Türkiye'deki emeklilik sisteminde paradigma değişikliğine gidilebileceğine dair önemli sinyaller gelmeye başladı. Eski SGK Başmüfettişi İsa Karakaş, hükümetin 'maaş odaklı' modelden 'gelir ve ihtiyaç odaklı' yeni bir modele geçiş için hazırlık yaptığını ifade etti. Bu yeni modelle birlikte, sadece alınan emekli aylığı değil, haneye giren toplam para ve vatandaşların yaşam standartları öncelikli kriter haline gelecek. Özellikle düşük kök maaşa sahip olan kesimler için yeni bir dönemin kapıları aralanıyor.
BEŞ ADIMDA YENİ EMEKLİLİK MODELİ
Yeni modelin hazırlıkları devam ederken, bu beş temel aşamadan oluştuğu aktarıldı:
Desteklerin tek elde toplanması
Hane gelirinin esas alınması
Veri entegrasyonunun sağlanması
Nakdi yardım yapılması
Yaşam maliyeti farkının hesaplanması
BAZI EMEKLİLER SIFIR ZAM RİSKİ İLE KARŞI KARŞIYA
Yeni sistemin hayata geçmesi durumunda, özellikle kök maaşı düşük olan emekliler için farklı bir süreç başlayacak. 2026 yılının Temmuz ayından itibaren, mevcut taban maaşın altında kök aylığı bulunanların, enflasyon farkı taban ücreti geçene kadar ek bir zam alamama durumu ortaya çıkabilir. Örneğin, halen 20 bin TL taban maaş alan ancak kök aylığı 11 bin TL seviyesinde olan bir emekli, hane geliri yüksekse enflasyon farkı 20 bin TL barajını aşana kadar mevcut maaşını almaya devam edecek.

KRİTER HANEDEKİ KİŞİ BAŞINA DÜŞEN GELİR OLACAK
Uygulanması beklenen modelde, vatandaşların kira durumu ve hanedeki diğer gelirler belirleyici olacak. Karakaş'ın aktardığı örneğe göre; kendi evinde oturan ve eşinin de emekli maaşı bulunan bir kişi sadece taban maaşını alırken; kirada yaşayan, evde başka geliri bulunmayan ve kök maaşı düşük olan bir kişi kira ve yakıt desteği ile daha yüksek bir toplam gelire ulaşabilecek. Hükümetin bu noktadaki temel ölçütünün 'hane geliri yaşam sınırının altında mı?' sorusu olacağı vurgulanıyor.



