Bu yılın sürükleyici bilim kurgu filmlerine bir göz atın!

Her yıl, yeni bilim kurgu filmleri izleyicilere farklı bir maceraya sürükleyerek hayal gücünün ve teknolojinin sınırlarını keşfetme fırsatı sunuyor. Bu yıl vizyona giren filmler, hem görsel etkileyicilikleri hem de merak uyandırıcı konularıyla izlenmeyi hak ediyor.

Dune

2021'in en başarılı yapımlarından biri olan "Dune," kendisine özgü zorluklarıyla baş etmek için uğraş verdi. Star Wars evrenine ilham kaynağı olan bu önemli eser, doğru bir yönetimle üst düzey bir filme dönüştü. The Lord of the Rings gibi, asla filme uyarlanamaz denilen eserlerin aksine, Denis Villeneuve'un önderliğindeki Dune ekibi, başarıyla bu zorlu görevin üstesinden geldi. Ünlü yönetmenin güçlü sinemasal geçmişi, onun en önemli referansı oldu.

Çöl gezegeni Arrakis'in kontrolü, Harkonenler tarafından tuzak kurularak Atreides Hanedanlığı'ndan alınır. Harkonenler, gezegendeki zengin "Baharat" kaynağına sahip olmak için Paul Atreides (Timothée Chalamet) ve ailesini dağıtarak onları kaçak durumuna düşürür. Paul, intikam arayışına girmiş bir şekilde, yeni yolculuğunda eski düşmanları Fremenler ile ittifak kurar. Fremen üyesi olan Chani (Zendaya) ile duygusal bir bağ kurarken, yalnızca kendisinin öngörebildiği korkunç kaderi engellemeye çalışır.
Denis Villeneuve'un ustalığı, Dune'u sadece görsel bir şölen olmaktan öte, derin bir hikaye anlatımına dönüştürdü. Bu başarılı yönetmen, izleyicilere unutulmaz bir bilim kurgu deneyimi sunarak, Dune'u modern sinemanın parlak örneklerinden biri haline getirdi.

Distant

Acil iniş yaptıktan sonra oksijen kaynakları tükenen asteroit madencisi Andy Ramirez (Anthony Ramos), yabancı bir gezegende çeşitli yaratıkların avına dönüşmüştür. Ekip arkadaşı Naomi Calloway'in (Naomi Scott) hayatta olduğunu keşfeder, ancak kaçış bölmesinde kısıtlı kaynaklarla sıkışıp kalmışlardır. Andy'nin yapay zekâ destek ünitesi, onlara yardımcı olmada yetersiz kalmaya başlar ve ikisi de bu tehlikeli gezegenden kurtulmak için sınırlı bir zamanları olduğunu fark eder.

Distand, komedi unsurları içeren bir "hayatta kalma öyküsü" olarak karşımıza çıkacak. Yapay zekâya sesiyle hayat veren Zachary Quinto'nun da katkı sağladığı bu yapımda, 65 ile benzer temalara sahip olmasıyla dikkat çekebilir. Josh Gordon ve Will Speck'in yönetmenlik koltuğunda oturduğu bu film, iddialı yapımlar arasında kendine sağlam bir yer edinebilecek mi?

Spaceman

Çek yazar Jaroslav Kalfař'ın eseri "The Spaceman of Bohemia"dan uyarlanan "Spaceman," Venüs yakınlarına gönderilen ilk Çek astronotun hikayesini konu alıyor. Jakub Procházka (Adam Sandler), çocukluğunda öksüz kalmış ve büyükanne-büyükbabası tarafından büyütülmüş bir bilim insanıdır. Procházka, kendi hâlinde bir yaşam sürerken, Venüs'e gönderilecek tehlikeli bir görev için seçilir. Görev oldukça risklidir ve diğer ülkeler vatandaşlarını göndermek istememektedir. Ancak Procházka, bu görevi eşi ve akrabalarından uzakta kalabilmek için bir fırsat olarak görür.

