Biriken kredi kartı borçlarını tek kalemde sıfırlamak umuduyla ihtiyaç kredisine sarılan tüketicileri uyaran finans uzmanları, bu masum görünen hamlenin aslında içinden çıkılmaz bir finansal girdap yaratabileceğini vurguluyor.
"BORCUNUZ BİTMİYOR, SADECE İSİM DEĞİŞTİRİYOR"
Kredi kartı ekstremizin tamamını ödeyemediğimizde işleyen o korkutucu faiz yükünden kaçmak hepimize mantıklı gelir. Tüketiciler, bankaların "Size özel ihtiyaç kredisi" mesajlarına aldanıp tüm kart borçlarını tek seferde kapatarak rahat bir nefes almayı hayal eder. Fakat ekonomi uzmanları, bu yöntemin çoğu zaman gerçek bir kurtuluş olmadığını, sadece borcun şekil değiştirdiğini altını çizerek belirtiyor.
İhtiyaç kredisi çekildiğinde kart borcu sıfırlanmış gibi görünse de; o kredinin uzun vadeye yayılan yüksek faiz oranları, tahsis ücretleri (dosya masrafı) ve zorunlu hayat sigortası primleri eklendiğinde, vatandaşın sırtındaki toplam borç yükü aslında çok daha ağır bir hal alıyor.
EN BÜYÜK TEHLİKE: SIFIRLANAN KART LİMİTİNİN YARATTIĞI "YALANCI ZENGİNLİK" PSİKOLOJİSİ
Kredi çekip kart borcunu kapatanların düştüğü en büyük tuzak ise tamamen psikolojik. Uzmanlar, sıfırlanan kredi kartı limitinin beyinde anında bir "ekstra bütçe" veya "bedava para" algısı yarattığına dikkat çekiyor. Tüketici, daha ilk ayından itibaren "Nasıl olsa kartım boş" diyerek harcama alışkanlıklarını değiştirmeden yeniden kartına yüklenmeye başlıyor. İşte tam bu noktada asıl felaket senaryosu devreye giriyor: Birkaç ay sonra vatandaş, hem her ay tıkır tıkır ödemesi gereken yüklü bir ihtiyaç kredisi taksitiyle hem de yeniden kabaran bir kredi kartı ekstresiyle baş başa kalarak çifte borç batağına saplanıyor.
BORÇ SARMALINDAN ÇIKMAK İÇİN HANGİ ADIMLAR ATILMALI?
Uzmanlar, borçla mücadelede duygusal değil tamamen matematiksel ve planlı hareket edilmesi gerektiğini savunuyor. İhtiyaç kredisine başvurmadan önce elinize bir hesap makinesi alıp, kartınızın mevcut faiz yükü ile çekeceğiniz kredinin size çıkaracağı toplam maliyeti (tüm masraflar dahil) kuruşu kuruşuna karşılaştırmanız şart.
Eğer durum içinden çıkılmaz bir haldeyse, yeni bir kredi çekip risk almak yerine, mevcut bankanızla iletişime geçerek kredi kartı borcunuzu "yapılandırma" talebinde bulunmanız, finansal sağlığınızı korumak adına çok daha güvenli ve mantıklı bir alternatif olarak öne çıkıyor.




