Muğla’da sağlık yatırımları ve Menteşe Devlet Hastanesi’nin geleceğine ilişkin tartışmalar sürerken üç kurumdan ortak açıklama geldi. Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Muğla İl Koordinasyon Kurulu, Muğla Tabip Odası ve Menteşe Kent Konseyi tarafından 5 Kasım 2026 Perşembe günü Menteşe Kent Konseyinde düzenlenen basın açıklamasında, kentin sağlık altyapısındaki eksiklikler ve yapılması planlanan 1.350 yataklı şehir hastanesi projesi değerlendirildi.
Üç kurum adına ortak açıklamayı Türk Tabipleri Birliği Muğla Tabip Odası Başkanı Dr. Çetin Erdolu okudu. Erdolu, Muğla’nın yeni sağlık yatırımlarına ihtiyaç duyduğunu ancak önceliğin Menteşe Devlet Hastanesi’nin yeniden etkin biçimde hizmet vermesine tanınması gerektiğini vurguladı.
“Muğla’da 10 bin kişiye yalnızca 17,2 hastane yatağı düşüyor”
Muğla’nın turizm nedeniyle yaz ve kış nüfusu arasında büyük farklılıklar bulunduğuna dikkat çeken Erdolu, ildeki hastane yatak kapasitesinin komşu illerle karşılaştırıldığında yetersiz kaldığını belirtti.
Ortak açıklamada paylaşılan 2025 yılı verilerine göre Muğla’nın 1 milyon 81 bin 867 kişilik nüfusuna karşılık toplam 1.863 hastane yatağı bulunuyor. Nüfusu 1 milyon 165 bin 943 olan Aydın’da 3 bin 468, nüfusu 1 milyon 61 bin 371 olan Denizli’de ise 2 bin 434 hastane yatağı yer alıyor.
Bu verilere göre 10 bin kişiye düşen hastane yatağı sayısı Muğla’da 17,2, Aydın’da 29,7 ve Denizli’de 22,9 olarak hesaplanıyor.
Erdolu, Muğla’nın yatak kapasitesinin Aydın’ın yaklaşık yüzde 58’i, Denizli’nin ise yüzde 75’i düzeyinde olduğunu belirterek şöyle konuştu:
“Bu açık, yatarak tedavi hizmetine erişimi güçleştirmekte, özellikle yoğun bakım yatağı yetersizliği acil durumlarda bile hizmetin aksamasına neden olmaktadır.”

“1.350 yataklı tek bir şehir hastanesi doğru model mi?”
Muğla’ya yeni bir hastane yapılmasının ihtiyaçların karşılanması açısından olumlu olduğunu ifade eden Erdolu, projenin kamu-özel iş birliği yerine genel bütçeden finanse edileceğinin belirtilmesini de olumlu karşıladıklarını söyledi.
Ancak hastanenin büyüklüğü ve tek merkezli yapısına ilişkin çekinceler bulunduğunu dile getiren Erdolu, şu soruyu yöneltti:
“Bu ihtiyaç, 1.350 yataklı tek bir şehir hastanesiyle mi karşılanmalıdır?”
Erdolu, büyük ölçekli hastanelerin yönetiminde ortaya çıkabilecek sorunlara dikkat çekerek tek merkezli modelin hizmet verimliliği, erişilebilirlik ve işletme sürdürülebilirliği yönünden ayrıntılı biçimde incelenmesi gerektiğini belirtti.
Hastane içerisindeki uzun mesafelerin özellikle yaşlı, engelli ve hareket kısıtlılığı bulunan hastalar açısından zorluk yaratabileceğini ifade eden Erdolu, yoğun hasta ve personel hareketliliğinin enfeksiyon kontrolünü güçleştirebileceğini, sağlık çalışanlarının iş yükünü artırabileceğini söyledi.
“Meslek odaları karar süreçlerine katılmadı”
Şehir hastanesinin planlanma sürecine ilişkin eleştirilerde de bulunan Erdolu, Muğla Tabip Odası’nın görüşüne yalnızca biçimsel düzeyde başvurulduğunu, TMMOB’a bağlı meslek odalarının görüşlerinin ise alınmadığını öne sürdü.
Sağlık yatırımlarının yalnızca yatak kapasitesi üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Erdolu, meslek örgütlerinin ve yerel yönetimlerin karar süreçlerine doğrudan katılması gerektiğini belirtti.
Deprem, yangın ve sel riskine dikkat çekti
Muğla’nın deprem, orman yangını ve sel gibi afetlerle karşı karşıya bulunduğunu hatırlatan Erdolu, yeni hastanenin yer seçiminde afet güvenliğinin öncelikli olması gerektiğini söyledi.
Sağlık kuruluşlarının afet sonrasında da kesintisiz hizmet verebilmesi gerektiğini belirten Erdolu, şöyle konuştu:
“Bir hastanenin depremde yalnızca ayakta kalması yeterli değildir; acil servis, ameliyathane ve yoğun bakım birimleri ile enerji, su ve haberleşme sistemleri afet sonrasında da işlevini sürdürebilmelidir.”
Erdolu, Muğla’nın yatak kapasitesinin önemli bölümünün tek bir yapıda ve tek ulaşım güzergâhında toplanmasının oluşturabileceği risklerin İl Afet Risk Azaltma Planı (İRAP) kapsamında değerlendirilmesini istedi.
Planlanan hastanenin zemin etüdü, trafik ve ulaşım analizleri, alternatif güzergâhları ve altyapı kapasitesine ilişkin teknik çalışmaların kamuoyuyla paylaşılması çağrısında bulundu.
“Öncelik Menteşe Devlet Hastanesi olmalı”
Açıklamanın en önemli başlıklarından biri Menteşe Devlet Hastanesi’nin mevcut durumu oldu.
Hastanenin ana binalarının depreme dayanıksız bulunarak yıkılmasının ardından hizmet kapasitesinin önemli ölçüde azaldığını belirten Erdolu, kent merkezinin güçlü bir ikinci basamak sağlık kuruluşuna ihtiyaç duyduğunu söyledi.
Erdolu, mevcut durumu şu sözlerle anlattı:
“Uzun süredir Muğla kent merkezinde ikinci basamak hastane yoktur. Menteşe Devlet Hastanesi, ana binalarının depreme dayanıksız bulunarak yıkılmasından sonra 20–30 yatak ve poliklinik hizmeti dışında hizmet verememekte, kentin gereksinimini karşılayamamaktadır.”
Menteşe Devlet Hastanesi’nin yatak sayısı ve sağlık personeli kadrosunun güçlendirilerek yeniden etkin biçimde hizmet vermesi gerektiğini vurgulayan Erdolu, yeni şehir hastanesi projesinden önce çözülmesi gereken acil sorunun bu olduğunu ifade etti.

