Anne veya babadan kalan evin satışı konusunda kardeşler anlaşamazsa ne olur? Bir mirasçının “Ben satmıyorum” demesi, taşınmazın sonsuza kadar ortak kalacağı anlamına gelmiyor. Türk Medeni Kanunu ve Yargıtay kararlarına göre, şartları oluştuğunda tek bir mirasçı bile mirasın paylaşılmasını isteyebiliyor.

Miras kalan evlerde en sık karşılaşılan sorunlardan biri, kardeşlerden bazılarının taşınmazı satmak istemesine rağmen bir veya birkaç mirasçının buna karşı çıkması.

“Ben imza vermiyorum, ev satılamaz” düşüncesi ise hukuken her durumda doğru değil.

Türk Medeni Kanunu'nun 642'nci maddesine göre mirasçılardan her biri, kanundan veya sözleşmeden kaynaklanan bir engel bulunmadığı sürece mirasın paylaşılmasını isteyebiliyor.

Kanunda ayrıca her mirasçının, terekedeki belirli malların mümkünse aynen, bunun mümkün olmaması halinde ise satış yoluyla paylaştırılmasını sulh hukuk mahkemesinden talep edebileceği düzenleniyor.

Kardeşiniz Miras Kalan Evi Satmak Istemezse Ne Olur (1)

Bir kardeşin karşı çıkması tek başına yeterli değil

Bu nedenle miras kalan evin satılması konusunda bütün kardeşlerin anlaşamaması, ortaklığın mutlaka devam edeceği anlamına gelmiyor.

Mirasçılardan biri bile ortaklığın sona ermesini isteyebilir.

Ancak bu durum, bir kardeşin tek başına gidip bütün evi üçüncü kişiye satabileceği anlamına da gelmiyor. Miras ortaklığı devam ederken taşınmazın tamamı üzerinde yapılacak işlemlerde miras ortaklığının hukuki yapısı önem taşıyor.

Anlaşmazlık çözülemezse gündeme gelen hukuki yol, halk arasında eski adıyla “izale-i şuyu” olarak da bilinen ortaklığın giderilmesi süreci oluyor.

Yargıtay 2026'da yeniden karar verdi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 14 Mayıs 2026 tarihli kararında da mirasçılar arasında benzer bir uyuşmazlık ele alındı.

Davada toplam 13 taşınmaz üzerindeki ortaklığın satış yoluyla giderilmesi istendi.

Duruşmaya katılan mirasçıların bir bölümü satışa razı olurken, bazıları taşınmazların satılmasını istemediklerini ve aynen paylaşım yapılmasını talep etti.

Mahkeme, ortaklığın satış yoluyla giderilmesine karar verdi.

Eylül Lize Kandemir kimdir? Hülya’nın yaşı, ailesi, Erim ve Sarp’la ilişkisi
Eylül Lize Kandemir kimdir? Hülya’nın yaşı, ailesi, Erim ve Sarp’la ilişkisi
İçeriği Görüntüle

Dosyayı inceleyen Yargıtay 7. Hukuk Dairesi de satış sonucunu hukuka uygun buldu ve kararı, bazı parsel numaralarındaki maddi hataları düzelterek onadı.

Böylece bir veya birkaç mirasçının “satış istemiyorum” şeklindeki itirazının, şartları varsa ortaklığın satış yoluyla giderilmesine tek başına engel olmadığı bir kez daha ortaya konuldu.

Öncelik her zaman satış mı?

Hayır.

Türk Medeni Kanunu'na göre paylaşmada öncelikle malın niteliği ve bölünüp bölünemeyeceği değerlendiriliyor.

Miras kalan taşınmazın fiziken ve hukuken bölünmesi mümkünse aynen paylaşım gündeme gelebiliyor.

Örneğin birden fazla bağımsız taşınmaz bulunuyorsa, şartlarına göre bazı taşınmazların farklı mirasçılara bırakılması ve aradaki değer farkının para ile denkleştirilmesi mümkün olabiliyor.

Ancak tek bir konutun mirasçılar arasında bölünmesi mümkün değilse veya bölünmesi taşınmazın önemli ölçüde değer kaybetmesine yol açacaksa satış seçeneği öne çıkıyor.

Türk Medeni Kanunu'nun 699'uncu maddesine göre, aynen bölünme uygun değilse ve özellikle mal önemli bir değer kaybına uğramadan bölünemiyorsa açık artırmayla satışa karar verilebiliyor.

Kardeşiniz Miras Kalan Evi Satmak Istemezse Ne Olur (4)

“Ben evde oturacağım, satılmasını istemiyorum” demek satışı durdurur mu?

Tek başına durdurmaz.

Mirasçılardan birinin evde oturması, evi aile yadigârı olarak görmek istemesi veya satışa kişisel nedenlerle karşı çıkması elbette uyuşmazlığın çözümünde değerlendirilebilir ancak diğer mirasçıların paylaşma isteme hakkını otomatik olarak ortadan kaldırmaz.

