Muğla'nın Menteşe ilçesindeki tarih öncesi dönemlere dayanan Mobolla Kalesi, Masa Dağı'nda gizemini koruyan bir geçmişe sahip. Milattan önce 5. yüzyıla uzanan köklü bir geçmişi olan bu kale, son yıllarda yapılan kazılarla gün yüzüne çıkarılan Anadolu'nun önemli bir yerleşim yerinin izlerini taşıyor.

Muğla’da üstü tıpkı masa gibi düz olan ve belki de bu nedenle halk arasında Masa Dağı olarak da bilinen Asar Tepe, ender bir doğal doku olmasının yanı sıra önemli arkeolojik kalıntıları da barındırıyor. Kale düzlüğünün güneyinde bulunan düzlükte irili ufaklı taşlardan oluşan ve konut türü yerleşimlere ait yapı kalıntıları, Hitit metinlerinde de sözü geçen Mabolla Kalesi’ne ait olduğu tahmin ediliyor.

Kazılarla Aydınlatılan 4 Bin 500 Yıllık Geçmiş
Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın izniyle yürütülen ve Muğla Müze Müdürlüğü Başkanlığı'nın koordinasyonunda geçtiğimiz yıllarda gerçekleştirilen kazı çalışmaları, Mobolla Kalesi'nin 4 bin 500 yıllık yaşam izlerini gün yüzüne çıkarıyor. Bu çalışmalar, bölgenin tarih öncesi ve antik dönemlere ait önemli bir yerleşim yeri olduğunu ortaya koyuyor.

4 bin 500 yıllık yaşam
Menteşe İlçesine hâkim bir tepeden bakan Mobolla Antik Kenti’nde kesintisiz 4 bin 500 yıl yaşamın olduğu tahmin edilen yerleşim modelinin tamamen Anadolu geleneğine uygun ve savunma amaçlı yapılan Mobolla Antik Kenti, surlarının dışında çok sayıda kaya mezar bulunurken, kent içinde taş evler, meskenler, kutsal alanlar ve yağmur sularının toplandığı dikey sarnıçlar bulunuyor.

Bu alanın önündeki alt düzlükte II. Bin Anadolu Hitit ve I. Bin Frig ve Urartu Geleneklerini yansıtan, Karya ve Likya Bölgesinde varlığını geç dönemde de sürdüren açık hava kutsal alanları görülüyor. Mabolla Kalesinin iri dikdörtgen taşlardan oluşan surlarının güneye doğru süren uzantıları oldukça iyi korunmuştur. Sur duvarlarından aşağıya doğru sürüklenen bazı bloklar üzerinde izlenen kenetler ahşap kenet yuvaları özelliğindedir ve M.Ö. 5. yy.la tarihlendiğine ilişkin ipucu vermektedir. Masadağ Kuzeydeki düzlüğe yakın yerinde ise yüksek teraslar üzerine oturtulmuş ve en az 3 katlı olan ve harçlı moloz taşlarından yapılma bir ortaçağ sarayı yer alır. Mabolla’nın doğu ve batı üst yamaçlarında ve çoğu yakın zamanda soyulmuş kaya mezarları yer almaktadır. Mabolla Kalesi, doğu, güney ve batı yönlerinde savunmaya elverişli bir konuma sahiptir.

Kalenin yerleşimi
Koruma amaçlı yapılan Mobolla Kalesi’nde Anadolu’daki Tunç Çağı gibi tepeye yerleşmiş durumda. Yerleşmenin dışındaki surların dışında mezarlar, surların içerisinde sivil yapılar, kale evleri, meskenler, sarnıçlar ve kutsal alanlar bulunuyor.

Kaya Mezarları
2 binli yılların başında yüzey araştırması yapılan Mobolla Antik Kenti’nde, geçen yıllarda Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Muğla Müze Müdürlüğü başkanlığında kazı çalışmaları başlanmıştı. Profesör Doktor Adnan Diler’in bilimsel danışmanlığında başlayan kazı çalışmalarında ilk etapta, Mobolla Antik Kenti tırmanma başlangıcından itibaren kentin ana giriş kapısına kadar olan bölümde kaya mezarları belirlenmişti.

Türkiye’de görülmeyen yerleşim
Mobolla Antik Kenti, 2000'li yıllarda yüzey araştırmalarıyla keşfedilen önemli bir antik yerleşimdir. Masa Dağı'nın eteklerinde yer alan Mobolla Kalesi, çevresindeki derelerle çevrili olmasıyla dikkat çekiyor. Kale, güneyinde Karamuğla Deresi ve batısında Basmacı Deresi ile çevrilidir ve kaya oluşumları üzerine konumlanmıştır. Dağın zirvesinde Türkiye'nin en geniş kentsel sitlerinden biri olan bu antik yerleşim bulunur. Türkiye genelinde benzer bir yerleşim düzenine pek rastlanmaz.

2 bin 400 yıllık çanak çömlek
Antik belgelere göre, Muğla şehrinin adı eski çağlarda Mogola ve Mabolla gibi çeşitli biçimlerde kaydedilmiştir. Bu isimlerden yola çıkarak, Mobolla Kenti'nin kuruluş tarihine 2 bin 400 yıl öncesine kadar uzanabileceği tahmin edilmektedir. Arkeolojik kazılar sırasında, bu döneme ait çanak çömlek kalıntıları ilk kez gün yüzüne çıkarılmıştır.





