TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Muğla İl Temsilci Yardımcısı Zişan Nihan Aygökçe, 22 Mart Dünya Su Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada özellikle Muğla’daki su yönetimi ve geleceğe yönelik risklere dikkat çekti. Aygökçe açıklamasında, suyun yalnızca bir doğal kaynak değil, aynı zamanda bir insan hakkı ve sosyal adalet meselesi olduğunu belirtti.

“Muğla’da su yönetimi yeniden ele alınmalı”

Muğla’da su yönetiminden sorumlu kurumların daha kapsayıcı ve eşitlikçi bir model geliştirmesi gerektiğini belirten Aygökçe, özellikle kadınların karar alma süreçlerinde daha fazla yer almasının önemine dikkat çekerek, “Muğla ilinde su yönetim planlarının, kadınların eşit temsilini sağlayacak şekilde yeniden yapılandırılması gerekiyor. Üniversiteler ve meslek odaları sürece dahil edilerek daha güçlü bir planlama yapılmalı” dedi.

“Su krizi kapıda, Muğla da risk altında”

Aygökçe, küresel su krizinin yerel ölçekte etkilerinin hissedildiğini ve Türkiye’nin su zengini bir ülke olmadığını hatırlatarak, “Kişi başına düşen 1305 metreküp su miktarıyla Türkiye su stresi yaşayan ülkeler arasında. İklim değişikliği ve artan nüfusla birlikte bu durum ilerleyen yıllarda su kıtlığına dönüşebilir” diye konuştu.

Muğla gibi turizm ve tarım yoğun bölgelerde bu riskin daha kritik hale geldiğini vurgulayan Aygökçe, suyun her damlasının daha verimli kullanılmasının zorunlu olduğunu söyledi.

Muğla Orman Bölge Müdürlüğü’nde bayramlaşma buluşması
Muğla Orman Bölge Müdürlüğü’nde bayramlaşma buluşması
İçeriği Görüntüle

“Ulusal Su Planı eksik kalıyor”

13 Mart 2026’da yürürlüğe giren Ulusal Su Planı’na da değinen Aygökçe, planın teknik açıdan önemli hedefler içerdiğini ancak toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda yetersiz kaldığını belirterek, “Su ve Cinsiyet Eşitliği teması doğrultusunda, kadınların su yönetiminde daha aktif rol almasını sağlayacak düzenlemeler planlarda yer almalı” dedi.

“Kadınların rolü artırılmalı”

Birleşmiş Milletler’in bu yılki temasına da dikkat çeken Aygökçe, su krizinin en çok kadınları etkilediğini belirtti. Kadınların su yönetiminde söz sahibi olduğu sistemlerin daha sürdürülebilir ve etkili olduğunu ifade etti.

Aygökçe açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Temiz ve yeterli suya erişim temel bir insan hakkıdır. Su kaynaklarının kirletilmesi ve ticarileştirilmesi kabul edilemez.

Muhabir: Mukaddes Yelin