Datça’da şubat ayında pembe ve beyaz çiçeklerle kaplanan badem ağaçlarında hasat dönemi sona yaklaşıyor. Sabahın ilk ışıklarıyla tarlaya giren üreticiler, geleneksel yöntemlerle topladıkları bademleri soyma ve kurutma işlemlerinin ardından pazara hazırlıyor. Datça’nın susuz tarımla yetiştirilen bademinin çiçekten ürüne uzanan yolculuğu aylar süren emeği de beraberinde getiriyor.

Datça Yarımadası ile özdeşleşen bademde yılın en yoğun dönemlerinden biri yaşanıyor. Şubat ayında henüz yaprakları çıkmadan pembe ve beyaz çiçeklere bürünen badem ağaçları, yaz sonunda üreticilerin hasat mesaisine sahne oluyor.

Datça’da üreticiler için hasat günü sabah saat 06.00 sıralarında başlıyor. Gün ışığı bademlerin seçilebileceği seviyeye ulaştığında ağaçların altına yörede "yazgı" olarak adlandırılan bezler seriliyor. Dallardaki bademler sırıklarla silkelenerek bu bezlerin üzerine düşürülüyor.

Toplanan bademler çuvallandıktan sonra soyma makinesine götürülüyor. Dış kabuklarından ayrılan ürünler yeniden serilerek kurutuluyor. Kurutma işleminin tamamlanmasının ardından bademler tekrar çuvallanarak satış için hazırlanıyor.

Datça Bademinde Hasat Sona Yaklaştı Çiçekten Sofraya Uzanan Emek (1)

Hasat Sıra Badem ile başlıyor

Doğma büyüme Datçalı olduğunu ve çocukluğundan bu yana badem üretimiyle uğraştığını belirten üretici Halil Kaçar, yetiştirdikleri ağaçların 17 yaşında olduğunu söyledi.

Kaçar, hasat sürecini şöyle anlattı:

“Doğma büyüme Datçalıyım ve kendimi bildim bileli badem işi yapıyoruz. Buradaki bademler 17 yıllık ağaç. Ağaçlar küçükken bademleri ellerimizle topladık, yaklaşık 4-5 yıldır sırıkla topluyoruz. Ağustos ayında hasat etmeye başlıyoruz. Sabah 6’da iş başı yapıyoruz. Bademleri görebilecek duruma geldiğimizde yazgıları seriyoruz, silkiyoruz, yazgıların üstüne topluyoruz, çuvallıyoruz ve soyma makinesine götürüyoruz. Bu işlemlerden sonra bademler kurutmak için tekrar seriliyor, toplanıp piyasaya sürülmek için hazırlanıyor.”

Datça’da farklı badem çeşitlerini yetiştirdiklerini belirten Kaçar, hasadın da çeşide göre belirli bir sırayla yapıldığını ifade ederek, “Bizim elimizde Ak Badem, Sıra Badem ve Nurlu Badem var. Hasat ederken önce Sıra Bademleri, sonra Ak Bademleri ve en son Nurlu Bademi hasat ediyoruz” dedi.

Çocukluktan beri badem tarlasındalar

Üretici Sultan Kocabıçak da kendisi ve eşinin çocukluklarından bu yana badem tarlalarında çalıştığını belirtti.

Hasat dönemindeki günlük çalışmalarını anlatan Kocabıçak, “Her sabah 6 gibi burada oluyoruz, yazgıları seriyoruz, topluyoruz ve soyma makinesine gönderiyoruz. Sonra tekrar kurutup çuvallıyoruz” diye konuştu.

En değerli çeşit Nurlu Badem

Üretici Salim Kocabıçak ise badem üretiminin yalnızca hasat döneminden ibaret olmadığını, ağaçların bugünkü duruma gelmesinin yıllar süren bir çalışma gerektirdiğini anlattı.

