Kısa adı DOKTOB olan Dalaman, Ortaca, Köyceğiz Turistik Lokalciler ve İşletmeciler Birliği Başkanı Yücel Okutur, Ankara’da hazırlanan yeni yangın ve imar yönetmeliklerinin bölgenin özgün mimarisiyle uyuşmadığını belirterek, “Ahşap tavanlı, doğal dokulu binalarımız için bu kurallar uygulanabilir değil” dedi.

“Ankara’da Masa Başında Hazırlanan Yönetmelikler Sahadan Kopuk”

T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Mesleki Hizmetler Genel Müdür Yardımcısı Murat Bayram’ın yönetmelik hakkında yaptığı sunumun ardından söz alan DOKTOB Başkanı Yücel Okutur, yeni imar ve yangın yönetmeliklerine yönelik eleştirilerde bulunarak, kararların bölgesel koşullar dikkate alınmadan hazırlandığını ifade etti. Okutur konuşmasında, “Bizim bölgemiz Antalya veya diğer illerle kıyaslanamayacak kadar doğal ve nitelikli yapılara sahip. Dalyan, Köyceğiz ve Gökova gibi yerlerimiz Çevre Bakanlığı tarafından özel koruma statüsünde. Ancak yeni yönetmelikler, bu bölgelerin mimarisine uygun hazırlanmadı” dedi.

“1988’den Bu Yana Koruma Planlarının İçindeyim”

Okutur, Dalyan ve Köyceğiz’in 1988 yılında Turgut Özal döneminde Türkiye’nin ilk koruma planlarının uygulandığı yerlerden biri olduğunu hatırlatarak, “O dönemde yapılan planlarda bizzat yer aldım. Ancak son yıllarda masa başında yapılan plan değişiklikleri yüzünden koruma anlayışı zedeleniyor. Örneğin Dalyan’da 500 metrekare minimum parsel şartı vardı. Buna rağmen veranda, teras ve havuz alanları imar hesaplarına dahil edildi. Bu da kullanım alanlarını son derece kısıtladı” diye konuştu.

“Ahşap Tavanlı Otellerin Çatısı Bile Değiştirilemez”

Yönetmelikte yer alan maddelerin bölgedeki yapıların dokusuna zarar vereceğini vurgulayan Okutur, şu ifadeleri kullandı:

“ Bodrum, Köyceğiz, Dalaman ve Gökova’daki otellerimiz son derece estetik, tarihi ve ahşap kaplamalı binalardır. Bu tesislerin çatılarını, lambirilerini sökmek ya da alçıyla kaplamak mümkün değil. Otel demek estetik demektir. Ahşap tavanı alçıyla kaplarsanız, o binanın ruhunu öldürürsünüz.”

“Yangına Dayanıklı Boyalar Kabul Görmeli”

Okutur, konuşmasında yangın yönetmeliğinde belirtilen malzeme değişikliklerinin yerine, test ve sertifikalı yangına dayanıklı boyaların kabul edilmesi gerektiğini kaydederek, “Bugün Almanya ve İngiltere’nin en büyük turizm acenteleri otellerimizi bu boyalarla denetledi ve onayladı. Bu boyalar uluslararası testlerden geçmiş durumda. Buna rağmen Ankara’daki yönetmelik bu boyaları tanımıyorsa, o zaman ciddi bir turizm krizi kapıdadır” ifadelerine yer verdi.

“Otellerimizin Açılmaması Cari Açığı Artırır”

MEAH’ta sertifikasız hemşire çalıştırıldığı iddiası
MEAH’ta sertifikasız hemşire çalıştırıldığı iddiası
İçeriği Görüntüle

Yeni yönetmeliklerin uygulanması durumunda birçok otelin faaliyet gösteremeyeceğini belirten Okutur, turizm gelirlerinde de kayıplar yaşanacağı uyarısında bulunarak, “Eğer bu boyalar ve mevcut yapı malzemeleri kabul edilmezse birçok tesis açılamaz hale gelecek. Bu da yalnızca turizm değil, ülke ekonomisi için de büyük bir sorun olur. Sertifikalı, test sonuçları onaylı yangına dayanıklı boyaların mutlaka yönetmeliğe dahil edilmesi gerekiyor” dedi.

“ Yerel Gerçekler Görülmeden Alınan Kararlar Revize Edilmeli”

Ankara’da hazırlanan yönetmeliklerin yerinde incelemelerle yeniden düzenlenmesi gerektiğini ifade eden Okutur, “Bu yönetmelikler masa başında değil, sahada görülerek hazırlanmalı. Ahşap ve çam kaplamalı otellerimiz, restoranlarımız ve turistik tesislerimiz bölgenin kimliğidir. Bu kimliği korumak hepimizin görevi” diyerek konuşmasını tamamladı.

