Milyonlarca vatandaşın taşınma sürecinde en büyük mali kabusu haline gelen depozito krizinde hukuki sınırlar yeniden çizildi. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi tarafından peş peşe alınan kararlar, gayrimenkul sahiplerinin keyfi kesintilerinin önüne geçerek kiracıların haklarını yasal güvence altına alıyor.

YARGITAY DEPOZİTO İADESİNDE HANGİ MASRAFLARI REDDETTİ?

Kira sözleşmesi bitiminde evin boyanması veya ufak tefek tadilat işleri bahane edilerek güvence bedelinin alıkonulması, yargı tarafından açıkça hukuka aykırı bulundu. Günümüz piyasasında bir veya iki aylık kira tutarına ulaşan ve taşınma aşamasındaki vatandaşlar için ciddi bir yekun oluşturan bu paralar, artık basit gerekçelerle iç edilemeyecek. Yüksek mahkemenin 2025 ve 2026 yıllarına ait emsal dosyalarında, kiralanan mülkteki olağan eskimelerin mülk sahibinin sorumluluğunda olduğu vurgulandı. Evde hor kullanımdan kaynaklanan ağır ve kasıtlı bir hasar olmadığı sürece, badana faturası çıkarılarak tahsilat yapılması dönemi resmen kapandı.

MÜLKÜN SATILMASI DURUMUNDA MUHATAP KİM OLACAK?

Tahliye sürecinde sıkça karşılaşılan bir diğer kaos ise evin kontrat süresi dolmadan el değiştirmesiydi. Mahkeme heyeti bu konuda da net bir çizgi çekti. Eğer eski ev sahibi, sözleşme başlarken aldığı nakit bedeli yeni tapu sahibine aktardığını resmi belgelerle kanıtlayamazsa, paranın iadesinden doğrudan sorumlu tutulmaya devam edecek. Sürecin hukuki boyutunu değerlendiren Avukat Gizem Gonce, ödenmemiş faturalar veya asılsız hasar iddialarının her olayda kesinti için geçerli bir mazeret sayılmayacağını belirterek, haksızlığa uğrayan vatandaşların yasal yollara başvurabileceğini hatırlattı.

Kaynak: Haber Merkezi