
Muğla'nın Menteşe ilçesinde, Atatürk Bulvarı ile Uğur Mumcu Bulvarı’nın kesiştiği noktada yükselen bir uçak maketi, yalnızca bir anı değil bir ulusun bağımsızlık mücadelesinin en önemli tanıklarından biri olarak karşımıza çıkıyor. Hayatlarında ilk kez gördükleri uçağı tamir eden Muğlalı ustaların nasırlı elleri arasında havalanan ve Kurtuluş Savaşı’nın seyrini değiştiren objelerinden biri olan ‘İsmet Tayyaresi’ aynı zamanda bir kentin sembolleri arasına girdi. Muğla Büyükşehir Belediyesi tarafından aslına uygun olarak yaptırılan maketi ve Sakarya Meydan Muharebesi’nde destan yazan ‘İsmet Tayyaresi’nin Muğla’dan Kurtuluş Savaşı'na uzanan heyecan verici hikayesini sizler için derledik…
Muğla’nın Menteşe İlçesi’nde Atatürk Bulvarı ile Uğur Mumcu Bulvarı’nın kesiştiği noktaya 2008 yılında Muğla Büyükşehir Belediyesi tarafından Kurtuluş savaşında Sakarya Meydan Muharebesi'nin kazanılmasında büyük rol oynayan ve halen İzmir Gaziemir'deki Hava Teknik Okullar Komutanlığı'nda sergilenen "İsmet Tayyaresi" isimli De-Hawilland- 9 tipi uçağın orijinal boyutlardaki bir maketi törenle bu alana yerleştirildi. Uçağın maketinin yapımı yaklaşık 2,5 ay sürdü. İngiltere Uçak Müzesi'nden alınan çizimler ve ODTÜ uçak mühendislerinin katkısıyla Muğla Belediyesi işçilerinden oluşan 9 kişilik ekip tarafından aslına uygun bir şekilde maketi yapılan İsmet Tayyaresi’nin yolu Muğla ile 1921’li yıllarda kesişti.

Yunan uçağı olarak indi Türk uçağı oldu
1921 yılının yazında Kuşadası Davutlar’da açık bir araziye zorunlu iniş yapan bir Yunan savaş uçağı, kısa sürede bölgedeki halkın dikkatini çekti. Pilot ve gözetleyici, uçağı imha etmek üzere göstergeleri kırmaya çalışırken tarlada çalışan yerli halk, elindeki kazma ve küreklerle olaya müdahale etti. Silahlı Yunan havacıları esir almayı başaran bu cesur insanlar, uçağın daha fazla zarar görmesini engelledi.

Türk komutanının büyük cesareti
Olay sonrası, uçak Söke’de Konak Meydanı’ndaki taş bir hana götürülerek güvenlik altına alındı. Ancak bu süreçte bölgede bulunan İtalyan işgal kuvvetleri ile Yunan askerlerini uçağı teslim almak istedi. Türk jandarma komutanı uçağı teslim etmeyi kabul etmedi. Bu karar, taş hanın çevresini kuşatma girişiminde bulunanlara karşı direnişin başlangıcı oldu ve uçak Türk tarafında kaldı. 
Taşınabilir hale getirildi
Uçağın taşınabilir hale getirilmesi için bölgedeki yaşlı bir saatçi ustasından yardım istendi. Jandarma Muhabere Onbaşısı Rahmi Efendi, bu süreçte saatçiye rehberlik etti. Saatçi pervaneyi sökmekte zorlanınca kesmek istedi ancak Rahmi Efendi, uçağın pervanesinin sadece basit bir tahta olmadığını belirterek ustayı uyardı. Yapılan çalışmaların ardından uçağın pervanesi, kanatları ve gövdesi (kuyruk kısmı) birbirinden ayrıldı.
Uçak gizlice Muğla’ya nakledildi
Uçağın parçaları dikkatlice sökülürken, bölgeye en yakın il olan Muğla’dan kağnılarla bir grup Davutlar’a doğru yola çıktı. Bölgeye gelen Muğla ekibi uçağın, kanatları ve gövdesini kağnılara yükleyerek Muğla’ya doğru uzun ve tehlikeli bir yolculuğa çıktı. Branda ile örtülerek, uçağın orada olduğu izlenimi verilmiş ve taşıma sırasında parçaların zarar görmemesi için büyük çaba sarf edilmiştir.

