Muğla Su İnisiyatifi tarafından yapılan açıklamada, MUSKİ’nin Milas ilçesi Ekinambarı Mahallesi’nde kurmayı planladığı desalinasyon tesisinin ekosisteme zarar vereceği, suyu ticarileştireceği ve yüksek maliyetinin vatandaşa yükleneceği ileri sürülerek projeye karşı çıkıldı.

Su İnisiyatifi karşı çıktı, Bakanlık onay verdi

Öte yandan Muğla Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü’nün Bodrum’a ilave içme suyu sağlamak amacıyla başlattığı proje, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından geçtiğimiz Aralık ayında onaylandı.

Tüm kurum görüşleri alındı, ÇED olumlu verildi

Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, projenin tüm resmi ve bilimsel süreçlerden geçtiğini belirterek şunları söyledi:

“Zaten bütün kurum, kuruluş görüşlerinin hepsi alındı. Daha sonra özellikle o bölgede Çevre ve Şehircilik Bakanlığı olumlu görüşlerini verdi. ÇED ile ilgili yine olumlu görüş verdi. Tarım Bakanlığı ve o bölgeden sorumlu diğer kuruluşlar da olumlu görüş verdi. En son yine Çevre ve Şehircilik Bakanımız Sayın Murat Kurum kamu yararı kararını imzaladı. Bakan yetkisinde olduğu için. Biz de bunun artık hayata geçirilebileceğini açıkladık.”

Kuraklık var, barajlarda su yok, yer altı suları beşte bire düştü

Aras, yaşanan su krizinin temelinde iklim değişikliğinin ve aşırı kullanımın yattığını kaydederek, “Ekolojik yıkım zaten suyla ilgili her alanda var. İklim krizinin etkilerinden dolayı kuraklık var. Barajlarda maalesef su yok. Yer altı suları sürekli 24 saat kullanıldığı için 150 litre/saniyeden 30 litre/saniyeye kadar düştü. Yani beşte bire düştü. Üç termik santralin kullandığı su neredeyse Bodrum’un bir yıllık suyuna yakın bir hacimde. Biz Geyik Barajı için dava açtık ama reddedildi. Sadece içme suyu amaçlı kullanılsın dedik, reddedildi. Dalaman Çayı’ndan talep ettiğimiz 50 milyon metreküp üzerindeki su da reddedildi” dedi.

Soğuk havada şov yapmak isterken kendini yaktı
Soğuk havada şov yapmak isterken kendini yaktı
İçeriği Görüntüle

En optimum çözüm çevresel etkileri düşünülmüş desalinasyon

Aras, desalinasyon tesisinin neden tercih edildiğini şöyle açıkladı:

“Şimdi bizim en optimum çözümü bulmamız lazım. Çevre etkileri de düşünülerek şu anda denizden arıtma. Ama atık suyu o bölgede tuzludur ve balık üretim bölgesidir. Sazlıktır. Çok kıymetlidir. O yüzden suyu denize boşaldığı yere yakın bir noktadan alacağız. Tuzluluk oranı düşük. Diğer denize göre yüzde 70 daha az. Çıkan tuzlu suyu balık çiftliklerine vereceğiz.”

Bilimsel raporlara göre konuşuyoruz, şeffafız

Bilimsel yapılan çevre etki değerlendirme raporlarına göre konuştuklarını belirte Aras, “O yüzden su inisiyatifi ve diğer inisiyatifler müsterih olsun. Biz şeffaf bir belediyeyiz. Zarar varsa söylerim. Kamuya ve çevreye zarar verecek bir uygulamaya izin vermeyiz. Eğer diyorsanız ki Bodrum’un su ihtiyacı nasıl karşılanacak, bana göre termik santraller kapatılmalı. Yeşil enerjiye geçilmeli. Adil geçiş yapılmalı. İşçiler korunmalı ama kömürden çıkılmalı” diye konuştu.

Akbelen semboldür, 6 milyon metrekare alan açılıyor

Açıklamasının sonunda Akbelen’de yaşanan orman tahribatını hatırlatan Aras, “Akbelen semboldür ama bin dönüm orman kesildi. Şimdi 6 milyon metrekare alan acele kamulaştırmayla açılıyor. İçinde köyler var. Tarım, orman, kültür yok ediliyor. Dört kişilik bir ailenin ihtiyacı 24 ton civarında. Bunun üzerindeki kullanım denetlenecek. Çim sulama, havuz doldurma kontrol edilecek. Bir dönüm çim günde 6 ton su tüketiyor. Bu bir kişinin bir aylık ihtiyacıdır. Biz halkın yararına çalışıyoruz. Halkımız müsterih olsun” diye konuştu.

Muhabir: Mukaddes Yelin