Türkiye genelinde ev, arsa ve tarlaların son yıllarda astronomik seviyede değer kazanması, aileler arasındaki miras paylaşım uyuşmazlıklarını adliye koridorlarına taşıyor. Geçmişte aile içinde sözlü mutabakatlarla kolaylıkla çözülen taşınmaz paylaşımları, bugün milyonlarca liralık rakamlara ulaşması sebebiyle kardeşler arasında çetin bir ekonomik savaşa dönüşüyor.
MİRAS PAYLAŞIMINDA ARABULUCULUK YÖNTEMİ NASIL ÇALIŞIYOR?
Miras kalan taşınmazlar artık yalnızca duygusal bir aile hatırası değil, her mirasçı için yüksek finansal potansiyel taşıyan bir yatırım aracı olarak görülüyor. Evde halihazırda oturan kardeşin diğer hissedarların payını satın alacak maddi gücünün bulunmaması veya zamanla çocuk ve torunların sürece dahil olmasıyla yasal mirasçı sayısının artması, ortak karar almayı neredeyse imkansız kılıyor. Aynı konut bir kardeş için "aile yuvası" niteliği taşırken, diğeri için "milyonluk bir sermaye" anlamına geliyor.
Krizin çözümü için devreye giren uzman isim Avukat Ali Kayaoğlu, yüksek değere ulaşan konut ve arsaların paylaşımında doğrudan dava yoluna gitmeden önce arabuluculuk masasına oturulmasının en etkili yöntem olduğunu açıklıyor. Kayaoğlu; taşınmazın tek bir mirasçıda kalması, diğer hissedarların paylarının satın alınması ya da rıza ile satışı konusunda arabulucu huzurunda uzlaşmanın taraflara zaman ve maliyet açısından büyük avantajlar sağladığını belirtiyor. Hukukçular ayrıca, masaya oturmadan önce tapudaki hisse yapısının ve taşınmazın güncel piyasa değerinin bağımsız bir şekilde netleştirilmesinin uzlaşma zeminini doğrudan güçlendirdiğine dikkat çekiyor.
UZLAŞAMAYAN MİRASÇILARI 4,5 YILLIK DAVA SÜRECİ BEKLİYOR
Türkiye'de 1 Eylül 2023'ten bu yana dava şartı olarak uygulanan arabuluculuk sistemi, yığılan dosyaları eritmeye başladı. Son 1 yılda ortaklığın giderilmesi uyuşmazlıklarında 23 bin 306, kat mülkiyeti uyuşmazlıklarında ise 4 bin 634 dosyada anlaşma sağlandı. Ancak arabulucuda el sıkışamayıp meseleyi mahkemeye taşıyan aileleri yıllarca süren yıpratıcı ve masraflı bir süreç bekliyor.
Adalet Bakanlığı'nın 2025 yılı adliye faaliyet raporlarına göre, miras nedenli ortaklığın giderilmesi davalarının ortalama sonuçlanma süreleri sorunun ciddiyetini rakamlarla ortaya koyuyor. Yargılama süreleri İstanbul Anadolu Adliyesi'ndeki bazı Sulh Hukuk Mahkemelerinde 1.652 güne (yaklaşık 4,5 yıl) kadar çıkıyor. Benzer şekilde bu süre Tarsus 1. ve 2. Sulh Hukuk Mahkemeleri'nde 686 gün ile 842 gün arasında değişirken, Erzurum Adliyesi'nde 609, 659 ve 670 gün olarak kaydedildi.
Gayrimenkulün değeri büyüdükçe tarafların masada geri adım atmasının zorlaştığını vurgulayan uzmanlar, yıllar süren mahkeme süreçleri yerine arabuluculuk yönteminin tercih edilmesinin hem aile içi ilişkileri onardığını hem de mahkeme ve avukatlık masrafları gibi ciddi maddi kayıpları önlediğini ifade ediyor.
Muhabir: Haber Merkezi