(Yılmaz Bozkurt Arşivinden)
Hayatlarında ilk kez uçak gören ustalar iş başında
Uzun ve zorlu yolculuk sırasında, uçağın tekerlekleri, kanatları ve motoru hasar görmüştür. Hasar gören uçak Muğla’da marangoz Mehmet Köseoğlu, tüfekçi Emir Bekiroğlu, Sadık Aral ile demirci Madanın Salih ve makinist Eşref ustanın çabaları ile kısa sürede uçuşa hazır hale getirilmiştir. Hayatlarında ilk kez gördükleri uçağı tamir eden ustalar aynı zamanda uçağın havadayken bomba atması amacıyla bir düzenekte oluşturmayı başarmışlardır.

Vecihi Hürkuş ilk deneme uçuşunu gerçekleştirdi
Muğla’ya ulaştırılan uçağı tekrar uçabilir hale getirmek üzere kahraman Türk pilotu Vecihi Hürkuş ve Teğmen Hamdi Çaypınar görevlendirildi. 9 Ağustos’ta Muğla’ya varan ekip, halkın da desteğiyle on gün içinde uçağı uçmaya hazır hale getirdi. Vecihi Bey, her türlü zorluğa rağmen 19 Ağustos'ta makinist Eşref Bey’le birlikte ilk deneme uçuşunu gerçekleştirdi. Vecihi Bey, İngiliz sistemine sahip bu yabancı uçağı uçar hale getirip Akşehir’e, ardından 23 Ağustos’ta Ankara’ya ulaştırarak Malıköy Tayyare İstasyonu’na teslim etti. Bu olay, Türk milletinin inancının, teknik bilgisiyle birleşerek ulusal bağımsızlık mücadelesine kattığı değerin sembolü oldu.
Sakarya Meydan Muharebesi’ne katılan İsmet Tayyaresi
Vecihi Hürkuş, İsmet Tayyaresi'ni 23 Ağustos 1921'de Batı Cephesi’ne ulaştırır. Uçak, Sakarya Meydan Muharebesi’nde görev alır, Türk ordusunun yanında düşman karşısında kahramanca hizmet eder. İsmet Tayyaresi’nin Sakarya’da yükselişi, Türk halkının bağımsızlık aşkının sembolü olarak tarihe geçer.

İsmet Tayyaresinin başarıları
1 Eylül 1921 tarihinde hem keşif yapmak hem de düşmanı taciz etmek için “İsmet” uçağı ile göreve çıkan pilot Vecihi Bey ve gözetleyici Hasan Basri (Bilgin) Bey havada bir Yunan uçağı ile karşılaştılar. Vecihi Bey uçağını ustaca kullanarak taarruz için avantajlı bir durum yakaladı. Hasan Basri Bey gözetleyici yerindeki makineli tüfekle Yunan uçağını etkili bir ateş altına aldı. Cephanesi kısıtlı olduğu için çok dikkatli nişan alan Hasan Basri Bey kısa aralıklarla açtığı ateşle kendilerine ateş etmeye çalışan Yunanlı gözetleyiciyi vurdu. Ardından düşman uçağına öldürücü isabetler kaydederek uçağı Katranca Vadisi’ne düşürdü.” Birinci Dünya Savaşı’nda da düşman uçağı düşürmüş olan bu kahraman Türk havacıları İstiklal Madalyası ile onurlandırılmışlardır.

İsmet Tayyaresi
Bu uçak İngiliz yapımı De Haviland DH-9 modeli bir bombardıman uçağıdır. 240 beygir gücünde motoru bulunan uçağın 250 kg bomba taşıma kapasitesi vardır. Pilotun önünde, motorun üzerinden öne doğru ateş edebilen bir Vickers makineli tüfeği ve gözetleyici yerinde 360 derece dönüş sağlayan taret üzerine yerleştirilmiş Lewis makineli tüfeği bulunmaktadır. Yüksek sürat sağlayan motor kuvveti, geniş bir görüş açısı sağlayan gözetleyici yeri ve silah gücüyle, bombardıman görevinin yanı sıra iyi bir keşif ve av uçağıdır.

Bugün bir hatıradan çok daha fazlası
Muğla’da sergilenen İsmet Tayyaresi maketi, sadece bir uçak değil, direnişin, cesaretin ve bağımsızlık ruhunun sembolüdür. İsmet Tayyaresi’nin bu onurlu hikayesi, Muğla’nın hafızasında yaşamaya devam ederken, Türkiye Cumhuriyeti’nin temel taşlarından biri olan Kurtuluş Savaşı’nın unutulmaz anılarına ışık tutmaya devam ediyor.





