Türk Deniz Kuvvetleri’nin sualtı arama-kurtarma kabiliyetlerini sahada test ettiği Kurtaran-2026 Tatbikatı, Seçkin Gözlemci Günü ile kritik bir aşamaya geçti. Bu yıl 9’uncusu düzenlenen tatbikatta, 22 ülkeden 34 askeri gözlemci yer alırken, senaryo gereği deniz yüzeyine çıkma yetisini kaybetmiş bir denizaltıya yönelik kapsamlı kurtarma operasyonu icra edildi.

Tatbikat kapsamında gerçekleştirilen tatbikat brifingine Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu başta olmak üzere Donanma Komutan Yardımcısı Koramiral Yalçın Payal, Güney Deniz Saha Komutanı Koramiral Rafet Oktar, Harp Filosu Komutanı Tümamiral Mehmet Baybars Küçükatay, Kuzey Deniz Saha Komutanı Tümamiral Aziz Bakıoğlu ve Denizaltı Filosu Komutanı Tümamiral Timur Yılmaz katıldı. Ayrıca Sualtı Harekat ve Kurtarma Komutanı Tuğamiral Eren Günay, Aksaz Deniz Üs Komutanı Tuğamiral Hamdi Abanoz, Aksaz Tersanesi Komutanı Tuğamiral Cemalettin Çiftçi, Tuğamiral Gökçen Fırat, Tuğamiral Halil İlker Avcı, Tuğamiral Lütfü Sezgin ve Tuğamiral İlyas Ergel de tatbikatta hazır bulundu. Tatbikata yabancı askerî temsilcilerden Albay Nicolas Presson da katıldı.
Komuta heyeti, sahada icra edilen faaliyetleri yerinde takip ederek operasyonel kabiliyetlere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Oramiral Ercüment Tatlıoğlu’ndan Yerli ve Milli Deniz Gücü Vurgusu
Türkiye Cumhuriyeti Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu Aksaz açıklarında 15-21 Nisan 2026 tarihleri arasında icra edilen Kurtaran-2026 Denizaltı Arama Kurtarma Davet Tatbikatı kapsamında TCG Alemdar gemisinde basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.
Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, Muğla’nın Marmaris İlçesi Aksaz Deniz Üssü açıklarında yaptığı açıklamada; Tatbikatın NATO Deniz Komutanlığı (MARCOM) tarafından planlanan Dynamic Minotaur-26 masa başı tatbikatı ile ilişkilendirilerek yürütüldüğünü belirtti. Oramiral Tatlıoğlu, 16-20 Nisan tarihleri arasında "satha çıkma kabiliyetini yitirmiş denizaltının aranması ve kurtarılması" senaryosuna odaklanan fiili safhanın başarıyla tamamlandığını ifade etti.
Oramiral Ercüment Tatlıoğlu konuşmasında tatbikata 3’ü denizaltı ve 3’ü kurtarma gemisi olmak üzere toplam 16 gemi ile 7 hava unsurunun katıldığı, ayrıca 13 ülkeden 21 gözlemci ve 10 dost ve müttefik ülkeden 11 askeri ataşenin faaliyetleri yerinde takip ettiği bildirildi. Yaklaşık 1000 personelin görev aldığı tatbikatın geniş kapsamlı bir şekilde icra edildiği vurguladı.
Tatbikat süresince dibe oturmuş denizaltılara milli kurtarma gemileri TCG Alemdar, TCG Akın ve TCG Işın ile müdahale edilerek personel tahliye faaliyetleri gerçekleştirildi. Operasyonlarda yandan taramalı sonar, uzaktan kumandalı sualtı araçları, atmosferik dalış elbisesi, kurtarma çanı ve denizaltı harici havalandırma sistemleri kullanılırken, scuba ve satıhtan ikmalli dalış sistemleri ile de çeşitli dalış görevleri icra edildi. Paraşütlü arama kurtarma timi, denizaltı tahliye ve kurtarma yardım timi ile deniz tıbbı araştırma merkezi unsurlarının da aktif görev aldığı tatbikatta, bu kabiliyetlerin dünyada sınırlı sayıda ülkede bulunduğu ifade edildi.
‘Geride kimseyi bırakmayız’
Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, konuşmasında denizaltı personelinin güvenliğinin her şartta öncelik olduğunu vurgulayarak "geride kimseyi bırakmayız" anlayışının Türk Deniz Kuvvetleri’nin arama-kurtarma faaliyetlerinin temelini oluşturduğunu söyledi.
Küresel ve bölgesel gelişmelere de değinen Tatlıoğlu, güçlü, etkin ve caydırıcı bir deniz kuvvetinin önemine dikkat çekti. Bu kapsamda yerli ve milli savunma projelerinin sürdüğünü belirten Tatlıoğlu, milli uçak gemisi, Kocatepe milli muhribi ve Atılay milli denizaltısının inşa çalışmalarının devam ettiğini ifade etti. Tatlıoğlu, bu projelerin Türk Deniz Kuvvetleri’nin denizlerdeki operasyonel gücünü ve caydırıcılığını daha da artıracağını söyledi.

ROV ve Dalgıçlar Devrede
Senaryo gereği satha çıkamayan denizaltının yeri, gelişmiş sonar sistemleriyle tespit edildi. Ardından uzaktan kumandalı su altı aracı (ROV) kullanılarak hedefin gerçekten denizaltı olup olmadığı ve yüzeyinde hasar bulunup bulunmadığı kontrol edildi. Yaklaşık 35 metre derinlikte olduğu belirlenen denizaltıya, TCB Istakoz-2 (ROV) aracılığıyla yiyecek, ilaç ve teknik malzemelerden oluşan acil yaşam destek paketi ulaştırıldı.
Bu aşamanın ardından özel eğitimli dalgıçlar devreye girerek denizaltıya iniş yaptı. Dalgıçlar, içerideki personelin hayatta kalmasını sağlamak amacıyla temiz hava akışı için imla egzoz hortumları bağladıktan sonra tekrar ana kurtarma platformu olan TCG Alemdar gemisine döndü.

Yaralılar Helikopterle Tahliye Edildi
Tatbikatın bir diğer aşamasında, mahsur kalan personelin serbest çıkışı başarıyla gerçekleştirildi. Denizaltıdan çıkan kazazedeler, su üstündeki ekipler tarafından bota alınarak TCG Alemdar’a nakledildi. Gemi üzerinde kurulu gelişmiş sağlık altyapısı sayesinde yaralılara anında müdahale edildi.
Basınç odası, ameliyathane ve yoğun bakım imkanlarıyla donatılan gemide yapılan ilk müdahalenin ardından durumu ağır olan bir personel, güverteye indirilen helikopterle tam teşekküllü hastaneye sevk edildi. Ayrıca Paraşütle Arama Kurtarma (PAK) timleri de hava unsurlarıyla operasyona dahil olarak kazazedelerin tahliyesine destek verdi.

“Geride Kimseyi Bırakmayız” Mesajı Vurgulandı
Tatbikat boyunca Türk Deniz Kuvvetleri’nin temel prensiplerinden biri olan “Geride kimseyi bırakmayız” anlayışı ön plana çıkarıldı. Gerçekçi senaryolarla icra edilen Kurtaran-2026, hem uluslararası gözlemcilerden tam not aldı hem de Türkiye’nin sualtı kurtarma kapasitesini bir kez daha gözler önüne serdi.






