Haberin devamı >>>
Datça Yarımadası, MÖ 2000'lere kadar uzanan köklü bir geçmişe sahiptir. Bu bölgenin ilk yerli halkı Karyalılar olarak bilinir ve en parlak dönemlerini Dorlar döneminde yaşamışlardır. MÖ 1000'lerde Trakya'dan güneye inerek Yunanistan üzerinden Datça'ya ulaşan Dorlar, bugün Datça ilçe merkezinin 1.5 km kuzeydoğusundaki Burgaz mevkiinde Dor uygarlığının merkezi olan Knidos'u kurmuşlardır. Ancak, MÖ 4. yüzyılda ticari nedenlerle Knidos, bugünkü görkemli kalıntıların bulunduğu bölgeye taşınmıştır. Şehir, Afrodit heykeli ile ünlü olmuştur.
Datça, tatil turizminin en canlı olduğu bölgelerden biridir. Birbirinden güzel koyları ve mavi bayraklı plajları, tatilcileri kendine çekmektedir. Doğal güzellikleri ve rahatlatıcı atmosferiyle Datça, dinlenmek ve keşfetmek isteyenler için ideal bir tatil rotası sunar. Konaklama seçenekleri açısından geniş bir yelpazeye sahip olan Datça'da, oteller, pansiyonlar, apartlar ve kamp alanları gibi çeşitli seçenekler bulunmaktadır.
Antik dönemin ünlü merkezlerinden Kos ile Rodos adaları arasında kurulmuş olan Knidos, Karya bölgesinin en önemli merkezlerinden biri ve Halikarnassos’tan sonra bilinen ikinci bir Dor kentidir. Peleponnes’ten gelen Dorlar, Rodos ve Kos yerleşimlerinden kısa bir süre sonra Knidos kentini kurmuşlardır. Strabon, kentin teraslar üzerinde kurulu olduğunu ve bir tiyatro gibi kıyıdan akropolise doğru yükseldiğini belirtmektedir. Gerçekten de arazinin dağlık yapısından dolayı Knidos bir teraslar kentidir. Şehir dar bir kara parçasıyla deve boynu ya da Kap Krio olarak adlandırılan adacıkla birleşmiştir. Bunun sonucunda oluşan iki koya birer liman yapılmış, bunlardan batıdaki savaş gemileri, doğudaki ise ticaret gemileri tarafından kullanılmıştır.
Ovabükü Plajı, doğayla iç içe bir kaçış arayanlar için mükemmel bir seçenek olarak dikkat çekiyor. Hem açık deniz atmosferi hem de koyların huzurunu bir arada sunan bu eşsiz plaj, Datça'da sakinlik arayanların en popüler tercihlerinden biri haline gelmiştir. Plajın arkasındaki yemyeşil ormanlar ve önündeki parlak mavi Ege Denizi, ziyaretçilere muazzam bir manzara sunar ve onları etkiler. Ovabükü Plajı’nın denizi son derece temiz ve berrak olup, doğa tutkunları için ideal bir mekandır.
Akvaryum Plajı, Gerence Koyu olarak bilinen ve Palamutbükü Mevkii’nde bulunan bu eşsiz doğa harikası, Palamutbükü’ne sadece 3 kilometre uzaklıktadır. Küçük ve bakir yapısıyla dikkat çeken bu koy, pek çok ziyaretçi tarafından tercih edilmektedir. Akvaryum Plajı’nın denizi turkuaz rengindedir ve suyun berraklığı sayesinde su altı kolayca gözle görülebilir. Palamutbükü’ndeki gezilecek yerler arasında öne çıkan bu plaj, üstten bakıldığında adeta bakir Yunan koylarını andıran manzarasıyla pek çok kişinin ilgi odağı olmuştur. Saklı cenneti andıran görünümü ise herkesi cezbetmektedir.
Akvaryum Plajı’na ulaşmak için aracınızı yol kenarına park edip, ağaçların arasından geçen engebeli patikayı takip ederek koya inebilirsiniz. Gerence Koyu, kamp yapmayı seven gezginler için uygun bir alan sunmaktadır; çadır konaklaması yapanlar, bu eşsiz doğanın tadını çıkarabilirler. Plajın hemen arkasındaki ormanlık bölge kamp alanı olarak kullanılmaktadır. Ancak, burada kamp ateşi yakmak yasaktır.
Datça'da denize girmek için tercih edilebilecek bir diğer popüler plaj olan Taşlık Plajı, merkezi konumuyla tatilcilerin ilgi odağı olmaktadır. Plaj, çakıl taşı ve kum karışımından oluşan zemin yapısıyla ziyaretçilerini tatmin etmektedir. Ayrıca, plajın hemen yanında bulunan Ilıca gölünün denize akan kısmında da yüzme imkânı sunulmakta; bu alanda şelale gibi akan suyun altına girerek omuzlarınıza rahatlatıcı bir masaj yaptırabilirsiniz.
