Ege Denizi'nde 6 Kasım Cuma günü saat 04.16'da deprem meydana geldi. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının (AFAD) yayımladığı verilere göre sarsıntının büyüklüğü 3,9 olarak ölçüldü. Çanakkale'nin Ayvacık ilçesi açıklarında kaydedilen deprem, Ege Bölgesi'ndeki fay hatlarını yeniden gündeme taşıdı. Özellikle Muğla'daki aktif fayların bu sarsıntıdan etkilenip etkilenmeyeceği merak edilirken bölgenin deprem tehlikesine ilişkin bilgiler de dikkat çekti.

ÇANAKKALE'DE DEPREM

AFAD tarafından paylaşılan bilgilere göre deprem, 6 Kasım Cuma günü Türkiye saatiyle 04.16.31'de meydana geldi. Sarsıntının merkez üssü Ege Denizi olarak belirlenirken Çanakkale'nin Ayvacık ilçesine uzaklığı 55,36 kilometre olarak açıklandı.

Depremin yerin 9,29 kilometre derinliğinde gerçekleştiği bildirildi. Sarsıntının koordinatları ise 39.308 kuzey enlemi ve 25.46233 doğu boylamı olarak kaydedildi.

Yerin görece sığ bir noktasında meydana gelen 3,9 büyüklüğündeki deprem, Ege Denizi ve çevresindeki sismik hareketliliği yeniden gündeme getirdi.

EGE'DEKİ DEPREM MUĞLA'NIN FAY HATLARINI TETİKLER Mİ?

Çanakkale açıklarında meydana gelen depremin ardından Muğla'daki fay hatlarının etkilenip etkilenmeyeceği sorusu da gündeme geldi.

Depremin merkez üssü, Muğla'daki başlıca aktif fay sistemlerinden yüzlerce kilometre uzaklıkta bulunuyor. Ayrıca 3,9 büyüklüğündeki bir sarsıntının çevresindeki faylar üzerinde oluşturabileceği gerilim değişimi sınırlı kalıyor.

Bu nedenle Ayvacık açıklarındaki depremin Muğla'daki fayları harekete geçirmesi beklenmiyor. Sarsıntının kentteki fay hatlarını tetiklediğine ilişkin doğrulanmış bir bulgu da bulunmuyor.

Bununla birlikte Muğla'nın kendi deprem tehlikesi devam ediyor. Kentteki aktif fayların gelecekte oluşturabileceği depremler, Çanakkale açıklarında yaşanan bu sarsıntıdan ayrı olarak değerlendiriliyor.

MUĞLA'DA HANGİ İLÇELERDEN FAY HATTI GEÇİYOR?

Muğla, Batı Anadolu'nun aktif deprem kuşağında yer alıyor. Kentin farklı kesimlerinde karadaki diri fayların yanı sıra deniz tabanında da deprem oluşturabilecek fay sistemleri bulunuyor.

Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğünün (MTA) 2026 yılında güncellediği Türkiye Diri Fay Haritası, bölgedeki aktif fayların konumlarını ortaya koyuyor.

Muğla'da öne çıkan fay sistemlerinden biri Muğla-Yatağan hattı. Menteşe ve Yatağan çevresindeki yerleşimleri ilgilendiren bu sistem, bölgenin deprem tehlikesi açısından önem taşıyor.

Bir diğer önemli bölge ise Gökova Körfezi. Ula, Akyaka, Ören ve körfez çevresinde uzanan faylar, Güneybatı Anadolu'nun aktif tektonik yapısının parçaları arasında bulunuyor.

Milas çevresinde de diri faylar yer alırken Fethiye ve Seydikemer çevresi, bölgedeki farklı fay sistemlerinin etkisi altında bulunuyor.

Bodrum, Marmaris ve Datça açıklarındaki deniz içi faylar da Muğla'nın deprem tehlikesi değerlendirilirken dikkate alınan yapılar arasında yer alıyor.

MUĞLA'DA BÜYÜK DEPREM OLUR MU?

Muğla'nın bulunduğu coğrafya, geçmişte büyük depremlerin yaşandığı bölgeler arasında bulunuyor. Kentin hem karada hem de denizde aktif faylara yakın olması, deprem tehlikesini artıran unsurlardan biri olarak değerlendiriliyor.

Nitekim 21 Temmuz 2017'de Gökova Körfezi'nde meydana gelen ve Kandilli Rasathanesi tarafından 6,6 büyüklüğünde ölçülen deprem, Bodrum ve çevresini etkilemişti. Sarsıntının ardından kıyılarda küçük tsunami dalgaları da görülmüştü.

Bölgenin geçmişte büyük depremler üretmiş olması, gelecekte de deprem yaşanabileceğini gösteriyor. Ancak herhangi bir fayın ne zaman kırılacağını ya da meydana gelecek depremin kesin büyüklüğünü önceden belirlemek mümkün değil.

Muğla'nın eski deprem bölgeleri sınıflandırmasında birinci derece deprem bölgesi olarak anılması da güncel sistemle karıştırılmamalı. AFAD'ın 2019 yılında yürürlüğe giren Türkiye Deprem Tehlike Haritası'nda artık birinci ve ikinci derece gibi sınıflandırmalar kullanılmıyor. Bunun yerine konuma göre beklenen yer ivmesi değerleri esas alınıyor.

MUĞLA'DA DEPREM RİSKİ NEDEN YÜKSEK?

Muğla'da deprem tehlikesinin önemli nedenlerinden biri, Batı Anadolu'da yer kabuğunun gerilmesiyle oluşan fay sistemleri. Bu hareketler nedeniyle bölgenin farklı noktalarında depremler meydana gelebiliyor.

Muğla-Yatağan ve Gökova çevresindeki kara fayları ile Ege Denizi ve Akdeniz'deki denizaltı fayları, kentin deprem tehlikesini belirleyen başlıca jeolojik unsurlar arasında bulunuyor.

Bununla birlikte deprem tehlikesi ile deprem riski aynı anlama gelmiyor. Bir bölgede güçlü sarsıntı yaşanma olasılığının yüksek olması, bütün yapıların aynı ölçüde zarar göreceği anlamına gelmiyor.

Binaların dayanıklılığı, zemin özellikleri ve yapılaşma koşulları olası bir depremde ortaya çıkabilecek hasarı doğrudan etkiliyor.

Ege Denizi'nde 6 Kasım sabahı yaşanan 3,9 büyüklüğündeki depremin Muğla'da yeni bir depremi tetiklediğine ilişkin bir bulgu bulunmazken kentin mevcut fay sistemlerinden kaynaklanan deprem tehlikesi devam ediyor.

Kaynak: Haber Merkezi