Kardeşinizle veya eski bir dostunuzla ortak olduğunuz o değerli Bodrum ya da Marmaris arazisinde, paylardan biri satıldığında kopan fırtınaları bilirsiniz. İşte Anayasa Mahkemesi, tam da bu fırtınaların merkezindeki 'önalım hakkı' davalarında oyunun kurallarını tamamen değiştiren bir karar aldı.

Piyasa Gerçekleri mi, Hakimin Kararı mı?

Eskiden Muğla'da ortaklı bir mülkün payı üçüncü bir şahsa satıldığında, siz diğer paydaş olarak "Hayır, ben alacağım" diyebiliyordunuz. İş yargıya taşındığında ise yasa gereği hakim o payın güncel değerini belirliyor ve siz o parayı yatırıp tapuyu alıyordunuz. Fakat işler gerçek hayatta hiç de öyle pürüzsüz yürümüyordu. Milyonlarca liralık lüks bir villanın veya denize sıfır bir arsanın mahkemece belirlenen değeri, tarafların kendi aralarında anlaştıkları gerçek satış rakamıyla uyuşmuyordu. Anayasa Mahkemesi, bu adaletsizliğe dur diyerek, hakimin bedel belirleme yetkisini iptal etti.

Serbest İradeye Saygı Vurgusu

Kararın temelinde çok insani bir hak arayışı yatıyor. Mülkiyet hakkı, insanların kendi varlıkları üzerinde özgürce karar verebilmesini gerektirir. Yüksek Mahkeme'nin iptal gerekçesinde, alıcı ile satıcının el sıkışıp anlaştığı bir rakamın yok sayılmasının adil olmadığı net bir şekilde ifade ediliyor. Satış sözleşmesindeki şartların mahkeme eliyle değiştirilmesi, dışarıdan gelen alıcının mağdur olmasına yol açabiliyordu. Yeni düzenlemeyle birlikte, Muğla'daki gayrimenkul piyasasında anlaşmalara mahkeme gölgesi düşmeyecek.

Geçiş Süreci Nasıl İşleyecek?

Elbette böyle büyük bir hukuki depremin ertesi gün tüm mahkemelerde uygulanması beklenemez. İptal kararının yürürlüğe girmesi için Resmi Gazete'de yayımlandığı tarihten itibaren dokuz ay beklenecek. Bu süre zarfında Muğla adliyelerinde devam eden binlerce hisseli tapu davasında yavaş yavaş yeni dönemin hazırlıkları yapılacak. Dokuz aylık mühlet dolduğunda ise eski yasa tamamen çöpe atılmış olacak.

Miras Kavgalarına Yeni Boyut

Özellikle tatil beldelerinde aile içi miras bölüşümlerinde yaşanan tıkanıklıklar, genellikle bir varisin payını yabancıya satmasıyla krize dönüşürdü. Kalan varisler, mahkeme yoluyla bedel tespiti yaptırıp mülkü ucuza kapatmanın hesaplarını yapabiliyordu. AYM'nin bu adımı, hisseli mülkleri bir fırsat kapısı olarak görenlerin önüne ciddi bir set çekiyor. Artık ortaklar arasına giren yeni alıcı, mahkeme koridorlarında haksızlığa uğrama korkusu yaşamadan yatırımını yapabilecek. Muğla piyasası için bu, çok daha güvenli ve öngörülebilir bir ticaret anlamına geliyor.

Kaynak: API