Uzay görevi sırasında işler tuhaf bir hal almaya başlar ve Procházka, örümceği andıran bir uzaylı ile karşılaşır. Astronotumuz, gizemli varlıkla geçirdiği süre boyunca derin felsefi konuşmalar yapacak ve ona duygusal bir bağ kurmaya başlayacaktır.
Johan Renk, daha önce "Walking Dead," "Bloodline," "Breaking Bad," ve "Chernobyl" gibi başarılı projelerde yer almış bir isimdir ve ilk uzun metraj deneyimiyle beklentileri yükseltmektedir. Adam Sandler'e, Carey Mulligan, Paul Dano ve Isabella Rossellini gibi yetenekli oyuncular eşlik etmektedir. Bu roman uyarlaması, kaliteli oyuncu kadrosu ve merak uyandıran konusuyla Mart 2024'te izleyiciyle buluşacak.

Kingdom of the Planet of the Apes

Caesar'ın (Andy Serkis) ölümünden uzun bir süre geçmiştir. Caesar, yaralı bir şekilde kaybedilmeden önce topluluğunu kıtanın güvenli bir bölgesine taşımayı başarmıştı. Ancak zamanla, yeni dünyadaki topluluk geçmişin izlerini unutmuş ve kötü niyetli bir grup tarafından manipüle edilmiştir. Maymun lider Proximus Caesar (Kevin Durand), kayıp insan teknolojisini ele geçirmeye çalışırken bir yandan da insanları köle olarak kullanmaktadır. Bu sırada genç maymun Noa (Owen Teague), bu yeni liderle mücadele etmek için özgürlük savaşına atılır. Yolculuğu sırasında, Mae adlı bir "insan"ı kölelikten kurtardığı ve onunla yakınlaştığı Noa'nın macerası, beklenmedik bir yöne evrilecektir.

"Kingdom of the Planet of the Apes," gişede başarılı olursa yeni bir üçlemenin kapılarını açabilir. Post-apokaliptik dünya konusunda önemli deneyime sahip olan Wes Ball, The Maze Runner serilerinden edindiği tecrübeyle projeye doğru bir yön verebilir. Film, yeni bir dünya kurma amacıyla farklı bir kadro ile geliyor. Senaryo ekibinde Patrick Aison (Prey / 2022), Josh Friedman (Avatar: The Way of Water) ve Rick Jaffa (War for the Planet of the Apes) gibi deneyimli isimler bulunuyor. Bu film, yeni bir serinin müjdecisi olabilir ve aynı zamanda yeni yılın en çok beklenen yapımlarından biri olarak dikkat çekiyor.

Alien: Romulus

Geçtiğimiz yaz çekimleri tamamlanan "Alien: Romulus," uluslararası arenada dikkat çeken Fede Alvarez'in yönetmen koltuğunda hayat bulacak. Ridley Scott bu sefer yapımcı olarak projede yer alıyor. Uruguay doğumlu Alvarez, senaryoyu Rodo Sayagues ile birlikte yazdı. Film, Alien (1979) ve Aliens (1986) filmleri arasında geçen bir zaman diliminde odaklanacak, ancak konu hakkında henüz detaylı bilgi verilmiyor.

Filmin kadrosunda, uzak bir gezegende evrenin en korkunç yaşam formuyla karşılaşmak zorunda kalan genç bir mürettebatın yer alacağı belirtiliyor. Dolayısıyla, filmde genç bir kadro ön planda olacak. Ayrıca, söz konusu gezegenin daha önceki filmlerden tanıdığımız LV-426 olduğu ve olayların "Alien: Isolation" (2014) video oyunuyla kesişeceği yönünde söylentiler bulunuyor. Ridley Scott'un yapımcılığını üstlendiği bu eser, Alien evrenine yeni bir perspektif kazandırmaya aday.

Mickey 17

2019'da Cannes Film Festivali'nde Gisaengchung (Parazit) filmi ile Altın Palmiye Ödülü'nü kazanan Koreli yönetmen Bong Joon Ho, küresel bir başarı elde etmişti. Joon Ho, Salinui chueok (Cinayet Günlüğü / 2003), Gwoemul (Yaratık / 2006) ve Madeo (Ana / 2009) gibi filmleriyle rüştünü ispatlamış önemli bir Kore sineması yönetmenidir. Şimdi ise yükselen yıldız Robert Pattinson'ın (The Batman / 2022, The Lighthouse / 2019) başrolde yer alacağı iddialı projesi Mickey 17 ile tekrar izleyicilerin karşısına çıkacak.
Buz gezegenini kolonileştirmekle görevli Mickey (Pattinson), bu tehlikeli görev sırasında ölse bile tekrar klonlanabilmektedir. Bir kaza sonucu ölmesi durumunda yeni bir Mickey klonu devreye girecektir. Ancak beklenmedik bir şekilde, önceki Mickey'nin hala hayatta olduğuna dair kanıtlar ortaya çıkar. Bu durum, önceki ve yeni klon arasında büyük bir mücadeleyi tetikler.

