SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Gastroenteroloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Nimet Yılmaz, mide kanserinin belirtileri, risk faktörleri, tanı ve tedavi yöntemleri hakkında açıklamalarda bulundu.
Mide kanserinin, mide hücrelerinin kontrolsüz biçimde çoğalması sonucu ortaya çıkan ciddi bir hastalık olduğunu belirten Doç. Dr. Yılmaz, “Mide kanseri, mide hücrelerinin kontrolsüz çoğalmasıyla oluşan ciddi bir hastalıktır. Genellikle erken evrede belirti vermez, ancak ilerleyen dönemde iştahsızlık, kilo kaybı, mide ağrısı ve kanama ile kendini gösterir” dedi.
Mide kanserinin dünya genelinde en sık görülen beşinci, kansere bağlı yaşam kayıplarında ise dördüncü sırada yer aldığını kaydeden Yılmaz, hastalığın erkeklerde kadınlara oranla yaklaşık iki kat daha fazla görüldüğünü ifade etti.
Beslenme ve sigara kullanımı riski artırıyor
Mide kanseri vakalarının büyük bölümünün rastlantısal olarak ortaya çıktığını, vakaların yüzde 5 ila 10’unda ise ailesel veya genetik ilişki bulunduğunu belirten Doç. Dr. Yılmaz, risk faktörlerini şöyle anlattı:
“Risk faktörleri arasında beslenme alışkanlıkları, fazla tuz tüketimi (Tuzla korunmuş gıdalar), salamura, tütsülenmiş veya işlenmiş et tüketimi, A ve C vitaminleri bakımından fakir diyet sayılmaktadır. Özellikle hijyenik olmayan su ve gıda yoluyla bulaşan Helikobakter Pylori adı verilen bakteriden kaynaklanan enfeksiyon mide kanseri için iyi bilinen risk faktörüdür. Kişide kronik atrofik gastrit, pernisiyöz anemi ve obezite varlığı ile radyasyona maruz kalmak ve sigara içmenin de mide kanseri riskini arttırdığı düşünülmektedir. Öte yandan, çeşitli çalışmalar yüksek miktarda lif, meyve ve sebze tüketmenin mide kanseri riskini azaltabileceğini göstermiştir.”
Erken belirtiler başka hastalıklarla karıştırılabiliyor
Hastalığın erken dönemindeki belirtilerin genellikle hafif seyrettiğini belirten Doç. Dr. Yılmaz, hazımsızlık, iştahsızlık, üst karın bölgesinde ağrı ve yemek sonrasında şişkinlik görülebileceğini söyledi.
Bu belirtilerin daha az ciddi mide rahatsızlıklarıyla karıştırılabildiğine dikkat çeken Yılmaz, hastalık ilerledikçe bulantı, kusma, yutma güçlüğü, demir eksikliği anemisi, kronik yorgunluk, dışkıda kan veya siyah renkli dışkılama gibi daha ciddi bulguların ortaya çıkabileceğini kaydetti.
Doç. Dr. Yılmaz, “Bu belirtilerin spesifik olmaması nedeniyle, mide kanseri sıklıkla ileri bir evrede teşhis edilir; bu da rutin sağlık taramalarının önemini göstermektedir” ifadelerini kullandı.
Tanı endoskopi ve biyopsiyle konuluyor
Mide kanserinin tanısında üst endoskopi yönteminin kullanıldığını aktaran Doç. Dr. Yılmaz, işlem sırasında midenin görüntülendiğini ve şüpheli alanlardan biyopsi örneği alındığını belirtti.
Ailesinde mide kanseri öyküsü bulunan kişilerin daha erken yaşlarda endoskopik taramalara başlaması gerektiğini vurgulayan Yılmaz, “Ailede mide kanseri öyküsü var ise erken yaşta üst endoskopi ile taramaya başlanmalıdır” dedi.
Tedavi hastaya ve tümörün evresine göre planlanıyor
Mide kanseri tedavisinin hastaya özel ve kanıta dayalı şekilde planlanması gerektiğini belirten Doç. Dr. Yılmaz, tedavide endoskopik rezeksiyon, cerrahi, kemoterapi, radyoterapi, hedefe yönelik ilaçlar ve immünoterapi yöntemlerinin kullanılabildiğini söyledi.
Tedavi seçiminin tümörün büyüklüğü, yerleşim yeri, hastalığın evresi ve hastanın genel durumuna göre belirlendiğini kaydeden Yılmaz, şu ifadeleri kullandı:
“Tedavide kullanılan yöntemler arasında endoskopik rezeksiyon, cerrahi, kemoterapi, radyoterapi ve hedefe yönelik tedaviler yer almaktadır. Bu yöntemler, tümörün boyutu, yerleşim yeri, evresi ve hasta ile ilgili faktörlere bağlı olarak birleştirilir. Endoskopik yöntemler henüz yeni başlangıçlı, çok yüzeysel yerleşmiş tümörler için saklı tutulmaktadır. Erken evrede tümörlü bölgenin cerrahi ile çıkarılması yüksek başarı sağlarken, ileri evrelerde kemoterapi, radyoterapi, hedefe yönelik tedaviler (Akıllı ilaçlar) ve immünoterapi önerilmektedir.”
Tanı ve tedavi sürecinin farklı uzmanlık alanlarının katılımıyla yürütülmesinin başarı oranını artırdığını ifade eden Yılmaz, hasta güvenliğinin ön planda tutulması ve tedavide gecikmelerin önlenmesi gerektiğini vurguladı.
45 yaş üzerindekilere rutin kontrol çağrısı
Doç. Dr. Yılmaz, mide kanseri riskinin azaltılması için özellikle 45 yaş üzerindeki bireylerin rutin sağlık taramalarını aksatmaması gerektiğini belirtti.
Helikobakter Pylori enfeksiyonunun tedavi edilmesi, tuz tüketiminin azaltılması, taze sebze ve meyve tüketiminin artırılması ve sigaradan uzak durulması gerektiğini kaydeden Yılmaz, erken tanının tedavi başarısında önemli rol oynadığını ifade etti.
Kaynak: İHA