Tatil sezonunun başlamasıyla beraber devre tatil ve devre mülk satışlarındaki mağduriyetler tırmanışa geçti. Satış temsilcilerinin uyguladığı psikolojik baskılar, ücretsiz tatil vaatleri ve lüks mekanlardaki tanıtım organizasyonları, yurttaşların iradesini zayıflatarak hatalı kararlar almasına yol açabiliyor.
HAKEM HEYETİ BAŞKANI BİLE BU TUZAĞA DÜŞTÜ
Tüketiciler Birliği Genel Başkan Vekili Nesih Tanrıverdi, satış ekiplerinin kullandığı profesyonel yöntemlerin ne derece etkili olduğunu çarpıcı bir vakayla anlattı. Özgüvenli olmanın yeterli olmadığını dile getiren Tanrıverdi, tanıtım toplantısına katılan bir tüketici hakem heyeti başkanının bile sözleşme imzalayabildiğini ifade etti. Bu olayın satış ekiplerinin ikna ediciliğinin kanıtı olduğunu belirten Tanrıverdi, tüketicilerin imza atmadan önce verilen her belgeyi incelemesi gerektiğini söyledi.
SÜRECİ DEĞİŞTİREN EN BÜYÜK ETKEN ÖN BİLGİLENDİRME FORMU
Yurttaşların hak kaybı yaşamasını engelleyen en temel dayanakların başında yasal zorunluluk olan ön bilgilendirme evrakları geliyor. Tanrıverdi, bu belgenin eksikliği durumunda tüketicinin elinin oldukça güçlendiğini vurguladı. Devre mülk şirketlerinin tüketiciye uzun süreli tatil sözleşmeleri imzalanmadan en az bir gün önce ön bilgilendirme formunu vermek zorunda olduğunu kaydeden Tanrıverdi, tüketiciye formun verilmemesi durumunda vatandaşların cayma hakkının 14 günle sınırlı olmadığını söyledi.
Tanrıverdi şu ifadeleri kullandı: En kritik ayrıntı ise şudur: Tüketici, devre mülk ya da devre tatil konusu yeri bizzat görmemişse cayma süresi işlemeye başlamaz. Süre, yerin bizzat görüldüğü günden itibaren başlar."
RESMİ İŞLEM YOKSA PARA İADESİ MÜMKÜN
Sahte projeler üzerinden yürütülen satış işlemlerinin hukuki olarak bir geçerliliğinin bulunmadığı da vurgulanan diğer bir nokta oldu. Devre mülk satışlarının mülkiyet kanunları gereği tapu devriyle resmileşmesi gerektiğini hatırlatan yetkililer, tapu verilmeden sadece kağıt üzerinde imzalatılan belgelerin bağlayıcı sayılamayacağının altını çizdi. Yurttaşların böyle bir durumda ödedikleri ücreti geri talep etme hakkı bulunuyor. Uyuşmazlık yaşanan rakam 186 bin liranın altındaysa Tüketici Hakem Heyetlerine, bu tutarı aşan durumlarda ise doğrudan Tüketici Mahkemelerine başvurulması gerekiyor. Ayrıca usulsüzlük yapan firmaların idari yaptırımla karşılaşması için sürecin Ticaret Bakanlığı’na da şikayet edilmesi büyük önem taşıyor.
İMZA ATMADAN ÖNCE DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER
Vatandaşların devre mülk tesisleriyle ilgili karar alırken belirli başlı şeylere dikkat etmesi gerekiyor. Öncelikle anlık kararlar vermekten kaçınılması büyük önem arz ediyor. Vatandaşların ön bilgilendirme formunu en az bir öncesinde talep edilmesi kritik bir rol oynuyor.
İmzalanan bütün evrakların ıslak imzalı bir örneğinin mutlaka alınması, atılan imzaların yanına tarihin satıcılar tarafından değil bizzat tüketici tarafından el yazısıyla eklenmesi tavsiye ediliyor. Satın alındığı söylenen mülk için resmi tapu devrinin yapılıp yapılmadığının kontrol edilmesi, olası bir hak kaybı ya da haksız para kesintisi durumunda ise 186 bin TL'lik yasal sınıra dikkat edilerek doğrudan yetkili mercilere başvurulması gerekiyor.



