Kardiyoloji ve İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Abdi Sağcan, teşhiste yaşanabilecek karmaşanın önüne geçebilmek adına bu iki durumu birbirinden ayıran kritik ipuçlarını paylaştı.
Farkı Anlamanın Kilit Noktaları
Uzman muayenesi olmadan kesin bir teşhis koymak imkansız olsa da, vücudun verdiği bazı sinyaller yaşanan durumun niteliği hakkında önemli bilgiler barındırır:
-
Ağrının Karakteri ve Yayılımı: Panik atakta göğüs bölgesinde anlık batmalar veya sıkışmalar yaşanır; üstelik bu ağrı bedenin pozisyonunu değiştirmekle farklılaşabilir. Kalp krizinde ise göğüs kafesinin tam ortasında çok ağır bir baskı, yanma veya "ezilme" hissi hakimdir. Hareket etmek bu ağrıyı hafifletmez. Üstelik kalp krizi ağrısı genellikle sol kola, sırta ve çene bölgesine doğru yayılım gösterir.
-
Semptomların Süresi: Panik atak belirtileri genellikle dakikalar içinde zirveye ulaşıp yavaşça sönümlenirken, kalp krizinde 5-10 dakikayı aşan, geçmeyen ve giderek şiddetlenen bir göğüs ağrısı söz konusudur.
-
Tetikleyici Unsurlar: Panik atak krizleri genellikle yoğun stres, kaygı veya psikolojik tetikleyicilerle aniden ortaya çıkar. Kalp krizi ise çoğu zaman merdiven çıkma, ağır eşya taşıma gibi fiziksel efor gerektiren durumlarda başlar veya eforla birlikte şiddetini artırır.
-
Nefes Alışverişi: Panik atak geçiren bir birey, korkuyla birlikte çok hızlı, kesik kesik ve yüzeysel nefesler alır. Kalp krizi geçiren bir hastanın yaşadığı his ise çok daha organiktir; kişi akciğerlerine gerçekten hava gitmediğini ve fiziksel olarak boğulduğunu hisseder. (Dudaklarda morarma görülebilir).

-
Psikolojik ve Bedensel Çöküş: Panik atak esnasında hakim olan temel duygu "şu an ölüyorum" korkusudur. Kalp krizinde ise hasta bedensel olarak çok ciddi bir çöküş yaşadığını, fiziksel gücünün tamamen tükendiğini derinden hisseder. Her ikisinde de soğuk terleme yaşansa da, kalp krizindeki terleme çok daha ani, buz gibi ve yoğundur.
Zaman Kaybetmeden Acile Gidilmesi Gereken Durumlar
Prof. Dr. Sağcan, göğüs bölgesindeki baskı hissinin 10 dakikayı aşması, ağrının kollara veya çeneye vurması, tabloya mide bulantısı ve ani soğuk terlemenin eklenmesi durumunda saniyelerin bile önemli olduğunu vurguluyor. Özellikle hayatında daha önce hiç panik atak benzeri bir durum yaşamamış olanlar, 40 yaşını aşanlar ve hipertansiyon, diyabet gibi kronik rahatsızlığı bulunanlar bu belirtileri asla hafife almamalıdır.
Genç yaşlarda yaşanan göğüs ağrılarının çoğu zararsız kas spazmları veya strese bağlı olsa da; sigara kullanımı ve ailede kalp hastalığı geçmişi (genetik yatkınlık) gibi faktörler, genç yaştaki hastalar için de riski artırmaktadır.
"Biri Tehlikeyi Taklit Eder, Diğeri Zarar Verir"
Toplum genelinde panik bozukluk görülme oranı yüzde 2-4 civarındayken, kalp hastalarında bu oran yüzde 25'lere kadar çıkabiliyor. Daha da çarpıcı olanı ise, acil servise panik atak şikayetiyle başvuran her 100 hastadan 15'inin arka planında gerçek bir kardiyolojik sorunun yatıyor olması.
Bu sebeple şikayetlerin doğrudan "psikolojik" olarak etiketlenmesinin çok tehlikeli bir yanılgı olduğunu belirten uzmanlar; EKG (elektrokardiyografi), troponin (kalp enzimi) testleri ve ritim takibi yapılmadan kesin tanı konulamayacağının altını çiziyor. Teşhis sürecinde kardiyoloji ve psikiyatri bölümlerinin omuz omuza çalışması, hastanın hem fiziksel hem de ruhsal sağlığı için büyük önem taşıyor.