Hem yerli hem de uluslararası yarışmalarda ödüle sahip olan Datça Vineyard, kendi yetiştirdikleri üzümleri bağdan toplayıp tamamen eski yöntemlerle üretim yapıyor. Bağdan sofraya anlayışına sahip olan bu mekan, şarapları yerinde tadıp bir şeyler yemek isteyenler için de restoran sunuyor.
Şairin izini sürerken, badem ağaçlarının serin gölgesinde dolaşırken, Can Yücel’in neden “Mekanım Datça Olsun” dediğini daha iyi anlayacaksınız. Can Yücel ve Eski Datça söz konusu olduğunda, buraya kadar gelip şairin evini görmeden ayrılmamanız tavsiye edilir. Bu ev, yalnızca şairin ölüm yıldönümlerinde ziyaret edilebilmektedir çünkü annesi ve kızı burada yaşamaya devam etmekte ve rahatsız edilmek istememektedirler.
Datça ilçe merkezine 3 kilometre uzaklıkta bulunan Eski Datça, antik çağlardan itibaren yaşamın devam ettiği bölgedeki tek mahalle olarak bilinmektedir. Eski Datça’ya ulaşımlar, özel araç, taksi veya şehir içi minibüsler ile yapılabilmektedir. M.Ö. 11. yüzyıldan günümüze dek uzanan tarihi bir yerleşim yeri olan Eski Datça’da gezip görebileceğiniz pek çok destinasyon bulunmaktadır. Kesme taştan yapılmış eski evler, tertemiz havası ve doğa ile iç içe konumu ile oldukça etkileyici bir atmosfere sahip olan mahalle, adeta bir tiyatro dekorunu andırmaktadır. Begonvil kaplı evlerin arasında keyifle gezebileceğiniz Eski Datça’da yiyecek ve içecek ihtiyaçlarınız için hizmet veren birçok küçük işletme de bulunmaktadır. Datça’nın tarihini keşfedebilmek, bölgenin sosyo-kültürel yaşamına dair önemli bilgiler edinebilmek için Eski Datça’yı ziyaret edebilirsiniz.
Datça’nın tarihi yerleri arasında yer alan Mehmet Ali Ağa Konağı, Kocaev olarak da bilinmektedir. İlçe merkezine yaklaşık 4 kilometre uzaklıkta Reşadiye mahallesi sınırları içerisinde bulunan konağa ulaşımlar, özel araç, taksi veya Reşadiye dolmuşlarıyla yapılabilmektedir. 19. yüzyılda inşa edilmiş olan konak, etkileyici mimarisi ve devasa görünümüyle günümüzde butik bir otel olarak kullanılmaktadır. 5 buçuk dönümü kaplayan bahçesiyle beraber, 2002 yılında restorasyon çalışması geçirmiş olan konak, adeta bir ‘Müze Otel’ olarak ziyaretçilerine açık durumdadır. Çevresinde birçok kesme taştan yapılmış ev olan konak, günümüzde de tarihi dokusunu hala koruyabilmiş olan Reşadiye mahallesi sınırları içerisinde bulunmaktadır. Bölge aynı zamanda sit alanı olarak korunmaktadır. Konağa, büyük ve ahşap bir kapıdan girilmektedir. Bahçesine giriş yapıldığında, oldukça huzurlu ve yeşillik bir alanın karşıladığını görebilmek mümkün olmaktadır. Peyzaj düzenlemelerinin de Akdeniz iklimine uygun bir şekilde yapıldığı konak, Datça tatilinin vazgeçilmezleri arasında yer almaktadır. Mehmet Ali Ağa Konağı’nı ziyaret etmek ücretsizdir.
Datça’ya bağlı Hızırşah mahallesi sınırları içerisinde bulunan Papazın İni’ne ulaşımlar özel araçla, taksiyle veya Hızırşah dolmuşlarıyla kısmen yapılabilmektedir. Mahalleye varış yaptıktan sonra, bölgeye ulaşım sağlayabilmek için Yarık Dağı istikametine yürümek gerekmektedir. Yarık Dağı’nın sırt kısmında bulunan bir oyuk içerisinde yer alan ev, Papazın İni olarak anılmaktadır. Datça’nın manzarasına hakim bir konumda bulunan eve çıkan yol, oldukça engebeli ve dik bir yokuştan oluşmaktadır. Çevresinde, bölgenin doğal güzelliklerini keşfedebileceğiniz birçok alan bulunan Papazın İni’nde aynı zamanda trekking aktivitelerinizi de gerçekleştirebilirsiniz. Papazın İni’ne girişler ücretsizdir.