Robert Pattinson'a, Mark Ruffalo, Toni Collette, Steven Yeun ve Thomas Turgoose gibi deneyimli oyuncular eşlik ediyor. Usta görüntü yönetmeni Darius Khondji (Delicatessen / 1991, Se7en / 1995), Joon Ho ile ikinci kez (Okja / 2017) iş birliği yapıyor. Edward Ashton'ın kitabından uyarlanan bu yapıma dair herhangi bir gecikme öngörülmüyor ve büyük bir merakla bekleniyor.

Furiosa: A Mad Max Saga

George Miller, Mel Gibson'ın önderliğindeki unutulmaz post-apokaliptik Mad Max üçlemesi ile sinema tarihine damga vuran bir usta olarak biliniyor. Kıyamet sonrası dünyada geçen bu efsanevi hikayeler, dizel tabanlı teknoloji ve 50'ler retrofütüristik estetikle izleyicileri etkisi altına almıştı. George Miller, yıllar sonra Mad Max: Fury Road ile geri dönerek, modern sinemanın başyapıtlarından birini ortaya koymuş ve kısa sürede klasikleşmiş bir eser yaratmıştı.

Son fragmanı yayımlanan Furiosa: A Mad Max Saga, Anya Taylor-Joy'un genç Furiosa olarak başrolde olduğu bir yolculuğu beyaz perdeye taşıyor. Bu filmde, karakterimiz Dementus (Chris Hemsworth) ve çetesine karşı zorlu bir mücadele verirken, aynı zamanda bir tutsak çocuğun hayatını koruma mücadelesi verecek. Fragmanın yoğun sarı tonları ve etkileyici görselliğiyle dikkat çeken bu yapımda, görüntü yönetmenliği koltuğunda Simon Duggan (Hacksaw Ridge / 2016, Warcraft / Warcraft, The Great Gatsby / 2013) oturuyor.

Charlize Theron'un önceki filmde canlandırdığı yetişkin Furiosa karakterine kıyasla, Anya Taylor-Joy'un genç Furiosa performansı en büyük merak konularından biri olarak ön plana çıkıyor. Mad Max evrenindeki bu yeni macera, sinemaseverleri büyük bir heyecanla bekletiyor.

A Quiet Place: Day One

John Krasinski, A Quiet Place serisinin ilk iki filmini başarıyla yönettikten sonra, serinin üçüncü filmi olan A Quiet Place: Day One'da yönetmen koltuğunu Michael Sarnoski'ye bırakıyor. Michael Sarnoski, 2021'de Nicolas Cage'in başrolünde olduğu Pig adlı dramatik filmiyle dikkat çekmişti. Bu yeni film, serinin ilk filminin öncesinde yaşanan olaylara odaklanacak ve dünya dışı yaratıkların yeryüzüne ilk geldikleri anları ele alacak. Ordunun baş şüpheli olduğu felaketin nasıl gerçekleştiğini keşfetme şansına sahip olacağız. Henüz detaylı bir konu açıklanmasa da, film haziran sonlarında gösterime girecek.

Yapımcı kadrosunda Michael Bay, Allyson Seeger, Brad Fuller ve Vicki Dee Rock gibi isimlerin yer aldığı bu projede John Krasinski de bulunuyor. Kadroda Lupita Nyong’o, Djimon Hounsou, Alex Wolff, Denis O’Hare ve Elijah Ungvary gibi yeni isimlere yer verilirken, önceki filmlerde rol alan oyuncular bu sefer kadroda yer almıyor. A Quiet Place Part III'ün 2025'e dair planları var ancak yazarlar grevi nedeniyle projenin 2026'ya ertelenme olasılığı bulunuyor. John Krasinski'nin özenle yarattığı A Quiet Place evrenine bu yeni film ne kadar derinlik katabilecek, merak konusu.

