Sosyal Güvenlik Uzmanı Özgür Erdursun'un detaylı analizine göre, kurumun gelir ve gider dengesindeki bu ani kırılma sıradan bir dalgalanmadan ziyade, sistemdeki yapısal bir çatlağın habercisi olabilir.
Tablo Tersine Döndü: Fazladan Açığa Keskin Geçiş
2025 yılını genel hatlarıyla dengede kapatan SGK, 2026 yılına beklenmedik büyüklükte bir mali açıkla giriş yaptı. Kurumun açıkladığı veriler, sadece bir ay içinde yaşanan sert değişimi tüm çıplaklığıyla ortaya koyuyor:
-
Ocak 2026 Tablosu: 455,3 milyar TL gelire karşılık giderler 545,5 milyar TL'ye fırladı ve sistem aniden 90,1 milyar TL açık verdi.
(Not: 2025'in tamamına bakıldığında 35,2 milyar liralık bir artı bakiye görünse de, ocak ayında başlayan bu kan kaybı kurumun mali yapısındaki kırılganlığı artırıyor.)

Giderlerdeki Artış Sürpriz Değil
SGK'nın kasasından çıkan paranın artması aslında beklenen bir gelişmeydi. Emekli aylıklarına ödenen toplam tutar Aralık'ta 335,5 milyar TL iken, Ocak ayında maaşlara yapılan yasal zamların (SSK/Bağ-Kur için %12,19, memur emeklisi için %18,6 ve taban aylıklardaki artışlar) bordrolara yansımasıyla bu rakam 390,6 milyar TL'ye çıktı.
Asıl Kriz: Kasaya Girmeyen 125 Milyar Lira
Kurumun can damarı olan prim tahsilatı Aralık 2025'te 452,5 milyar TL seviyesindeyken, Ocak 2026'da bu rakam 327,1 milyar TL'ye çakıldı. Erdursun'un altını çizdiği en kritik nokta ise SGK verilerinin tahakkuk (beklenen alacak) değil, tahsilat (kasaya fiilen giren nakit) esasına dayanması. Yani ortada devlete ödenmesi gereken tahakkuk etmiş primler var, ancak bu paralar bir nedenden ötürü SGK'nın kasasına girmiyor.
Prim Gelirleri Neden Düşüyor?
SGK'nın nakit akışındaki bu devasa daralmanın arkasında yatan muhtemel sebepler şu şekilde sıralanıyor:
-
İstihdam oranlarında yaşanan düşüşler.
-
Kayıt dışı istihdam (sigortasız çalıştırma) vakalarındaki artış.
-
Çalışan maaşlarının kuruma eksik (genellikle asgari ücret üzerinden) bildirilmesi.
-
İşveren prim teşviklerinde yapılan kesintilerin, tahsilat performansını artırmak yerine tam tersi bir etki yaratarak ödeme alışkanlıklarını bozması.
Emeklinin "Ek Zam" Beklentisi Suya Düşebilir
SGK'nın kasasındaki bu alarm durumu, temmuz ayında enflasyon farkının ötesinde bir iyileştirme (seyyanen zam veya refah payı) bekleyen emekliler için ne yazık ki olumsuz bir tablo çiziyor.
Önümüzdeki temmuz döneminde SSK ve Bağ-Kur emeklileri için yaklaşık yüzde 15, memur emeklileri için ise yüzde 11 civarında sadece enflasyon farkından doğan yasal bir artış oluşması bekleniyor. Ancak emeklilerin asıl talebi olan ek artış ihtimali, SGK'nın gelir toplayamayan ve açık veren bu mevcut mali tablosunda oldukça zayıf görünüyor.



