
Gelecek Partisi Muğla Milletvekili ve Yeni Yol Grup Başkan Vekili Doç. Dr. Selçuk Özdağ, Menteşe’de görev yapan basın mensuplarıyla bir araya geldi. Menteşe Atapark’ta düzenlenen toplantıya, Gelecek Partisi Muğla İl Başkanı Murat Sodra, Yeniden Refah Partisi Muğla İl Başkanı Fatih Kocabıyık, Milli Gençlik Derneği Muğla İl Başkanı Kadir Ali Selçuk ve parti teşkilat üyeleri katıldı.
Yaklaşık iki yıl önce milletvekilliğine seçildiğini hatırlatan Özdağ, bu süreçte önce grup başkanlığı yaptığını, ardından yaşanan milletvekili transferleriyle grubun dağılmasına rağmen, muhalefet ve iktidar partilerinden gelen destekle “Yeni Yol” grubunu yeniden kurduklarını söyledi.

“Parlamento, milletin değil yürütmenin elinde”
Özdağ, konuşmasının başında Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki sistemin işleyişine yönelik eleştirilerini sıraladı. “Binlerce kanun teklifi verdik ancak bir tanesi dahi kabul edilmedi” diyen Özdağ, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin parlamentoyu işlevsizleştirdiğini belirterek şunları söyledi:
“Erdoğan ve arkadaşları ‘Türk tipi sistem’ dedikleri bu modele geçerken, ‘milletvekilleri yasa yapacak’ dediler. Ama gerçek öyle değil. Parlamento, yürütmenin vesayeti altındadır. Yürütme hem yasamaya hem yargıya müdahale ediyor.”

Orman yangınları ve kanun teklifleri
Özdağ, son verdiği kanun tekliflerinden birinin, özellikle Muğla’da sık sık yaşanan orman yangınlarıyla ilgili olduğunu söyleyerek, “Yangın sonrası yok olan orman alanlarının turizme, madenciliğe, imara açılmaması için kanun teklifi verdim. Orman vasfını kaybeden alanlar, ister yangın ister başka sebeple yok olsun, sonsuza dek orman olarak korunmalı” diyen Özdağ, iktidara “Sözünüzde samimiyseniz bu teklifimi destekleyin” çağrısı yaptı.
Özdağ açıklamasında, “Orman yangını demek, 50 yılda yetişen ağaçların, hayvanların, mikroorganizmaların, toprağın ve suyun yok olması demektir. 3 günde yanıyor, 50 yılda toparlanamıyor. Buna rağmen bu alanlar otellere, madene açılıyor” sözleriyle duruma tepki gösterdi.
Eğitim ve bakanlık eleştirileri
Milli Eğitim Bakanlığı’nın son dönemdeki kıyafet düzenlemelerine de değinen Özdağ, “Serbest kıyafet uygulamasını siz getirdiniz, şimdi tekrar forma zorunluluğu getiriyorsunuz. Bu kararlarla çocuklara değil, bazı şirketlere kazanç sağlanıyor olabilir” dedi.
Bakanların bilgisinin eksik olduğunu belirten Selçuk Özdağ, “Bakanlara Muğla’nın sorunlarını soruyorum, bana mevzuat anlatıyorlar. Ne halk tanıyor bu bakanları, ne milletvekilleri. Sadece Recep Tayyip Erdoğan tanıyor. Böyle bir yönetim anlayışı olmaz” dedi.

