Knidos Antik Kenti, Ege Denizi’nin incisi konumunda olan Türkiye’nin güneybatısında, bugünkü adıyla Datça Yarımadası’nda yer alır. Antik çağda önemli bir liman kenti olan Knidos, zengin tarihi ve efsanevi yapılarıyla bilinir.

Knidos Antik Kenti, muhteşem coğrafi konumuyla dikkat çeker. Hem karada hem de adada yer alan bu antik yerleşim, kare planı esas alınarak tasarlanmıştır. Kentin bu özelliği, paralel sokakların dik kesen caddelerle kesişmesiyle belirginleşir.

Teraslar Kenti: Knidos Antik Kenti
Antik dönemin ünlü merkezlerinden Kos ile Rodos adaları arasında kurulmuş olan Knidos, Karya bölgesinin en önemli merkezlerinden biri ve Halikarnassos’tan sonra bilinen ikinci bir Dorkentidir. Peleponnes’den gelen Dor’lar Rodos ve Kos yerleşimlerinden kısa bir süre sonra Knidos kentini kurmuşlardır. Strabon, kentin teraslar üzerinde kurulu olduğunu ve bir tiyatro gibi kıyıdan akropolise doğru yükseldiğini belirtmektedir. Arazinin dağlık yapısından dolayı Knidos bir teraslar kentidir.

Ticaret merkezi Knidos
Knidos şehri, dar bir kara parçasıyla deve boynu ya da Kap Krio olarak adlandırılan adacıkla birleşmiştir. Bunun sonucunda oluşan iki koya birer liman yapılmıştır. Batıdaki liman savaş gemileri, doğudaki liman ise ticaret gemileri tarafından kullanılmıştır. Knidos, ticareti çok gelişmiş bir merkezdir. Şaraplarıyla ünlü olan kent aynı zamanda ürettiği şarapların da ihracatını yapmaktadır.

Kent hem anakara hem ada kısmı üzerine inşa edildi
Knidos Antik Kenti, eşsiz coğrafi yapısıyla dikkat çeker. Hem anakara hem de ada kısmı üzerine yerleştirilmiş olan bu kent, plan kare sistemine göre inşa edilmiştir. Kentin bu özelliği, birbirine paralel uzanan sokakların paralel caddeler tarafından kesilmesiyle belli olur.

Anakara Kısmı: Akropol ve Sur Duvarları
Kentin anakara kısmında, Knidos’un akropolü ve kenti çevreleyen sur duvarları bulunmaktadır. Şehrin doğusunda ünlü Demeter Kutsal Alanı ve büyük tiyatro yer alır. Bu tiyatro, kente hakim bir mevkide bulunur ve taşları Dolmabahçe Sarayı’nın yapımında ve Kahire’de Mehmet Ali Paşa’nın sarayında ve camiinde kullanılmak üzere sökülerek kente taşınmıştır. Günümüzde ise tiyatrodan geriye sadece duvar kalıntıları kalmıştır. Anakara kısmının Kuzeydoğusunda Korinth düzende bir tapınak mevcuttur. Bu tapınağa ait mimari elemanlar, olduğu yerde dökülmüş vaziyette bulunur.

Kenti her açıdan görebilen Yuvarlak Tapınak Terası
Tapınağın batısında, adını burada bulunan yuvarlak bir yapıya ait temel kalıntılarından alan “Yuvarlak Tapınak Terası” bulunmaktadır. Burası, en yukarda bulunan teras olduğundan dolayı, kentin her açıdan görülen ve her açıyı görebilen yeridir. Bu konumundan ve antik kaynakların ifadelerinden yola çıkan I.C. Love, ünlü Aphrodite tapınağının burada olduğunu ileri sürmüşse de, son yıllardaki araştırmalar sonucunda, bu yapının Aphrodite ile alakası olmadığı, başka bir tanrıya adanmış bir tapınak olduğu anlaşılmıştır.

Kentin önemli buluntuları: “Genç Erkek Heykeli”
Kentin batı kısmında 2003 yılında yapılan kazılar sonucunda, üst terasa doğru uzanan bir merdiven ve hemen batısında ise mermerle döşenmiş bir oda bulunmuştur. Odanın sağlı sollu her iki yakında karşılıklı yerleştirilmiş mermer oturma sıraları mevcuttur. Mekanın arka tarafında ise, üzerine bir heykel yerleştirilmesi amacıyla yapılmış bir podyum ve kaide yer almaktadır. Bu kaideye ait genç erkek heykeli parçalar halinde çıkarılacak birleştirilmiştir. Kaide’de “Similos oğlu Teandros bu heykeli yüce Zeus’a adadı” yazmaktadır. “SymmachosAristokleidas” adları geçmektedir. Symmachos, Knidos’ta bilinen ve seçkin bir aileye mensup bir isimdir. Aristokleidas adı ise, kentte bulunan başka yazıtlarda da geçmektedir.