The Mothership

Sara Morse'un (Halle Berry) kocası, kırsal bölgedeki çiftliklerinden gizemli bir şekilde bir yıl önce kaybolmuştur. Sara, bu trajik kaybın ardından çocuklarıyla birlikte derin bir üzüntü içindedir. Ancak bir gün evlerinin altında garip ve dünya dışı bir nesne keşfederler. Bu bulunan nesnenin, kocasının kaybolmasında belirleyici bir rol oynayabileceğini düşünürler. Morse, hem kocasını bulmak hem de bu gizemi çözmek için hemen harekete geçer. Ancak işin içine hükümet yetkilileri de dahil olduğunda, aile belirsizliklerle dolu bir maceraya sürüklenir.

Steven Spielberg'ün Bridge of Spies (2015) filmi senaristi Matt Charman, ilk yönetmenlik deneyimi için kamera arkasına geçiyor. Netflix platformunda yayınlanacak olan bu yapımda Molly Parker, Omari Hardwick ve John Ortiz gibi tanınmış oyuncular da rol alıyor. Film, Charman'ın senaristlik görevini üstlendiği, bilimkurgu türündeki Oasis (2017) projesinden sonra ikinci kez bu türde bir çalışma olacak. Yönetmenin önceki referanslarına dayanarak, The Mothership'i takip etmek ilginç olabilir.

The Electric State

1997 yılında çökmekte olan devlet ve toplumun hüküm sürdüğü bir dünyada, yetim kalmış genç bir kız olan Michelle (Millie Bobby Brown), kayıp kardeşini bulmak için tehlikeli bir yolculuğa çıkar. Bu sıra dışı yolculuğunda, ona sevimli ve gizemli bir robot eşlik eder. Zamanla, bu yolculuğa serseri bir görünümdeki bir kişi de katılır. Devasa teknolojik yapıların ve robotların kırsallara yayıldığı bu çöp yığını dünyada, Michelle'in macerası başlar.

Simon Stålenhag'ın yazıp görselleştirdiği The Electric State, 2018'de yayımlanmıştır. Sanatçı, konsept çizimleriyle tanınmış ve Tales from the Loop (2015) grafik romanıyla 2020'de Amazon Prime'da sekiz bölümlük bir diziye dönüşmüştür. Anthony ve Joe Russo kardeşler, Avengers: Infinity War (2018) ve Avengers: Endgame (2019) filmlerinin ortak yönetmenleri olarak, Simon Stålenhag'ın vizyonunu görselleştirecekler. Ayrıca, Chris Pratt, Ke Huy Quan, Stanley Tucci ve Terry Notary gibi deneyimli oyuncular da bu alternatif dünyada kendilerine yer bulacak.

Godzilla x Kong: The New Empire

Monsterverse evreninin yeni filmi Godzilla x Kong: The New Empire'da Godzilla ve Kong, Kafatası Adası'ndan çıkarak gelen dev bir düşmana karşı güçlerini birleştiriyor. Film, popüler bir komplo teorisini merkezine alarak Oyuk Dünya'yı (Hollow Earth) keşfe çıkacak ve antik bir uygarlığın izlerine rastlayacak. Bu yapımda, meşhur canavarlar solo yapımlarındaki başarılarını Monsterverse evrenine taşımaya çalışacak ancak şu ana kadar olan eleştirilere göre bu başarıda zorlanabilir. Monarch: Legacy of Monsters dizisi ve Japon yapımı Gojira-1.0 gibi yapımlar, Godzilla'nın itibarını yeniden yükseltmiş durumda. Bu nedenle, Godzilla x Kong: The New Empire'nin aynı başarıyı yakalayıp yakalayamayacağı şu an için belirsiz.

Yönetmen koltuğunda Adam Wingard (You’re Next – 2011, V/H/S – 2012) yer alıyor. Rebecca Hall, Brian Tyree Henry ve Kaylee Hottle gibi oyuncular önceki filmden rollerini sürdürürken, Dan Stevens, Rachel House ve Mercy Cornwall gibi yeni isimler kadroya katılıyor. Senaryo tarafında Terry Rossio, Simon Barrett ve Jeremy Slater işbirliği yaparken, Antonio Di Iorio ise filmin müziklerini besteliyor. Sinema tarihindeki iki ünlü canavarın yeni macerası, hayranlarını heyecanlandırıyor.