Soru önergeleri ve araştırma komisyonları
Yaklaşık 200-300 yazılı soru önergesi verdiğini aktaran Özdağ, çoğuna yanıt dahi alamadığını söyledi. Özdağ, “Anayasayı çiğniyorlar, cevap vermiyorlar. Sadece ‘Mevzuat Hazretleri’ni anlatıyorlar” diyerek tepki gösterdi.
Engelliler Bakanlığı kurulmalı
Buna karşılık, Türkiye’de ilk kez bir muhalefet milletvekilinin önerisiyle “Engelliler Bakanlığı” kurulması için araştırma önergesinin kabul edildiğini hatırlattı. “10 milyon engelli var. Bu büyük bir rakam. Hepsiyle 8 bakanlık ayrı ayrı ilgileniyor. Tek elde toplanmalı. Benim önergem kabul edildi ama sonra vazgeçtiler” dedi.
Muğla’nın en büyük sorunu su
Konuşmasında Muğla’nın temel sorunlarına değinen Özdağ, en büyük problemin su yetersizliği olduğunu belirterek, “Yaz sezonunda Milas’ta, Bodrum’da, Fethiye’de, Marmaris’te ve Datça’da aynı sıkıntı yaşandı. Bu şehir turizm cenneti ama susuzlukla boğuşuyor” dedi.
Geyik Barajı’nın belediyeye devredilmesi, suyunun üçte ikisini kullanan termik santralin payının azaltılması, Mumcular Barajı’nın yeniden gözden geçirilmesi, Basmacı Deresi barajı için ön proje ihalesinin yapılması ve Dalaman Çayı suyunun Fethiye, Ortaca, Dalaman ve Köyceğiz’de kullanılması gerektiğini söyledi. Özdağ, “Su olmadan ne tarım olur ne turizm. Yerel yönetimlere çifte standart uygulanmamalı, kredi kullanmaları engellenmemeli” diye konuştu.
Tarım, çevre ve termik santraller
Muğla’nın aynı zamanda bir tarım kenti olduğuna dikkat çeken Özdağ, “Çiftçiye gübrede, ilaçta, mazotta sübvansiyon verilmeli. Avrupa’nın reddettiği, zehirli ürünler Türkiye’ye geliyor, denetim yapılmıyor. Kanser vakaları artıyor” dedi.
Termik santrallerin çevreye verdiği zararları da eleştiren Özdağ, 28 Eylül’de yapılacak mitingle bu soruna dikkat çekmek istediklerini söyleyerek, “Milas’tan Ören’e giderken kömür artıkları utandırıyor. Muğla gibi doğa harikası bir şehirde bu görüntü kabul edilemez” şeklinde konuştu.
Ulaşım yatırımları gecikiyor
Muğla’nın giriş-çıkış yollarının yetersiz olduğunu, özellikle turizm sezonunda trafik kilitlendiğini belirten Özdağ, “Dalaman–Yatağan–Marmaris güzergâhındaki kavşak çalışmaları acilen tamamlanmalı” dedi.
Ayrıca yıllardır tamamlanamayan İzmir–Ankara hızlı tren hattının Muğla’ya kadar uzatılması gerektiğini söyleyen Özdağ,: “Böylece yerli turist hızlı şekilde Muğla’ya gelebilir. Bu, hem ekonomiye hem turizme büyük katkı sağlar” diye konuştu.

Hukuk ve ekonomi eleştirileri
Ülke gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Özdağ, adalet eksikliğinin tüm sorunların kaynağı olduğunu savunarak, “Adaletin olmadığı yerde ekonomi de olmaz, huzur da olmaz. Türkiye’de yüzde 80’lik kesimin geliri, yüzde 20’lik zengin kesime aktarılıyor. Bu, bilinçli yapılan bir servet transferidir” dedi.
Dış politikadaki tutarsızlıklara da değinen Özdağ, “Bir gün hakaret edilen ülkelerle ertesi gün dost olunuyor. Bu devletin itibarını zedeliyor” ifadelerini kullandı.
Seçimlere dair öngörüler
2027’de yapılması beklenen seçimlere de değinen Özdağ, iktidarın denetlenmek istemediğini, bu yüzden otoriterliğe kaydığını söyledi.
Özdağ açıklamasını şu sözleriyle sonlandırdı:
“Cumhuriyet Halk Partisi ayrı girmeli ama diğer milliyetçi ve muhafazakâr partiler Yeniden Refah Partisi, Zafer Partisi, Gelecek Partisi, DEVA Partisi, Saadet Partisi gibi ortak listeyle seçime girmeli. Fransa’daki gibi ‘Birleşik Demokrasi Cephesi’ kurulmalı” dedi.
301 milletvekiline ulaşılmadığı takdirde yasaların çıkarılamayacağını hatırlatan Özdağ, “301 olmazsa yasa çıkaramazsınız, 360 olmazsa bakanları Yüce Divan’a gönderemezsiniz, 400 olmazsa Cumhurbaşkanını bile yargılatamazsınız. Aksi takdirde tarih, millet ve Allah, bu fırsatı kullanmayanları affetmez” diye konuştu.




