Arkeoloji öncüsü Prof. Dr. Halet Çambel ve alaylı mimarlığın simgesi, uluslararası ödüllü sanat insanı Nail Çakırhan, 11 Ekim tarihinde Akyaka’da duygusal bir törenle anıldı. 2006 yılından bu yana sürdürülen anma etkinliği; Akyaka Kültür ve Sanat Derneği ve Ula Belediyesi iş birliğiyle gerçekleştirildi. Tören, Akyaka Mezarlığı’nda yapılan kabir ziyareti ile başladı. Ardından 15.00–17.00 saatleri arasında, Ağa Han Mimarlık Ödülü’ne layık görülen Nail Çakırhan & Halet Çambel Anı Evi ziyaretçilere açıldı.

Sanatla Biten Gün: “Gün Batımı Konseri”

Etkinliklerin sonunda, Şef Orhun Orhon yönetiminde Muğla Büyükşehir Belediyesi Oda Orkestrası tarafından Akyaka Pazar Yeri’nde “Gün Batımı Konseri” düzenlendi. Solist Soprano Ayşe Şenoğul, Halet Çambel ve Nail Çakırhan anısına seslendirdiği eserlerle izleyicilere unutulmaz anlar yaşattı.

Ancak Aynı Gün Başka Bir Gündem Vardı: Yeni Yönetmelik

Anma töreniyle aynı haftada yürürlüğe giren Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik, Akyaka’da büyük tartışma yarattı. Yönetmelik, “yanmaz veya zor alevlenici malzeme” kullanımını zorunlu kılarak, özellikle ahşap tavanlı ve lambri kaplamalı yapılarda köklü değişikliklere neden oluyor. Bu zorunluluk nedeniyle Akyaka’daki otel ve işletmeler, ahşap tavanlarını söküp PVC veya metal kaplamalarla değiştirmesi gerekecek.

Yönetmeliğin Detayları: “Madde 25” Akyaka Evlerinin Ruhuna Dokunuyor

Yeni yönetmeliğin en tartışmalı bölümü olan Madde 25, “Tavan ve duvar kaplamalarında yanmaz veya zor alevlenici malzeme kullanılması zorunludur” hükmünü içeriyor. Bu maddeye göre ahşap yüzeyler, yangına dayanıklı boya veya kaplama ile korunmadığı takdirde uygun sayılmıyor. Belgesi olmayan malzemeler için yapı kullanım izni verilmiyor. Bu da turistik bölgelerdeki otellerin, pansiyonların ve restoranların faaliyet izinlerini riske sokuyor.

Yücel Okutur: “Ahşap Tavanlı, Doğal Dokulu Binalar İçin Bu Kurallar Uygulanabilir Değil”

DOKTOB Başkanı Yücel Okutur, yönetmeliğin bölge mimarisiyle çeliştiğini belirtti: “Bizim bölgemiz, Antalya veya İstanbul gibi değil. Dalyan, Köyceğiz, Gökova gibi yerler özel koruma statüsünde. Burada doğayla uyumlu, ahşap tavanlı yapılar var. Bu kurallar masa başında alınmış; sahadaki gerçekler göz ardı edilmiş.”

Teknik Çıkmaz: Estetik mi Güvenlik mi?

Yönetmelik, teknik açıdan yangın riskini azaltmayı hedeflese de, yerel mimariyi yok etme riski taşıyor. Çakırhan mimarisi, ahşap taşıyıcı sistem, oymalı tavan süslemeleri ve doğal taş temeller üzerine kurulu. Ancak yönetmelik, çıkış süresi, alev yayılım katsayısı ve duman oluşum yoğunluğu gibi parametrelerle geleneksel malzemeleri riskli kabul ediyor.

Sertifikalı Boyalar Yönetmeliğe Dahil Edilmeli

Uzmanlara göre yangına dayanıklı boya sistemleri, EN 13501-1 Avrupa standardına uygun ürünlerle kullanıldığında, ahşap yüzeylerde alev geciktirici etki sağlayabiliyor. Okutur ve bölge temsilcileri, bu sistemlerin Türkiye standartlarına entegre edilmesini istiyor.

Akyaka’nın Ruhunu Korumak

Nail Çakırhan’ın öncülüğünde doğan Akyaka mimarisi, insan-doğa uyumu üzerine inşa edilmiştir. Yeni yönetmelikle birlikte, bu uyumun yerini bürokratik zorunluluklar ve sentetik malzemeler alıyor.

MEAH’ta sertifikasız hemşire çalıştırıldığı iddiası
MEAH’ta sertifikasız hemşire çalıştırıldığı iddiası
İçeriği Görüntüle

Akyaka’nın Ruhu: Nail Çakırhan Evleri

Muğla’nın Ula ilçesine bağlı Akyaka Mahallesi, Ege kıyılarındaki en özel mimari dokulardan birine ev sahipliği yapıyor. Bu dokunun mimarı, gazeteci kökenli ama gönülden bir mimar olan Nail Çakırhan. 1970’li yıllarda Akyaka’da kendi evini inşa eden Çakırhan, yöresel mimarinin özünü koruyarak modern yaşamın ihtiyaçlarını ustaca birleştirdi. Ortaya çıkan sonuç, yalnızca bir ev değil, “yaşayan bir kültür mirası” oldu.

Ağa Han Ödülü’nü Akyaka’ya Getiren Usta

Nail Çakırhan, 1971’de tamamladığı eviyle 1983 yılında Ağa Han Mimarlık Ödülü’ne layık görüldü. Ödül gerekçesinde, “geleneksel mimariyi kopyalamadan özünü yaşatan, çağdaş yaşamla uyumlu” yaklaşımı övüldü. Bu başarının ardından Akyaka, kısa sürede bir “yaşayan mimari müzesi”ne dönüştü.

Ahşap, Taş ve Işığın Uyumlu Dansı

Akyaka evlerinin en belirgin özelliği, ahşap tavanlar, taş temeller ve geniş saçaklı kiremit çatılar. Evlerin çoğu iki katlı olup, ahşap balkonları, oymalı pencere doğramaları ve tavan süslemeleriyle dikkat çeker. Cephelerde beyaz sıva üzerine ahşap çıta detayları görülür. Geniş verandalar, iç mekanla doğa arasındaki geçişi yumuşatır; böylece evler deniz meltemiyle nefes alan yapılar haline gelir.

Plan ve Yaşam Alanı Düzeni

Çakırhan evlerinde merkezi sofa (yaşam alanı) planın kalbidir. Bu alan, iki yanda yer alan yatak ve oturma odalarına açılır. Tavanlar genellikle el işçiliğiyle oyulmuş ahşap kirişlerle süslenmiştir. Her odada bir şömine bulunur; bu da geleneksel Ege köy evlerine gönderme yapar. Evlerin verandaları — yörede “divanhane” olarak bilinir — hem misafir ağırlama hem de günlük yaşamın merkezi olarak kullanılır.

Doğayla Uyumlu Mühendislik

Nail Çakırhan, beton yerine doğal taş, kerpiç ve ahşap gibi yerel malzemeleri tercih etti. Evler, Gökova Körfezi’nin rüzgâr yönüne göre konumlandırıldı; böylece klima kullanmadan doğal serinlik sağlandı. Pencereler, gün ışığını optimum şekilde alacak biçimde tasarlandı. Bu sayede enerji verimliliği, estetikle birleşti.

Muhabir: Kadir Tamer