştırmaktadır. 2017 yılında yaşanan Bodrum-Kos depremi, körfezdeki denizaltı faylarının ne kadar hızlı enerji boşaltabildiğini ve bölgesel hasar yaratabildiğini çok net bir biçimde gözler önüne sermiştir.

Muğla Tarihindeki En Büyük Deprem Açıklandı! Muğlada En Büyük Deprem Kaç Yılında Oldu?

Muğlaspor Play-Off Yolunda Kritik Maça Çıkıyor
Muğlaspor Play-Off Yolunda Kritik Maça Çıkıyor
İçeriği Görüntüle

Fethiye'den Bodrum'a Uzanan Aktif Kırıklar

MTA diri fay haritası Muğla için incelendiğinde, neredeyse hiçbir ilçenin sismik riskten muaf olmadığı görülür. Burdur'dan başlayıp Dalaman ve Fethiye sahillerine kadar uzanan devasa Fethiye-Burdur Fay Zonu, doğu ilçeleri için en büyük tehdit kaynağıdır. Batıya doğru gidildiğinde ise Gökova Fayı, Muğla merkez (Menteşe), Ula ve Marmaris ekseninde büyük bir sismik tehlike yaratır. Turizmin kalbinin attığı Datça ve Bodrum yarımadaları ise doğrudan Ege Denizi içindeki sismik kırıkların tehdidi altındadır. Yerbilimciler, özellikle yaz aylarında nüfusu milyonları bulan bu kıyı ilçelerinde, sadece binaların sağlamlaştırılmasının değil, aynı zamanda olası bir denizaltı depremi sonrası yaşanabilecek tsunami tehlikesine karşı tahliye planlarının da eksiksiz hazırlanması gerektiğine dikkat çekmektedir.

Kaynak: Haber Merkezi