Araziyi hazırlarken taşları temizlediklerini belirten Kocabıçak, “Fideleri diktik, büyüttük ve korumak için tel çektik. Bu ağaçları büyüterek bu hale getirdik. Bizim bu ağaçları sürekli korumamız lazım. Bu ağaçları zor şartlarda büyüttük. Badem fidesinin dikildikten sonra hasada gelmesi için en az 3 sene geçmesi lazım” ifadelerini kullandı.

Şubat ayındaki çiçeklenme dönemine de değinen Kocabıçak, badem ağaçlarının bu dönemde “gelinlik giymiş gibi” göründüğünü belirterek, yetiştirdikleri çeşitler arasında en fazla Nurlu Badem bulunduğunu ve en değerli çeşitlerinin de bu olduğunu söyledi.

Datça Bademinde Hasat Sona Yaklaştı Çiçekten Sofraya Uzanan Emek (4)

Datça'da 80'in üzerinde badem türü bulunuyor

Datça Zeytin ve Badem Üreticileri Birliği Başkan Yardımcısı Yasin Kolaşin ise verimli bir hasadın temelinin bir önceki yıldan atıldığını belirtti.

Ağacın beslenmesi, toprağın sürülmesi ve bakım çalışmalarının ürün miktarı üzerinde etkili olduğunu ifade eden Kolaşin, yeterli bakım yapılmadığında ağacın bir yıl dinlenmeye geçebildiğini söyledi.

Kolaşin, “Bir sene var bir sene yok döngüsünü kırmak bizim elimizde. İyi beslersek, hava durumu da iyi giderse her sene verim alınabilir. Datça, dünyadaki erkenci türlerin birçoğuna ev sahipliği yapıyor. Nurlu ve Ak Badem şubat ayında çiçek açıyor ama bazı badem türleri ocak ayında bile çiçek açabiliyor. Onlar zaten çağlasıyla meşhur, özellikle Betçe tarafında bulunuyor. Datça 80’in üzerinde badem türüne ev sahipliği yapıyor. Burası böyle zengin bir yarımada” dedi.

Datça Bademinde Hasat Sona Yaklaştı Çiçekten Sofraya Uzanan Emek (3)

Çiçeklenmeden çağlaya, çağladan bademe

Datça bademinin yıllık üretim döngüsünü anlatan Kolaşin, ağaçların şubat ayında henüz yapraklanmadan çiçek açmaya başladığını söyledi. Pembe ve beyaz çiçeklerin ardından yapraklanma sürecine geçildiğini belirten Kolaşin, bu aşamada arıların tozlaşmadaki önemine dikkat çekti.

Kolaşin, çağlanın mart ayının ortalarından itibaren görülmeye başladığını ve bazı üreticilerin ilk hasadı çağla döneminde yaptığını ifade etti.

Çağla döneminin ardından toprağın son kez sürüldüğünü belirten Kolaşin, Datça’daki üretimin önemli özelliklerinden birinin susuz tarım olduğunu söyledi. Ağaçların kış aylarında toprağa düşen yağıştan yararlandığını ifade eden Kolaşin, “Datça’da susuz tarım yapıldığı için son yağmurdan sonra ağaçları yaza hazırlıyoruz. Ağaçlar 5-6 ay kışın yağan yağmuru kullanıyor. Bademin dış kabuğu açıldığında ilk hasat başlıyor” diye konuştu.

Datça’da ücretsiz sanat ve müzik kursları başlıyor
Datça’da ücretsiz sanat ve müzik kursları başlıyor
İçeriği Görüntüle

Şubat ayındaki çiçeklenmeyle başlayan Datça bademinin yolculuğu, çağla döneminin ardından yaz sonundaki hasatla tamamlanıyor. Ağaçtan sırıklarla indirilen, soyulan, kurutulan ve çuvallanan bademler aylar süren bakım ve üretici emeğinin ardından pazara ulaşıyor.

Kaynak: Haber Merkezi