Borderlands

İlk kez 2009 yılında Gearbox Software tarafından piyasaya sürülen Borderlands, 2800’lü yıllarda Pandora gezegeninde geçen birinci şahıs nişancı oyunuydu. Oyunun hikayesi, çeşitli mega şirketlerin gezegenleri kolonileştirdiği bir dönemde, çeşitli maden ve kaynakları ele geçirmek amacıyla yaşanan mücadelelere odaklanıyordu. Borderlands, kendine özgü bir görsel stile sahipti ve oyuncular, dört farklı yetenek setine sahip karakterler arasından birini seçip ana hikayenin yanı sıra çeşitli yan görevleri de tamamlayabiliyordu. İlk oyun, kısa sürede büyük bir beğeni kazandı ve devam projeleriyle serisini genişletti.

Rebel Moon: The Scargiver

15 Aralık’ta Netflix'te izleyiciyle buluşan Rebel Moon: A Child of Fire, izleyiciler arasında bölünmüş bir tepki aldı. İki bölümden oluşan yapının hikayesi, Ana Dünya’nın ordularının, evrenin farklı bir köşesindeki çiftçilerin hayatlarını tehdit etmesi etrafında dönüyordu. Bu uzak uyduda yaşayan sakinlerin kaynaklarını ele geçirmek isteyen ordunun karşısına, eski bir ordu mensubu olan Kora (Sofia Boutella) çıkıyordu. Kahramanımız, yeni bir umuda dönüşen bu anın ardından, farklı gezegenlerden yeni savaşçıları toplamak amacıyla yola çıkıyordu. Toplanacak bu kahramanlar ordusu, sonraki bölümde isyanı büyük bir savaşa dönüştürecekti.
Rebel Moon: A Child of Fire, yeni bir Star Wars olma iddiası taşıyarak, Zack Snyder'ın alışılmış yönetmenlik tarzını her sahnede yansıtıyor. Eserin dağınık kurgusu, ileride bir Snyder Cut versiyonunun geleceğine dair bir işaret gibi görünüyor. Şu an için izleyiciler, filmin ikinci bölümüne odaklanmış durumda ve hikayenin hangi yönde gelişeceği büyük bir merak konusu. The Scargiver'dan sonra, tamamlanmış bir eserin daha sağlıklı analizlerini yapmak mümkün olacak. Fragmanı yakın zamanda yayımlanan ikinci bölümün gösterim tarihi 19 Nisan olarak belirlendi.

I.S.S.

Blackfish (2013), Megan Leavey (2017) ve Our Friend (2019) gibi dokümanter ve drama türündeki nitelikli eserleriyle tanınan Gabriela Cowperthwaite, ilk kez bir bilimkurgu projesinde yer alıyor. Film, Amerikalı ve Rus bilim insanlarının rutin bir uzay görevi sırasında, devletleri arasında yıkıcı bir nükleer savaşın patlak vermesini konu alıyor. Bu yeni dünya savaşı, insanlığın yok olma tehlikesini beraberinde getirir. Her iki ülke, kendi mürettebatlarına gizlice uzay istasyonunun kontrolünü ele geçirme emri verir. İki ekip arasındaki başlangıçta dostane ilişki, hızla düşmanlığa dönüşür.

Son yılların en orijinal yapımlarından biri olarak görünen I.S.S., izleyicilere korkunç gerçeklerle yüzleşme fırsatı sunuyor. Senaryonun yazarı Nick Shafir, bu filmle uzun metrajlı film kariyerine başlıyor. Film müziği ise Hijack ( 2023) ve The Dropout (2022) gibi başarılı TV dizilerinde çalışmış olan Anne Nikitin'e ait. Görsel olarak iddialı olan yapım, yeni yılın ilk aylarında seyirciyle buluşacak. West Side Story müzikalinin öne çıkan oyuncularından Ariana DeBose, filmde başrolde yer alıyor.

Kaynak: Bilim Kurgu Kulübü

Muhabir: Mukaddes Yelin