Murat Bayram’dan Yücel Okutur’a Yanıt

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Mesleki Hizmetler Genel Müdür Yardımcısı Murat Bayram, Dalaman, Ortaca ve Köyceğiz Turistik Lokalciler ve İşletmeciler Birliği Başkanı Yücel Okutur’un yangına dayanıklı boyaların kabul edilmesi yönündeki çağrısına yanıt verdi. Bayram, “Hiçbir ülkede boya tek başına standart olarak kabul edilmez. Tüm malzeme testten geçmek zorundadır” dedi.

Yangına Dayanım Testi Olmadan Kabul Mümkün Değil

Genel Müdür Yardımcısı Murat Bayram, yangın yönetmeliği tartışmaları sırasında yaptığı açıklamada, yangına dayanıklı boyaların tek başına sertifika almasının yeterli olmadığını vurguladı. “Boya, bir kaplamanın üstüne sürdüğünüz bir malzemedir. Dünyanın hiçbir yerinde, hiçbir standartta boya tek başına kabul görmez. Test, uygulandığı malzeme ile birlikte yapılmalıdır. Örneğin çam, gürgen ya da kavak fark etmez; her biri kendi yüzeyinde test edilmelidir” ifadelerini kullandı.

Her Malzeme Kendi Üzerinde Test Edilmeli

Bayram, yangına dayanımın malzeme ve kaplama kombinasyonuyla ölçüldüğünü belirtti: “Bir lambiriyi gürgen ağacından yapmışsanız, bu boya gürgenle birlikte teste girer. Sizin elinizdeki lambiriyi söküp teste sokmak zorunda değilsiniz, ancak aynı nitelikte bir gürgenle yapılan test sonucu o malzemeye referans oluşturabilir. Testin sonucunda yangına dayanım süresi belirlenir. Eğer standart süre olan otuz dakikayı karşılıyorsa, bu durumda uygun kabul edilir.”

Kapılar da Laboratuvar Testinden Geçmek Zorunda

Murat Bayram, yangın dayanım testinin sadece duvar ve tavanlarda değil, kapılarda da aynı prensiplerle uygulandığını hatırlattı ve konuşmasında, “Kapılar TS EN 1634-1 standardına göre teste girmek zorundadır. Kapı yalnızca panel olarak değil; menteşesi, fitili, dili, kasasıyla birlikte teste sokulur. Laboratuvarda yangın farklı noktalardan uygulanır ve performans ölçülür. Rapor, kaç dakika dayanım gösterdiğini net olarak yazar. İster boyasız olsun, ister metal kaplama yapılsın; önemli olan test sonucudur” ifadelerine yer verdi.

Sertifikalı Boya Kullanımı Yeterli Değil

Bakanlık temsilcisi, yangına dayanıklı boyaların sertifika sahibi olmasının, uygulama sahasında doğrudan onay anlamına gelmediğini belirtti: “Bir boyanın sertifikası olması, onu her koşulda geçerli kılmaz. O boya, üzerine uygulandığı malzemeyle birlikte teste girmeli. Bu, Avrupa standartlarında da böyledir. Boyayı sürüp ‘sertifikası var’ diyerek kabul edilmesi mümkün değildir. Test edilmemiş hiçbir ürün, yönetmelik açısından uygun sayılmaz.”

Amaç Yasak Değil, Güvenlik

Murat Bayram, yönetmeliklerin amacının yatırımcıyı zor durumda bırakmak değil, can güvenliğini garanti altına almak olduğunu ifade etti: “Kimseyi zor durumda bırakmak istemiyoruz. Ancak yönetmelikler insanların hayatını korumak için hazırlanır. Ahşap malzemeli yapılarda bile yangına dayanımın belgelenmesi şarttır. Eğer test sonucu istenen süreyi sağlıyorsa, o malzeme kabul edilir. Aksi halde hem tesisin güvenliği hem insan hayatı tehlikeye girer.”

Çözüm Test Standartlarının Yerelde Uygulanması

Bayram son olarak, bölgelerdeki özgün mimarinin korunması gerektiğini ancak teknik standartların da esnetilemeyeceğini belirtti: “Bölgenin özgünlüğü korunmalı, buna kimse karşı değil. Ancak teknik güvenlik standartları evrenseldir. Çam, gürgen, kavak ya da sultanın üstüne boya sürülmüş fark etmez; önemli olan test sonucudur. Testten geçerse, belediyeler ve itfaiye teşkilatları için de sorun kalmaz. Bu şekilde hem estetik korunur hem de güvenlik sağlanır.”

Muhabir: Mukaddes Yelin