Mirasçılardan birinin taşınmazdaki ortaklığın sona erdirilmesini istemesi halinde, hukuki koşullar çerçevesinde paylaşım süreci başlatılabilir.

Mahkeme de taşınmazın aynen paylaşılmasının mümkün olup olmadığını inceler.

Satış yalnızca kardeşler arasında yapılabilir mi?

Bunun için önemli bir ayrım bulunuyor.

Türk Medeni Kanunu'nun 699'uncu maddesine göre mahkeme açık artırmayla satışa karar verebilir.

Ancak satışın yalnızca paydaşlar veya mirasçılar arasında yapılabilmesi için bütün paydaşların buna razı olması gerekiyor.

Dolayısıyla bir kardeş “Ev aile içinde kalsın, artırmaya sadece kardeşler katılsın” diyerek bunu tek başına sağlayamıyor.

Tüm paydaşların rızası bulunmadığında satışın genel usuller çerçevesinde gerçekleştirilmesi gündeme gelebiliyor.

Dava açmadan önce arabulucuya gidilmesi gerekiyor

Ortaklığın giderilmesinde son yıllarda önemli bir değişiklik de arabuluculuk konusunda yapıldı.

6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/B maddesi uyarınca, taşınır ve taşınmazların paylaştırılması ile ortaklığın giderilmesine ilişkin uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartı.

Bu uygulama 1 Eylül 2023'ten bu yana yürürlükte.

Dolayısıyla miras kalan ev konusunda kardeşler anlaşamıyorsa doğrudan dava açılması yerine öncelikle dava şartı arabuluculuk sürecinin işletilmesi gerekiyor.

Taraflar arabuluculukta anlaşırsa mahkemeye gitmeden paylaşım konusunda çözüm üretilebiliyor. Anlaşma sağlanamazsa dava yolu gündeme geliyor.

Anlaşma olmazsa sulh hukuk mahkemesine başvurulabiliyor

Arabuluculuk sürecinde sonuç alınamaması halinde ortaklığın giderilmesi veya mirasın paylaşılması konusunda sulh hukuk mahkemesine başvurulabiliyor.

Mahkeme taşınmazın tapu durumunu, mirasçıları, payları, taşınmazın niteliğini ve aynen paylaşılmasının mümkün olup olmadığını değerlendiriyor.

Aynen paylaşım mümkün görülürse taşınmazın bu şekilde paylaştırılmasına karar verilebiliyor.

Bölünme mümkün değilse satış yoluyla ortaklığın sona erdirilmesi gündeme gelebiliyor.

Satıştan elde edilen bedel de hukuki durum ve miras payları dikkate alınarak hak sahipleri arasında dağıtılıyor.

Evde bir kardeşin yaptığı bina veya masraf varsa ne olur?

Bu konuda da otomatik bir sonuç bulunmuyor.

Özellikle arsa üzerinde bina, ağaç veya başka bir yapı bulunuyorsa ve mirasçılardan biri bunların kendisine ait olduğunu ileri sürüyorsa, “muhdesat” olarak adlandırılan bu unsurlar ayrıca uyuşmazlık konusu olabiliyor.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 12 Şubat 2026 tarihli bir başka kararında, ortaklığın giderilmesi istenen taşınmaz üzerindeki üç katlı binanın mirasçılardan birine ait olduğu iddiasının dikkate alınmadan satış kararı verilmesi doğru bulunmadı.

Yargıtay, bu iddianın değerlendirilmesi ve gerekli hukuki sürecin işletilmesi gerektiğine hükmetti.

Bu nedenle miras kalan taşınmaz üzerine kardeşlerden birinin kendi parasıyla ev yaptırmış olması veya önemli bir yapı meydana getirmesi satış sürecinde ayrıca incelenebiliyor.

Kardeşiniz Miras Kalan Evi Satmak Istemezse Ne Olur (3)

“Satmıyorum” demek miras paylaşımını süresiz engellemiyor

Sonuç olarak miras kalan bir evde kardeşlerden birinin satış istememesi, diğer mirasçıların hukuki yollarla paylaşım istemesine engel değil.

Türk Medeni Kanunu, kural olarak her mirasçıya paylaşım isteme hakkı tanıyor.

Taşınmaz bölünebiliyorsa aynen paylaşım, bölünmesi mümkün değilse veya ciddi değer kaybı yaratacaksa satış yoluyla paylaşım söz konusu olabiliyor.

Bu nedenle miras kalan ev konusunda “Bir kardeş imza atmazsa hiçbir şey yapılamaz” şeklindeki yaygın inanış, hukuken her durumda geçerli değil.

Her somut olayda tapu kaydı, mirasçılık durumu, taşınmazın niteliği, tarafların talepleri ve taşınmaz üzerindeki yapı veya diğer haklar ayrıca değerlendiriliyor.

Kaynaklar: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 642 ve 699; 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 18/B; Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 14.05.2026 tarih, 2026/2038 E., 2026/2733 K.; Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 12.02.2026 tarih, 2026/643 E., 2026/773 K.

Kaynak: Haber Merkezi