Türkiye’nin 2003 Mankenler Kraliçesi Aslı Baş’ın Bodrum’da şüpheli ölümüyle ilgili dava, Yargıtay’ın bozma kararının ardından Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yeniden görüldü.

Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davanın bugünkü celsesine olayda hayatını kaybeden Aslı Baş’ın babası Mehmet Baş, olayda yargılanan sanıklardan Hakan Bayer ile sanık müdafil avukatları katıldı. Duruşmaya, diğer sanıklardan Aslı Baş’ın sevgilisi iş insanı Ahmet Bayer’in rahatsızlığı nedeniyle hastanede bulunması, oğlu Volkan Bayer’in ise babasına hastanede refakat etmesi nedeniyle katılmadığı öğrenildi.

Mahkeme, Aslı Baş’a ait cep telefonunda silinen mesajların geri getirilip getirilemeyeceğine ilişkin teknik araştırmanın genişletilmesine karar verdi. Dosyada daha önce alınan bilirkişi raporları incelenirken, Ulusal Kriminal Büro’dan da telefonun marka ve modeline göre yeni değerlendirme yapılıp yapılmadığının sorulması istendi.
Yargıtay bozdu, dava yeniden başladı
Aslı Baş, 21 Temmuz 2010’da Muğla’nın Bodrum ilçesi Yalıkavak Mahallesi’nde, iş insanı Ahmet Bayer’e ait villanın terasından düşerek hayatını kaybetti. Ölümün ardından başlayan yargı süreci yıllar içinde farklı savcı ve mahkeme heyetlerinin görev aldığı uzun bir dosyaya dönüştü.
Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesi, 15 Ocak 2020’de sanıklar hakkında beraat kararı verdi. Dosyanın temyize taşınmasının ardından Yargıtay 1. Ceza Dairesi, yerel mahkemenin kararını “eksik soruşturma” gerekçesiyle bozdu. Bozma sonrası dava, geçtiğimiz Aralık ayında yeniden görülmeye başlandı.
Silinen mesajlar için yeni yazışma yapılacak
Davanın önceki duruşmasında, Aslı Baş’ın cep telefonundaki silinen mesajların geri getirilmesi için cihazın bilirkişi incelemesine gönderilmesine karar verilmişti. Son ara kararda mahkeme, Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda daha önce adli bilişim uzmanından, Muğla, İzmir ve İstanbul Siber Suçlarla Mücadele şubelerinden rapor alındığını belirtti. Buna rağmen teknik incelemenin tamamlanması için Ulusal Kriminal Büro’ya yazı yazılmasına hükmedildi.
Mahkeme, ayrıca cep telefonunun marka ve modeline göre SIM kart ile cihaz hafızasındaki silinen mesajların geri getirilip getirilemeyeceğine ilişkin rapor düzenlenip düzenlenmediğinin Ulusal Kriminal Büro’dan sorulmasına karar verdi. Cevabın olumlu gelmesi halinde duruşma günü beklenmeden bilirkişi raporu alınacak. Dava, 27 Ekim 2026 günü saat 10.30’a ertelendi.

Aile avukatı Ataş: Son mesajın akıbeti hâlâ ortaya çıkarılamadı
Duruşmanın ardından açıklama yapan Aslı Baş ailesinin avukatı İbrahim Ataş, Yargıtay'ın bozma kararının merkezinde Aslı Baş'ın ölümünden önce gönderdiği ve daha sonra telefondan silindiği belirtilen mesajın bulunduğunu söyledi. Dosyada HTS kayıtlarına göre söz konusu mesajın gönderildiğinin görüldüğünü belirten Ataş, buna rağmen mesaj içeriğinin bugüne kadar ortaya çıkarılamadığını ifade etti.
Yargılamanın 16 yıldır sürmesinin kamu vicdanını yaraladığını savunan Ataş, dosyanın başından bu yana adil ve tarafsız bir yargılama talep ettiklerini söyledi. Ataş, Yargıtay'ın da bozma kararında eksik araştırmaya dikkat çektiğini belirterek, özellikle silinen mesajın geri getirilmesine yönelik incelemelerin yeterli olmadığını savundu.
Dosyanın daha önce iki farklı bilirkişiye gönderildiğini hatırlatan Ataş, hazırlanan raporlarda mesajın geri getirilemeyeceğine ilişkin herhangi bir teknik değerlendirme bulunmadığını söyledi. Mahkemenin açık talebine rağmen bilirkişi raporlarında bu hususun cevapsız bırakıldığını öne süren Ataş, “HTS kayıtlarında mesajın gönderildiği görülüyor. Ancak telefon içeriğinde bu mesaj yer almıyor. Yargıtay da bozma kararını bu eksiklik üzerine kurdu. Buna rağmen alınan raporlarda mesajın geri getirilip getirilemeyeceğine ilişkin net bir değerlendirme yapılmadı” dedi.
Mesajın içeriğinin davanın aydınlatılması açısından kritik önemde olduğunu belirten Ataş, incelemenin yalnızca telefon imajı üzerinden değil, cihaz ve SIM kart üzerinde de yapılması gerektiğini ifade etti. Türkiye'de bu tür verilerin geri getirilebilmesine yönelik teknolojik imkanların bulunduğunu savunan Ataş, mahkemeden telefonun yeniden uzman bilirkişi heyetine gönderilmesini talep ettiklerini söyledi.
Ataş, söz konusu mesajın alıcısının dosyadaki sanıklardan biri olduğunu belirterek, “Eğer bu mesaj sıradan bir içerik taşısaydı, karşı tarafta da bir örneğinin bulunması gerekirdi. Ancak bugüne kadar ne bu mesajın içeriği mahkemeye sunuldu ne de konuya ilişkin tatmin edici bir açıklama yapıldı. Bizim talebimiz yalnızca Yargıtay'ın işaret ettiği eksikliklerin giderilmesi ve adil bir yargılama yapılmasıdır” ifadelerini kullandı.

"Adil yargı istiyoruz"
Aslı Baş'ın babası Mehmet Yavuz Baş adaletin güçlü olmasını istediklerini belirterek, "12 sene süren bir mahkeme sürecinde delillerin eksiklerin bulunamaması 2 senelik bir yargıtay süresinde ortaya çıkarılıyor. 12 senede çıkarılamayan eksikliklerin üç ayda nasıl çıktı? Bu yargılamayı dosyayı inceleyen insan değil mi? Mahkemedeki yargıtaylar veya hakim ve savcılar insan da yargıtaydakiler robot mu? Onlar buluyor da bunlar niye çıkarmıyorlar ortaya? 12 senede ortaya çıkmayan eksiklikleri 2 yılda yargıtay ortaya çıkarıyor. Neden bu delilleri karartıyor? Suçu var da karartıyor. Sonunda inkar ediyor. Bunun alt sebebini biliyor musunuz? Ekonomik ve sosyal güçleri yüksek olanların yargıyı etkilemeleri. Biz ekonomik gücü sosyal çevresi güçlü olanların yargılanması değil. Adaletin güçlü olmasını istiyoruz. Yargının, hukukun üstün olmasını istiyoruz. Biz adil yargı istiyoruz" dedi.