Eğitim ve Araştırma Hastanesindeki yoğunluk artabilir
Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesinde yaşanan ulaşım, otopark ve sosyal donatı alanı yetersizliklerine de değinen Erdolu, planlanan şehir hastanesinin aynı kampüs içerisinde yer almasının mevcut sorunları ağırlaştırabileceğini savundu.
Eğitim ve Araştırma Hastanesinin üniversiteyle afiliye yapısının tıp eğitimi, uzmanlık eğitimi ve araştırma faaliyetleri açısından çeşitli sorunlara neden olduğunu ileri süren Erdolu, aynı alanda yeni bir büyük hastane yapılmasının hasta yoğunluğunu ve trafik sorunlarını artırabileceğini belirtti.
Erdolu, Menteşe Devlet Hastanesi’nin güçlü bir ikinci basamak hastane olarak yeniden planlanmasının Eğitim ve Araştırma Hastanesinin yükünü de önemli ölçüde hafifleteceğini ifade etti.
Şehir hastanesi planına itiraz edildi
Ortak açıklamada, şehir hastanesi için askıya çıkarılan plana yasal süresi içerisinde itiraz edildiği de duyuruldu.
Erdolu, üç kurumun söz konusu itirazın arkasında olduğunu belirterek taleplerini kamuoyuyla paylaştı.
Buna göre kurumlar, şehir hastanesine ilişkin ihtiyaç analizlerinin ve teknik etütlerin açıklanmasını, Menteşe Devlet Hastanesi’nin yatak ve personel kapasitesinin artırılarak hizmete alınmasını, şehir hastanesinin büyüklüğü ile yer seçiminin bilimsel ve karşılaştırmalı analizlerle yeniden değerlendirilmesini talep ediyor.
Ayrıca TMMOB, Muğla Tabip Odası, Muğla Kent Konseyi, ilgili meslek örgütleri ve yerel yönetimlerin katılacağı şeffaf bir değerlendirme mekanizması oluşturulması isteniyor.
“Mesele yalnızca yeni bir hastane yapılması değil”
Muğla’nın sağlık planlamasında aile sağlığı merkezlerinden ilçe hastanelerine, kent merkezindeki ikinci basamak sağlık kuruluşlarından ileri düzey tedavi hizmetlerine kadar bütüncül bir yaklaşım benimsenmesi gerektiğini dile getiren Erdolu, şu ifadeleri kullandı:
“Mesele yalnızca yeni bir hastane yapılması değil; Muğla’nın bugünkü ve gelecekteki sağlık ihtiyaçlarını karşılayacak, erişilebilir ve afetlere dayanıklı bir sağlık sisteminin planlanmasıdır. Nitelikli sağlık hizmetine erişim, kent hakkının ayrılmaz bir parçasıdır.”

“İdari, hukuki ve demokratik tüm yolları kullanacağız”
Ortak açıklamanın sonunda sağlık hizmetlerine erişimin temel bir hak olduğunun altını çizen Erdolu, kurumların taleplerini takip etmeyi sürdüreceğini belirtti.
Erdolu, açıklamayı şu sözlerle tamamladı:
“Bizler, halkın nitelikli, ücretsiz, kamu sağlık hizmetine ulaşabilmesini sağlamak için idari, hukuki ve demokratik tüm yolları kullanmakta kararlı olduğumuzu tekrar belirtiyor, bu yolda yapılan ve yapılabilecek yanlış uygulamalardan dönülmesi umuduyla başta emek ve meslek örgütleri olmak üzere tüm halkımızı ‘nitelikli, ulaşılabilir ve ücretsiz bir sağlık hizmeti’ mücadelesine, bizimle birlikte hareket etmeye çağırıyoruz.”
Basın açıklamasında şehir hastanesi yatırımının tamamen reddedilmediği, ancak mevcut sağlık altyapısının güçlendirilmesi, hastanenin kapasitesi ve yer seçiminin yeniden değerlendirilmesi gerektiği mesajı öne çıktı.
Muhabir: Mukaddes Yelin