Muğla’nın Ula ilçesine bağlı Akyaka Mahallesi’nde Kadın Azmağı’nda faaliyet gösteren tekneciler, liman işletmesiyle ilgili yaşanan süreç nedeniyle tepki gösterdi. Günübirlik tekne turu düzenleyen ve balıkçılar adına açıklama yapan Şadi Durmaz, kendilerine ağır şartlar içeren sözleşmeler dayatıldığını belirterek, “Bu liman bizim ekmek kapımız. Rant alanına dönüşmesine izin vermeyeceğiz” dedi.
Akyaka Mahallesi’nde liman işletmesiyle ilgili yaşanan süreç tekne esnafını ayağa kaldırdı. Kadın Azmağı’nda faaliyet gösteren günübirlik tur tekneleri ve balıkçılar, limanın işletme hakkının eski adı MUÇEV olan Kıyı Yönetim ve Çevre Koruma A.Ş.’ye devredildiğini, ardından alt sözleşmeyle S.S. Akyaka Deniz Motorlu Taşıyıcıları Kooperatifi’ne bırakıldığını belirterek uygulamaya tepki gösterdi.
“Yıllık Ücretler 2,5 Milyon TL’ye Kadar Çıkıyor”
Kadın Azmağı’nda günübirlik tur düzenleyen teknecilerden, teknelerin boyutuna göre yıllık 400 bin TL ile 2 milyon 500 bin TL arasında bağlama ücreti talep edildiği öne sürüldü. Tekne sahipleri, bu rakamların mevcut ekonomik şartlarda karşılanmasının mümkün olmadığını ifade ederek uygulamanın hayata geçmesi halinde birçok işletmenin sezon açılmadan faaliyetlerini durdurabileceğini dile getirdi.
Tekneciler adına açıklamayı yapan Kaptan Şadi Durmaz, sadece bağlama ücretlerinin değil; elektrik, su, atık alımı, güvenlik, teknik destek ve bakım gibi hizmetlerin de ayrıca ücretlendirileceğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Bizler Akyaka Kadın Azmağı’nda yıllardır günübirlik tur yapan, balıkçılık yapan tekne esnafıyız. Bu bölgede turizmi ayakta tutan insanlarız. Ancak bugün gelinen noktada, bizlere hiçbir şekilde danışılmadan ağır şartlar içeren sözleşmeler dayatılıyor.”
“Akyaka Marina Değil”
Tekne esnafından talep edilen bağlama ücretlerinin çok yüksek olduğunu söyleyen Durmaz, “Bizlerden öyle rakamlar isteniyor ki bunları ödememiz halinde burada ayakta kalmamız mümkün değil. Bize ‘Marinalarda da böyle’ deniliyor ama Akyaka marina değil. Biz lüks yat sahipleri değiliz. Burada ailemize ekmek götürmeye çalışan insanlarız” diye konuştu.
Durmaz ayrıca elektrik, su, atık alımı, güvenlik ve teknik destek gibi hizmetlerin de ek ücretlendirmeye tabi tutulduğunu belirterek bunun kabul edilemez olduğunu söyledi.
“Haklarımız Yok Sayılıyor”
Şadi Durmaz, kendilerine sunulan sözleşmelerde yıllardır kullandıkları bağlama alanlarının garanti altına alınmadığını öne sürdü. Bazı maddelerin yoruma açık olduğunu savunan Durmaz, teknecilerin kolaylıkla yerlerinden edilebileceğini belirterek, “Hukuka aykırı maddeler var. Teknelerimiz üzerinde hapis hakkı uygulanabileceği belirtiliyor. Yıllardır sahip olduğumuz haklarımız yok sayılıyor. Ayrıca süreç şeffaf yürütülmüyor. Herkesle farklı farklı görüşülmesi, ayrıcalıklı teklifler yapılması bizleri bölmeye yönelik bir yaklaşım oluşturuyor” dedi.
“Bu Liman Rant Alanına Dönüşmemeli”
Açıklamasının sonunda yetkililere çağrıda bulunan Şadi Durmaz, şeffaf ve tüm teknecilerin söz sahibi olduğu bir yönetim modeli istediklerini söyledi.
“Biz kavga etmek istemiyoruz. Bizim derdimiz ekmeğimiz. Bu deniz bizim işimiz, bu liman bizim ekmek kapımız. Akyaka’daki tüm teknecilerin söz sahibi olduğu adil bir yapı kurulmasını istiyoruz. Bu limanın rant alanına dönüşmesine izin vermeyeceğiz.”

Avukattan Hukuka Aykırılık İddiası
Tekne esnafının avukatı Perihan Ceviz Turasay da sözleşmelerde hukuka aykırı maddeler bulunduğunu savundu. Turasay, sözleşmelerde tekneler üzerinde “hapis hakkı” uygulanabileceğine dair maddelerin yer aldığını belirterek bunun kabul edilemez olduğunu ifade etti.
Sürecin şeffaf yürütülmediğini dile getiren Turasay, liman işletmesine ilişkin yetki ve sözleşme detaylarının kamuoyuyla paylaşılmadığını, kurumlara yapılan başvuruların ise yanıtsız bırakıldığını öne sürdü.
Gökova Ekolojik Yaşam Derneği, Slow Food Gökova ve çeşitli sivil toplum kuruluşları da tekne esnafına destek verdi.
Çevreciler ise yaptıkları açıklamada, Türkiye’nin en özel doğal alanlarından biri olarak gösterilen Kadın Azmağı’nda plansız uygulamaların ekosisteme zarar verebileceği uyarısında bulundu. Özellikle yaz sezonunda artan tekne ve insan yoğunluğunun hassas doğal yapıyı tehdit ettiği ifade edildi.






