Aracın mekanik limitlerini zorlamadan, yolla inatlaşmadan ilerlemek bütçeye nefes aldırmanın en doğal yöntemi olarak öne çıkıyor.
Virajlı Yollarda Ani Frenden Kaçının
Muğla'nın eşsiz güzelliklerine uzanan virajlı yollarda sürekli gaza basıp ardından sert fren yapmak, arabanın momentumunu tamamen öldürür. Her frenleme, aracı tekrar eski hızına kavuşturmak için sıfırdan yakıt harcamak demektir. İlerideki virajı veya trafiği önceden okuyarak ayağınızı gazdan çekip yavaşlamasına izin verirseniz, fren pedalına çok daha az ihtiyaç duyarsınız.
Camları Açmak Her Zaman Mantıklı Değil
Sahil yollarında ilerlerken o harika deniz havasını içeri doldurmak için camları sonuna kadar açmak harika hissettirir. Fakat hızınız 80-90 kilometrenin üzerine çıktığında, arabanın içine dolan hava devasa bir paraşüt etkisi yaratır. Rüzgarın geri çektiği otomobili yolda tutmak isteyen motor, ekstra güç üretmek için depodaki benzini sömürür. Yüksek hızlarda camları kapatmak en doğrusudur.
Rölantide Bekleme Huyunu Bırakın
Turistik bölgelerin yoğun trafiğinde veya birini beklerken motoru dakikalarca çalışır vaziyette bırakmak son derece yaygın bir hata. Aracın hareket etmediği her saniye yanan yakıt çöpe gidiyor demektir. Eğer duraklama süreniz bir dakikayı geçecekse kontağı tamamen kapatmak, hem çevreye duyarlı bir hareket hem de bütçeniz için sağlam bir adımdır.
Hız Sabitleyici İle Gelen Huzur
Geniş ve akıcı yollarda hızınızı sürekli ayakla ayarlamaya çalışmak dalgalanmalara yol açar. Bir hızlanıp bir yavaşlamak motorun çalışma ritmini bozar. Aracınızda hız sabitleyici (cruise control) sistemi varsa, düz yollarda bunu devreye sokmak yakıt enjeksiyonunu mükemmel bir dengeye oturtur. Böylece araç sabit bir tempoda ilerleyerek en ekonomik sürüşü yakalar.
Kaynak: Haber Merkezi