Gelişen otomotiv teknolojisi sayesinde araçlara entegre edilen akıllı sistemler, şehir içindeki hız sınırlarını otomatik olarak tanımlayıp sürücünün ayağını gazdan sanal olarak çekmeye hazırlanıyor.

Pedala Basılsa da Hız Yapılamayacak

Yeni nesil araçlarda halihazırda bulunan GPS, araç içi kameralar ve kablosuz yazılım güncellemeleri artık sadece navigasyon ya da müzik dinlemek için kullanılmıyor. Amsterdam Üniversitesi'nden Profesör Marco te Brömmelstroet, coğrafi sınırlama olarak bilinen "geofencing" teknolojisinin şehirlerde hız ihlallerini tamamen tarihe gömebileceğini belirtiyor. Diyelim ki bir okul bölgesine veya dar bir ara sokağa girdiniz; aracınız konum verisi üzerinden sınırın 30 kilometre olduğunu algılayacak ve siz gaza sonuna kadar yüklenseniz bile o hızı geçemeyeceksiniz.

Gram altın 8 bin TL olacak mı? Uzman yıl sonu için rakam verdi
Gram altın 8 bin TL olacak mı? Uzman yıl sonu için rakam verdi
İçeriği Görüntüle

Trafikpng Z Em Ml Iqbwk Oibnfqt5 I2Cw

Dev Markalar Zaten Sistemleri Devreye Soktu

Aslında bu teknoloji hayatımıza çoktan girdi, sadece şimdilik farklı amaçlarla kullanılıyor. Mercedes-Benz, BMW, Toyota ve Ford gibi dünya devleri, şarj edilebilir hibrit modellerinde düşük emisyonlu çevreci bölgelere girildiğinde aracı otomatik olarak elektrikli motora geçiriyor. Volvo ise bir adım daha ileri giderek belirli alanlarda çalışan ticari araçlarının maksimum hızını doğrudan bu sistemle kısıtlıyor. Yani altyapı hazır, sadece binek araçlarda tam yetkiyle yaygınlaşması bekleniyor.

Uyarı Beep Sesi Yerine Tam Müdahale

Hali hazırda Avrupa'daki yeni araçlarda zorunlu olan Akıllı Hız Yardımı sistemi, sürücüyü hız sınırını aştığında sadece gösterge paneli ve sesli uyarıyla ikaz etmekle yetiniyor. Yeni nesil coğrafi sınırlama ise uyarmanın ötesine geçip aracın motor gücünü doğrudan dizginliyor. Kazaları bıçak gibi kesmesi ve yaya güvenliğini en üst seviyeye çıkarması beklenen bu yöntemin yaygınlaşmasındaki tek engel teknolojik imkânsızlıklar değil.

Sürücüler Direksiyon Kontrolünü Vermek İstemiyor

Sistemin hayatımızın tam merkezine girmesindeki en büyük kırılma noktası, insanların direksiyon üzerindeki hakimiyeti tamamen bilgisayarlara devretme konusundaki isteksizliği. Birçok sürücü kendi aracında kontrolün elinden alınmasını bir özgürlük kısıtlaması olarak görüyor. Yine de her yıl yaşanan binlerce can kaybı ve ağır trafik kazaları göz önüne alındığında, otomotiv dünyasının bu güvenli geleceğe doğru kaçınılmaz bir adım atacağı açıkça görülüyor.

Kaynak: Haber Merkezi